Sen gitmişken ve geldiğinde...

22 Mart 2014, Cumartesi 05:00
AA

Saatler hep ‘sensizliğin belası’yken ve zaman çek çek bitmeyen bir işkenceye dönüşmüşken...

Beklentiler bitmiş, gelecek tükenmiş ve sadece anılara yüklenmiş bir hayatı yaşarken... “Neden gitti?” sorusuna, “Niye hiç aramadı?” sorusu eklenip, hep ama hep cevapsız kalmışken...

Kadehler birbiri ardına eklenip, “Yapmazdı, böyle vefasız olmazdı” diye düşünürken... Hayatın yerini vurdumduymazlık, aşkın yerini kocaman bir boşluk almışken... “Kimse yerini dolduramaz, hiç kimse onun gibi olamaz” diye düşünüp delirmeye yüz tutmuşken...

Kızgınlığımı küskünlüğüme, küskünlüğümü çaresizliğime, çaresizliğimi sensizliğe eklerken... Geçtiğin yerlerden geçerken, anılar yüreğimi darmadağın edip burnum sızım sızım sızlarken...

[[HAFTAYA]]

Akmasın diye engellediğim gözyaşlarımı, “Ne olacaksa olsun” deyip akmaya bırakmışken... Şarkılar seni, filmler seni, kitaplar seni, gördüğüm her şey ille de seni anlatırken...

Elimde elinin izi, içimde sensizliğin zehri, bilinmezler diyarında kaybolmuşken... Önceleri “Bir gün nasıl olsa gelecek, bir gün nasıl olsa bakacak gözlerime” derken... Sonraları cümleler “Bundan böyle ismi de cismi de silinsin hayatımdan, yok olsun kimliği”ne dönüşmüşken...

Sızılarım acılara, acılarım yaralara, yaralarım dinmek bilmez kanamalara yol açmışken... “Gitme diyecek zaman bile vermedi bana” diye hayıflanıp öfkemi her dakika daha da bileylerken... Bazen de mutluluğu bulduğunu düşünüp “Allah daim etsin” diye dualar ederken...

Seni hatırlarken aynı anda hem hüzünlenip hem de suratıma gülümseme yayılmışken... “Bunca güzel güne, bunca güzel şeye, bunca güzel duyguya kıyıp gitti” diye delirirken... Nerede olduğunu, kiminle olduğunu, ne yaptığını, nasıl yaşadığını bilmemek beni çıldırtmışken...

Tüm bunların üzerine bir de kimseler anlamasın diye mutlu görünmeye çalışırken... Umut, yaşam, aşk, sevda, iyi, güzel, mutluluk gibi kavramlar çantalarını toplayıp çoktan gitmişken... Birden... Bir gün... Sen geldin... Bir cemre de yüreğime düştü, bahar oldu.

Seni nasıl özlediğimi, sensizliğin beni nasıl kahrettiğini anladım. Sensiz yaşarken, bir yanımla hep seni yaşadığımı anladım. Öylesine oturtmuşum ki seni yüreğimi, aslında oradan hiç gitmediğini anladım. Bir daha kaybolmana, bir daha bana bunları yaşatmana dayanamayacağımı anladım.

Sakın ha deneme, ölmemi istemiyorsan deneme. İkimizin de hayatında kayıp bir zaman var. Ne sen yaşadın o zamanı ne de ben. Şimdi sen geldin ya, tüm zamanlar bizim. Mutluluk, cennnetten bir şehir, o şehir bizim.

Yaralarımızı iyileştirip yeni anıların kahramanları olalım. Bizi bizden daha iyi hiç kimse anlamaz, birbirimizin dert ortağı olalım. Haydi tut elimi, ne yaşayacaksak, birlikte yaşayalım!