Sevmek tek taraflı bir eylemdir

29 Mart 2015, Pazar 00:01
AA

Sevmek tek taraflı bir eylemdir. Senin onu sevmen, onun seni sevmesine bağlı değildir. Seversin işte, sorgusuz sualsiz. Onun artık seni sevmediğini bilirsin ama kabullenemezsin bir türlü. Çünkü senin içindeki aşk duygusu hala canlıdır, ölmemiştir. Belki bedenen yanındadır sevgilin. Ama ruhu çoktan gitmiştir, bu acımasız gerçeği bildiğin halde sen gidemezsin. Çünkü sen bir kafesin içindesindir. O kafesin kapısı açık olduğu halde çıkamazsın dışarı. Ne olursa olsun, hangi şart altında olursa olsun o aşka dair umut edebilecek durumdasındır. Sağlam bir zemine basmıyorsundur, bastığın yer ayaklarının altından kayıp gidiyordur, buna da engel olamıyorsundur ama “Yaşayacak, paylaşacak daha çok şeyimiz var” deyip gitmiyorsundur. Hatta “Bundan sonra yaşamasak, paylaşmasak da olur. Bugüne kadar bölüştüklerimiz uzun bir süre yeter bana” diyorsundur. Gitme fikri, yalnız olma fikri tüm vücudunu titretiyordur. Aşk seni bırakmıyordur... Umut işte, “Beni yeniden sevebilir” diyorsundur, “Yeniden aşık ederim kendime” diyorsundur...

*

Onu, canını verecek kadar çok sevdiğin halde söyleyemiyorsundur. Çünkü o bir duvardır artık... Senin onu sevdiğini söylemen rahatsız etmektedir, duymak istememektedir. Vazgeçiş noktasındadır o, dedim ya ruhen çoktan başka diyarlara göç etmiştir. Öyle çok şeyi özlersin ki, özlemini de dile getiremezsin. “Seni seviyorum” demesini özlemişsindir en çok, “Sevgilim” demesini... Telefonunu heyecanla açışını, “Ben de tam seni arayacaktım, sen aradın” deyişini... Seninle plan yapmasını, sana dokunmadan duramamasını, her yerde boynuna sarılıp seni öpücüklere boğmasını... Özlemek de kavuşmak gibi, buluşmak gibi, sevişmek gibi aşka dahildir... Yanında yatıyor olsa bile uyku tutmaz gecelerin sahibisindir artık. Her gece bölünür uykuların, her gece paramparça olur. Kalkarsın yataktan, ağlamamak için zor tutarsın kendini. Yarım kalmışlık duygusu, boğazında yutkunma hissi... Tutamazsın daha fazla, bırakırsın gözyaşlarını. Ağlarken bir yandan da “Beni bu hale düşürdüğün için lanet olsun sana” diye haykırırsın...

*

Binlerce cevapsız sorunun arasında aklını oynatacak hale gelirsin. Kendi hayatını bir hapishaneye çevirip, müebbet acıya hüküm giydiğinin farkına bile varmazsın. “Ölsem de kurtulsam bu acıdan” dersin, ölemezsin. Onu hatırlatan ne varsa hepsinden kaçmak istersin, kaçamazsın. Ona dair fotoğrafları, yazıları, anıları yok etmek istersin, edemezsin... Evdeyken duvarlar üzerine gelir, dışarıdayken insanlar... El ele yürüyen, birbirine sarılan çiftlere bakarsın, burnunun direği sızlar. “Bari sokakta ağlamayayım” deyip boğazın ağrıyıncaya kadar yutkunursun. Üstelik sen bu haldeyken sevgilin vurdumduymazdır, umursamazdır. Yine de sevmeye, koşulsuz sevmeye, o seni sevmese de sevmeye devam edersin... Böyle çok sevmek zararlı mı peki? Bir kişiye mahkum olarak sevmek? Bırak, bu aşkın zararı da bu olsun. Vazgeçmeyişin zayıflığından değil, aşkına sahip çıkmandandır. Ödenecek bedeller vardır aşkta, ödemekten korkan hakkını veremez aşkın. Aşk, bedel ödemeyi göze alanları sever...

HAYATTAN NE ÖĞRENDİM...

- Bugün kanlı-bıçaklı olan, birbirlerinin arkasından demediklerini bırakmayan sevgililerin birkaç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi ‘canım-cicim’ durumuna geçtiklerini...

- Ayrı kaldıkları dönemde ‘teselli’ unsuru olan dostların, sevgiliyle barışıldığı anda terk edilebildiğini...

