Aşkla ilgili en çok sorulan sorular (1)

28 Nisan 2013, Pazar 05:00
AA

Twitter, Facebook ya da e-mail ile günde yaklaşık 200 soru alıyorum. Bugüne kadar en fazla sorulan soruları derledim ve cevaplarını yazdım. Buyrunuz, aklınızdaki hiçbir soru cevapsız kalmasın.

“Sana aşığım” diyen birinin doğru söylediğinden nasıl emin olabilirim?  
Seni sürekli arıyorsa, görmek için fırsatlar yaratıyorsa, nazikse, herhangi bir sıkıntında her şeyi bir kenara bırakıp yardımına koşuyorsa, gözlerini gözlerinden ayırmıyorsa, sevgi sözcüklerini esirgemiyorsa, başkalarının yanında seninle olmaktan çekinmiyorsa, özelliklerini övüyor ve sana iltifatlar ediyorsa, dokunduğunda sıcaklığını hissedebiliyorsan, hediyeler alıyorsa, seni bilmeden kırdığında kendini affettirmek için uğraşıyorsa ve sık sık “Sen benim için çok önemlisin, çok değerlisin” diyorsa, sana aşık demektir.

İlk bakışta bir erkeği nasıl etkileyebilirim?  
Bir kadının bir erkeği etkilemesi, erkeğin kadını etkilemesinden daha kolaydır. Çünkü asıl avcı kadındır. Bir kadının kaçamak bakışı erkeğin zaten dikkatini çekecektir. Kadının kendisiyle ilgilendiğini anlayan erkek artık o andan sonra kadını takip altına alacak ve bir ışık bekleyecektir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu, kadının bu kaçamak bakışları abartmaması ve erkeğe “Kolay kadın” imajı vermemesidir.

Bir ilişkide taraflardan birinin zayıf tarafını diğerinin güçlü tarafı mı tamamlar?
Aşk için “İnsanın kendisindeki eksiklikleri başkasında tamamlama arzusu” tanımı yapılır. Bu tanımdan yola çıkarsak evet birinin zayıf tarafı, diğerinin güçlü tarafıyla tamamlanır. Zaten kadınların güçlü, ne istediğini bilen, kararlı erkekleri seçmesinin altında da bu yatar. Çünkü bu yönler kadınlarda daha zayıftır. Tabii ki istisnalar vardır ama genel olarak kadın kırılgan yapısını güçlü erkek imajıyla tamamlar.

Erkekler hanımefendi mi yoksa ateşli kadın mı ister?
Her ikisini de aynı kadında bulmayı isterler. Yerine göre hanımefendi, yerine göre ateşli olabilen bir kadın erkekler tarafından daha fazla tercih edilir. Yalnız her iki durumu da abartmamak gerekiyor. Yapmacık bir hanımefendilik ya da hiç öyle olunmadığı halde ateşli görünmeye çalışmak erkekler tarafından itici bulunur.

Erkekler naz yapan kadınlardan mı hoşlanır?
Çabuk teslim olmayan kadınların erkeklerin ilgisini daha çok çektiği bir gerçek. Erkek “Avcı” geçmişinden kaynaklanan dürtülerle önce kovalamak, sonra teslim almak şeklinde bir davranış geliştirmiştir. Bu noktada kadının duygularına gem vurması tabii ki gerekmiyor. Ancak erkeğin aceleciliğini kadının sakinliği dengelemelidir. Zaten bir ilişkiyi ayakta tutan en önemli unsur da işte bu dengedir. Taraflar birbirlerinin aşırılıklarını dengeledikleri sürece ilişki daha uzun soluklu olur.

Kadınları etkilemek için konuşurken nelere dikkat etmeliyim?
Kendinden çok fazla söz etmemelisin. Beğenilerini, isteklerini anlatırken bencil davranmamalısın. Seçeceğin konular kadınların da ilgileneceği konular olmalı. Çok uzun konuşmalar yapmamalısın. Onun da konuşmasına izin vermeli ve ilgiyle dinlemelisin. Cümlelerini düzgün kurmalı, Türkçe’yi kullanırken özen göstermelisin. Onunla konuşurken başka şeylerle ilgilenmemeli ve sözlerini hep yüzüne bakarak anlatmalısın.

