Herkese aitim ve kimseye ait değilim

09 Kasım 2013, Cumartesi 05:00
AA

Ömrümü geçirebileceğim bir yer Ayvalık. Doğasını, denizini anlatmama imkan yok, çünkü eşsiz. Hele Cunda’sı... Hani beni bıraksalar Cunda’da ‘Bay Nihat’a, günlerce kalkmadan oturur rakı-balık-Ayvalık üçlemesinin hakkını veririm, o derece... Geçen hafta yine Ayvalık’taydım. Bu kez zeytin için, zeytinyağı için gittim. Butik bir zeytinyağı firması olan ‘Monte İda’nın davetiyle ‘Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’ne katıldım ve benzersiz bir deneyim yaşadım. 40 bin yıl öncesinden beri insanlık tarihinde yeri olan zeytinin, zeytin ağacının bir halkın yaşamında nasıl önemli bir yer tuttuğuna şahit oldum. * [[HAFTAYA]] Evimizde kullanırken ‘Yağ işte’ deyip geçtiğimiz zeytinyağı bana göre kesinlikle bir ‘aşk’ ürünü. Ayvalıklılar’ın zeytin ağacına duyduğu saygı, elde ettikleri zeytine gösterdikleri önemi bir insan ancak aşkla bağlı olduğu birine gösterebilir. Tarihin eski çağlarından beri ‘kutsal’ sayılan zeytin ağacı, Ayvalık’ta hayatın anlamı. Nitekim ‘Nuh Tufanı’ndan sonra yeryüzünde ilk yeşeren ağaç olduğu kabul ediliyor zeytinin. Düşünsenize, tufanla yok olmuş dünyada hayat bir zeytin ağacıyla başlıyor. Bu yüzden ‘Ölmez Ağacı’ da deniyor zeytin ağacına. Ruhen, manen bitmiş bir insanı da hayata aşk bağlıyor. Ayvalıklılar, hiç ölmeyeceklermiş gibi 70’inde bile zeytin ağacı dikebiliyor. Tıpkı, 70’inde yeniden aşık olur gibi... * Yüzlerce efsaneye konu olmuştur zeytin ağacı. Mesela, büyük Yunan destanlarının yazarı Homeros bir zeytin ağacının gölgesinde dinlenmeye çekilir. Rüyasında zeytin ağacı dile gelir ve şöyle der Homeros’a: “Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım...” Aşkı da tarif etsen böyle tarif edersin işte. Aşk herkese aittir, herkes aşık olma potansiyeline sahiptir. Ama bir yandan hiç kimseye ait değildir, kimsenin tekelinde değildir. Aşk hep vardı ve insanlık yok olana kadar da var olmaya devam edecek. * Ölüme direnen bir ağaçtır zeytin, 2000 yıl yaşayabilir. Yapraklarının altında dinlenir insanlar, zeytinini yer, zeytinyağıyla şifa bulur. Ve Ayvalık’ta herkes aşıktır zeytin ağacına... Bir cinsiyeti olsa, ‘dişi’ olurdu zeytin. Doğurgandır, bereketlidir. Bu yüzden ağaçların kraliçesidir aslında. Cömert bir kraliçe. Her an halkının iyiliğini düşünen bir kraliçe... Fırsatınız varsa, şöyle bir iki günlük kaçamak yapabiliyorsanız o kraliçeyi ziyaret etmenin tam zamanı şimdi. Ayvalık’a doğru yola çıkın, zeytinin kokusunu içinize çeke çeke bitirin yolları. Denizin kıyısındaki bir restorana oturup özellikle de ‘erken hasat’ zeytinyağına ekmeğinizi bana bana yiyin. Sonra sevgilinizin gözlerinin içine bakarak onu ne kadar çok sevdiğinizi bir kez daha söyleyin... Ardından gözlerinizi gökyüzüne çevirip şükredin... Böyle bir aşka sahip olduğunuz için...