- Bir insanın bir başka insanı elde etmek için kılıktan kılığa girebileceğini, her türlü madrabazlığı yapabileceğini...

- Kendilerine aşık süsü vererek “Senin için ölüyorum” deyip, elde ettikten kısa süre sonra türlü bahanelerle kaçmaya çalıştıklarını...

- Bir insanın hiç karşılıksız sevebileceğini, sevdiği için her türlü fedakarlığı yapabileceğini, bunları yaparken de hiçbir zaman yüksünmeyeceğini...

- Koşulsuz güvenin olmadığını ama güvenmeden de yaşanmayacağını...

- İnsanlara her zaman toleranslı yaklaşılması gerektiğini...

- Aşk olmadan da ilişki yürütülebileceğini ama taraflardan birinin aşık olması durumunda diğerini hemen terk edebileceğini...

- Aşkın hep beklenmedik zamanlarda geleceğini, kişinin aşık olacağı insanı önceden belirleyemeyeceğini, zaten kendi hayatına en aykırı insana aşık olduğunu...

- Defalarca aşık olabilme potansiyeli bulunan insanın her aşkının şiddetinin birbirinden farklı olduğunu...

- Aşkın her an tazelenebildiğini, tazelenmiş aşkın insanı da tazelediğini...

- İnsanın hayatında gerçekten sevdiği biri varsa asla yaşlanmadığını, insanın hayatında hem sevdiği hem de birlikte eğlenebildiği biri varsa, yaşlanmak ne kelime, her geçen gün daha da gençleşebildiğini...

SORULAR VE YANITLAR

Soru: Acaba aşık mıyım?

Yanıt: Bu soruyu soruyorsan zaten aşık değilsin demektir.

*

Soru: Peki o bana aşık mı?

Yanıt: Bu onun sorunu. Sen kendi duygularına bak. Üstelik sana hala bunu kanıtlayamamışsa ‘Elveda sevgilim...’

*

Soru: İki kişiye birden aşık olabilir miyim?

Yanıt: Olamazsın. Hadi itiraf et, aslında ikisine de aşık değilsin. Sadece senin için hangisi en uygun, onu bilmek istiyorsun.

*

Soru: ‘İşlerim var o yüzden arayamıyorum’ diyor. Doğru mu?

Yanıt: Yalan... Hem de ilişki tarihinin en eski yalanlarından biri. İnanma...

*

Soru: Beni üzmekten korktuğu için benden kaçıyormuş. Öyle mi?

Yanıt: Ha ha ha... diyesim geldi birden. ‘Issız Adam’ rolündeki ‘arsız adam’ bu. ‘Güle güle’ de.

*

Soru: Buluştuğumuzda hep eski sevgilisinden bahsediyor. Acaba onu unutamadı mı?

Cevap: Unutup unutmadığını bilmem ama yaptığı büyük saygısızlık. Kaç oradan...

*

Soru: 5 yıldır birlikteyiz ve evliliği düşünmediğini söylüyor ne yapayım?

Cevap: Ayrılmanın yolunu yapıyor. Hatta cesaretsiz olduğu için ayrılık konuşmasını senin yapmanı bekliyor. E haydi, yap o zaman.

*

Soru: Çok iyi iki dosttuk ama duygularımız değişti. İyi sevgili olabilir miyiz?

Cevap: Çok iyi anlaşan iki sevgili olabilirsiniz ama asla tutkulu aşıklar olamazsınız.

*

Soru: Sadece evde buluşuyoruz ve sevişiyoruz. Niye benimle dışarı çıkmıyor?

Yanıt: İki olasılık var. Ya dünyanın libidosu en yüksek erkeğini buldun, ya da bu adam seni sevgili olarak değil sadece seks partneri olarak görüyor.

*

Soru: Eski erkek arkadaşım benden ona kız ayarlamamı istedi. Neden yapıyor bunu? Yanıt: Öküz olduğundan...

*

Soru: Neden benim sevdiklerim beni sevmiyor? Yanıt: Seni sevenleri de sen sevmiyorsun değil mi? Hayat böyle...

*

Soru: Evli ama karısıyla arası bozukmuş. Ayrılırlar mı?

Yanıt: Ayrılmazlar, boşuna bekleme.

*

Soru: Kocam sürekli yorgunum deyip yatakta beni reddediyor. Acaba heyecanı mı bitti?

Cevap: Evet bitmiş. Evde kedi, dışarıda aslandır ama dikkat et.