Ruh eşi diye bir şey gerçekten var mı?
Böyle bir şeyin varlığına inanmak, insanın aşka olan inancını da tazeliyor. İnsanın ruh eşi, kendini yanında en rahat, en güvende hissettiği, aşk konusunda duygularında en küçük bir şüphe taşımadığı, her konuda anlaşamasa bile en azından farklı yanları kabul ettiği, eksikliğini hissettiği ve yanındayken “Dünya yıkılsa umurumda olmaz” dediği kişidir. Bu kişi şu an hayatında olabilir ya da henüz gelmemiş olabilir. Ama evet, bir gün senin de ruh eşin olacaktır.

Kadınlar nasıl bir randevu teklifine hayır diyemez?
Kararlı olduğunu göstermelisin. Bu randevuyu çok istediğini, ona önem verdiğini anlamalı. Bir kez randevu teklif ettikten sonra kadınların bazen sırf karşısındaki insanı denemek için ret cevabı verdikleri gerçeğini unutma. Bu yüzden reddedilsen bile vazgeçme. Ama ısrarcı da olma. “Seni daha yakından tanımak istiyorum” sözü sihirli bir cümledir. Ama bunu yaparken ses tonuna, vurgularına dikkat et. Çünkü cinsellik çağrıştıran her teklif kadınları iter.

Bir kadına diğer erkeklerden farklı olduğumu nasıl gösterebilirim?
Bir günde gösterebileceğin bir şey değil. Merak etme, zaten bir kadının hayatındaysan sürekli test ediliyorsun demektir. O kadın seni hem çevresindeki erkeklerle, hem arkadaşlarının sevgilileriyle hem de babasıyla ya da çok sevdiği amcası ya da dayısıyla kıyaslayacaktır. Bazen onlar gibi olmanı, bazen onlardan farklı olmanı isteyecektir. Ama hiç vazgeçmeyeceğin şey nezaket olmalıdır. 

Kadın ve erkeğin dostluğu ilişkiye dönebilir mi?
Dönüşme olasılığı yüksektir. Genellikle karşı cinsten iyi anlaşan iki dost, “Madem bu kadar iyi anlaşıyoruz, öyleyse neden sevgili olmuyoruz?” sorusunu sorar. Sonra da bunu denemeye başlarlar. Yalnız burada aşktan söz edilemez. Bu daha çok bir anlaşma ilişkisidir. Böyle bir ilişkinin çok uzun yıllar sürme olasılığı da vardır, kısa süre sonra hayal kırıklığı yaşanıp bitme olasılığı da.

Uzun yıllardır dostuz ama şimdi duygularım değişti. Bunu ona söylemeli miyim?
Söylediğin anda artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmelisin. Karşılık verirse ilişkiniz sevgililik ilişkisine dönüşecektir. Ama vermezse artık dost da olamayacaksınız. Çünkü aranızdaki o samimiyet bitecek. Bu nedenle kararı sen vermelisin. Karşılık alacağından emin değilsen, aklında soru işaretleri varsa söylememeni öneririm.

Kadınlar komik erkeklerden mi hoşlanır?
Böyle bir şehir efsanesi vardır. Kadınlar ‘farklı’ erkeklerden hoşlanır. Asık suratlı erkeklerin arasında güleryüzlü ve güldüren bir erkek daha dikkat çeker. Ya da çevresinde sürekli espriler, sulu şakalar yapan erkekler bulunan kadın ciddi bir erkeği çekici bulacaktır. Bu şehir efsanesine güvenip kendini komik durumlara düşürme.

Kadınlar gizemli erkeklerden mi hoşlanır?
Gizemli demeyelim ama, daha ilk konuşmada hayatında ne var ne yok anlatan, yakınan, dürüstlük adı altında yaptığı her türlü rezilliği aktaran erkeklerin pek şansı yok. Zaten bir erkek hayatındaki her şeyi anlatmamalı. Bunu kendisine bir gizem katmak için değil, erkek olmanın gereği olarak yapmalı.

(21.04.2013 tarihli Posta Karnaval ekinden alınmıştır.)