Evleneceklere son uyarı!

14 Nisan 2015, Salı 05:00
AA

Evlenmiş olmak için evlenilmez, boşanmak için hiç evlenilmez. Evlilikte hem maddi hem de manevi uyum şarttır. Bu yazı doğru eş seçiminden tutun, uzak duracağınız kişilere, düğün sırasında maddi sorunların nasıl konuşulacağına kadar her şeyi anlatıyor...

1- İMZA HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

Aşk ve evlilik farklıdır. “Bir imza neyi değiştirir?” demeyin çünkü her şeyi değiştirir. Sadece birbirinizle değil, ailelerinizle, arkadaşlarınızla ve devletle evleneceksiniz. İmzayı attıktan sonra her adımınız devlet kontrolünde olacak. Bu sorumluluğu taşıyabilecekseniz evlilik riskine girin.

2- İKNA OLMADIYSAN KABUL ETME

Kafanızda soru işaretleri varsa evlilik kararını yeniden gözden geçirin. Beyninizle ve kalbinizle ikna olmadıysanız evlenmeye kalkmayın. “Acaba doğru karar verdim mi?”, “Acaba doğru insan mı?”, “Acaba mutlu olacak mıyım?” gibi sorular beyninizin içinde dönüyorsa en azından bir süre için evlilik kararınızı erteleyin.

[[HAFTAYA]]

3- AŞKIN ETKİSİ GEÇİNCE EVLEN

Aşk güzel şey. Ancak insanı yanıltır. Aşkın hormonların dorukta olduğu ilk dönemlerinde evlilik kararı almayın. Hele bir ayaklarınız yere bassın. Çünkü o dönemde beyniniz ‘dopamin’in etkisi altındadır. Dopamin beyninizdeki muhakeme merkezini bloke eder. Bir başka deyişle sevgilinizi objektif olarak göremez ve yargılayamazsınız. Hatalarının üstünü kaparsınız.

4- EVLENDİKTEN SONRA DEĞİŞMEZ

“Evet bazı kötü yanları var ama evlendikten sonra değişir” yargısı yanlıştır. Türkiye’de boşananların yüzde 61’i “Eşimin sorumsuz davranışlarını evlenmeden önce biliyordum ama evlendikten sonra değişeceğini sanmıştım” dedi. Demek ki, değişmemişler ve evlilikleri bitmiş.

5- BENCİLSE DİKKAT

Sizin için ‘doğru sevgili’ olan kişi ‘doğru eş’ olmayabilir. Sevgiliyken yapılan bencilce hareketler, hoşgörüsüzlüğe varan kıskançlık gösterileri hoşunuza gidebilir. “Beni sahipleniyor, beni koruyup kolluyor” diye düşünebilirsiniz. Ancak evlilikte bu durum büyük sorun yaratabilir. Bencillik ve hoşgörüsüzlük boşanmanın en büyük nedenlerindendir. Eşlerden birinin diğerini ihmal ederek kendi başına ya da arkadaşlarıyla eğlenmesi, en çok şikayet konusu olan noktalardandır. Burada önemli nokta, kişinin karısını ya da kocasını sadece bir eş olarak değil, aynı zamanda bir sosyal varlık olarak da görebilmesidir.

6- EĞLENEBİLDİĞİN İNSANLA EVLEN

Eğlenemediğiniz insanla sakın evlenmeyin. Birlikte vakit geçirmekten hoşlanmıyorsanız, ortak beğenileriniz yoksa, ortak ilgi alanlarınız yoksa o evlilik sizin için zulüm haline gelir.

7- ÇOCUK EVLİLİĞİ KURTARMAZ


Üremek için de evlenmiyoruz. O yüzden daha baştan beyninizin ve kalbinizin kabul etmediği insanı çocuk yaparak eve bağlama fikrini aklınızdan bile geçirmeyin. Türkiye’de boşananların yüzde 64’ü çocuklu.

8- CİNSEL UYUM ÇOK ÖNEMLİ

Evliliğin yarısı cinselliktir. Türkiye’de evlilik öncesi cinsel yaşam hoş görülmüyor. Birçok çiftin cinsel açıdan uyumlu olup olmadığını evlilik öncesi tespit etmesi mümkün değil. Ama en azından elini tuttuğunuzda, aklınıza geldiğinde, göz göze bakıştığınızda cinsel açıdan sizi uyarmayan biriyle evlenmeyin. Cinsel tatminsizlik en büyük boşanma sebeplerinden biri.

9- ‘ANA KUZULARI’NI SAKIN SEÇME

Evlilik belirli bir olgunluğa ulaşmış insanların yapması gereken bir eylemdir. Henüz kendi ailesinden kopamamış, ‘ana kuzusu’ diye tabir edilen kişiler evliliğe uygun değildir. Unutulmamalıdır ki; evlendikten sonra her insan kendi ailesini kurar. Ebeveynler, dara düşen, yolunu bulamayan çiftlere elbette yardım etmelidir. Ancak kendi hayatlarını yaşamalarına da izin vermelidir. Kendi eşi ve çocuğu yerine ebeveynleri ön plana koyabilecek kimselerle evlenilmez.

10- EĞİTİM, KÜLTÜR, AİLE ÖNEMLİ

Kültür, eğitim, aile terbiyesi gibi kavramlar evlilikte büyük önem taşır. Bu noktalarda uygunluk şarttır. Eğitim açısından aralarında uçurum bulunan, hiç olmazsa birbirine yakın kültüre sahip olmayan ve terbiye açısından farklı noktalarda bulunan çiftlerin mutlu olması pek mümkün değildir.