Hayata dair küçük notlar

22 Mart 2015, Pazar 00:01
AA

- Aşk güzel şey... Aşık olduğun kişiyi sevmeye ve tanımaya başladığında her şeyin değişebileceğini unutma. Bu nedenle iyice tanımadan hiçbir insana bağlanma.
- Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma, acı çeken sen olursun. Çünkü o kişi seni sadece bir yara bandı olarak kullanır.
- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma. Özellikle de aşk konusunda...
- İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
- Kimseye yalvarma. Yalvararak bir şey isteme. Hele hele kimseden sevgisini, aşkını dilenme.
- Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
- Başkalarını sevmeden önce kendini sev. Kendini sevemezsen hiç kimseyi sevemezsin.
- Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
- Güvenin uzun sürede sağlanabileceğini unutma. Güvenmediğin biriyle de asla ilişki kurma.
- Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme.
- Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
- Her zaman sen haklı olamazsın. Her dediğin doğru olmayabilir. Diğer insanların da haklı olabileceğini, doğruları bilebileceğini unutma.
- Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
- Kendini önemse. Seni önemsemeyen biriyle hiçbir ilişki kurma. Ne sevgili ol, ne de dost.
- Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
- Sen de sır tutmasını bil. Sana verilen sırları muhabbet masalarına meze etme.
- İnsanlara doğru değer ver. Kimi zaman hata yapabilirler. Affetmeyi bil. Ama verdiğin şanslara rağmen hala düzelmedilerse seni hak etmeyenleri sil.
- Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorlarsa onların öğütlerini gözardı etme.
- Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
- Seni dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla tartışma.
- Her fırsatta kendini anlatan, kendini öven ve başkalarını dinlemeyen insanlardan kaç.
- İçki içince kontrolünü yitirenlerle asla tartışma.
- Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
- Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.

AYRILIĞIN DA RACONU VAR

- Ayrılmak istediğini söylediğin zaman mutlaka sana “Neden?” sorusunu soracaktır sevgilin. Ikınma, sıkınma, kıvırma sakın. Sebebini açıkça söyle. Bu gerçek, sevgilinin canını yakacaktır ama başka da çaren yok. Ayrılık zaten üzücü bir şeydir, “Kimseyi kırmadan, üzmeden ayrılmak” diye bir şey yoktur hayatta.
- Ayrılmayı sen istiyorsan, suçu sakın onun üzerine yıkmaya kalkma. “Bu ilişki aslında sürerdi ama sen de şu şu şu hataları yaptın” deme, gerek yok buna. Geçmişi iyi anmak gerek. Üstelik böyle sözler söylemenin asıl gerekçesinin vicdanını rahatlatmak olduğunu unutma. Madem vicdanen rahatsızsın niye ayrılıyorsun o zaman?
- Kırıcı sözler söyleme sakın. Karşındaki zaten ayrıldığı için yeterince kırılgan, abuk subuk sözcüklerle yüreğini daha fazla yaralama.
- ‘Issız Adam’, ‘Issız Kadın’ şeklinde davranma olur mu? “Sen çok iyi bir insansın... Benden iyilerine layıksın... Doğru insanı bulduğunda beni anlayacaksın” deme. Buna kimse inanmaz, kendini komik duruma düşürme.
- Ayrılık konuşmasını, arkadaş çevrenizin de gittiği kalabalık bir lokantada, kafede falan yapma, karşındaki insanı çok zor duruma düşürürsün. Çünkü ağlayabilir, sesini yükseltebilir ve doğal olarak kalabalık içinde kendini rezil olmuş gibi hissedebilir. Üstelik ayrılığınıza bu kadar çok tanığın olması gereksiz. Sakin bir yere götür onu, kimsecikler olmasın mümkünse.
- “Belki bir gün bir yerde yeniden...” gibi umut verici cümleleri sakın kullanma. Sen bunu, onu üzmemek, daha fazla kırmamak adına söylersin ama boş yere ümit vermiş olursun. Seni bekler anladın mı, gecelerini, günlerini telefon başında geçirmeye başlar, yazık. Bu konuşmadan sonra o da anlamalı ki; bu ilişki bitti. Bu yüzden konuşmayı fazla uzatma.
- İlişki bittikten sonra bir süre onunla aynı ortamlarda olmamaya özen göster. Seni görmek, hele hele yeni sevgilini görmek yıkar onu.

HANGİ ERKEKLERLE EVLENİLMEZ?

1- Bugüne kadar hayatına giren tüm kadınlardan farklı olduğunuzu söyleyen ama size bunu hissettirmeyen.

2- Annesine, babasına danışmadan üzerine gömlek bile alamayan, yaşı 30’u aşmış olduğu halde onlardan izinsiz dışarı adım atmayan, kendi işi gücü varken bile ailesiyle oturmaya devam eden, yalnız otursa da ailesinin yaşadığı mahalleden ayrılamayan.

3- Kendini övme konusunu abartan, her ortamda “Ben şöyleyim, ben böyleyim” diyen, hatta bir takım iddialarla bunu kanıtlamaya çalışan, yapamayacağı şeyler için dahi kendini ortaya atan.

4-Arkadaşlarından ayrılmayan, sizinle ayda bir kere yalnız çıkıyorsa, arkadaşlarıyla 5-6 kez çıkan, ‘erkek’ muhabbetini fazla önemseyen.

5- Her hareketinizi eleştiren, başkalarının önünde sizi küçük düşürmekten çekinmeyen, yeteneklerinizi, başarılarınızı küçümseyen.

6- Kıskançlık konusunda saçma sapan takıntıları olan, yapacağınız her şey için kendisinden izin alınmasını isteyen, giyiminize, sosyal çevrenize hatta ailenizle ilişkilere kadar karışan.

7-İlişki sorumluluğunu taşıyamayan, özel günleri unutan, birlikteliğinizde çaba gösterme işini sadece size bırakan, sevgisini göstermeyen ve dile getirmeyen.

8-Sizin zevklerinize saygı göstermeyen, örneğin hep kendi sevdiği filmlere gidilmesini isteyen, evde televizyon kumandasını elinden düşürmeyen.

9- Sizden kendisine ‘annelik’ yapmanızı isteyen, daha da ileri gidip her hareketinizi annesiyle karşılaştıran, annesine toz kondurmayacağı için de hep sizi haksız bulan.

10- Çapkınlık konusunda ders verecek kadar ilerlemiş, yanınızda siz varken bile başka kadınlara bakmaktan çekinmeyen, konuşurken gözlerinizin içine bakamayan, yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren.