20 Dakika da özet yumruğuyla tanıştı!

17 Ocak 2013, Perşembe 05:00
AA

Genel olarak özet kısımları dizilerin izlenmesini düşürüyor. İki haftadır özetsiz yayınlanan “20 Dakika” (Star TV) toplam izleyicide bunun gadrine uğradı... Dizinin 39 bölüm süreceğini az kişi biliyor. Dolayısıyla ilk haftalarda her şeyi bir araya sıkıştırması ve sonradan işi yavaştan alması gibi gel-git meselelerinin nedeni bu. Hem hikayeye ilgiyi çekeceksin hem de işi 39 bölüme yayacaksın... Neyse, reyting listeleri üzerinden gidersek dizinin geçtiğimiz haftalara göre AB grubunda olmasa bile toplam izleyicide genel bir düşüşü var. Bu demek değil ki haftaya her şey değişmez! Çünkü dizide değişmeyecek tek şey sanırım Tuba Büyüküstün’ün hapishanede bile fönü bozulmayan saçları. Onun dışında değişir, her şey değişir azizim...

[[HAFTAYA]]

SOSYAL MEDYA BASKISI MI?


Ve uzun bir aradan sonra “İşler Güçler” (Star TV) geri döndü. Üç eksilmiş oyuncu, iki yeni katkıyla. Hale olarak bildiğimiz Arzu Oruç yine o korkutucu halleriyle dizideydi... Ama asıl bomba uzun süredir ortalarda görünmeyen erotik film oyuncusu Şahin K.’nın aniden ortaya çıkışıyla geldi. Şu kadarını söyleyeyim, dizi hakikaten ilgi çekici konuk oyuncular bulmada aldı başını gidiyor... Mesela önceki bölümlerde performansını dudak ısırarak izlediğimiz şarkıcı Faruk K. da işin bir yerinden diziye giriverdi. “İşler Güçler” böyle çok giriş çıkışlı sanatçı vizesi gibi bir yapım. Hem izletiyor hem de yetenek yarışması gibi şaşırtıyor... Bir de küçük not. Dizinin izleyicisi tarafından tuhaf bir kulisle eleştirilen Büşra Pekin bana göre hani popüler deyişle bu sosyal medya baskısına dayanamayıp diziden koptu... Kimin gideceğine sosyal medyanın karar vermesi de çok tuhaf. İnsan bizzat iş sahibinin mutlak iradesini arıyor, ne yalan söyleyeyim!

Zatürree olmazsa izlemem vallahi!

“Öyle Bir Geçer Zaman ki” (Kanal D) önceki akşam aksiyon filmi tadında bir seyir keyfi yarattı. Uzun süredir aşktır, siyasettir, minik çaplı entrikalardır derken vasata bağlamış bir akışı vardı... Ne olduysa artık Soner’in kızı minik Deniz ve bakıcısı Bahar’ın kaçırılması meselesi ciddi bir heyecan fırtınası estirdi. Bir de merak tabii; kim kaçırdı bu ikiliyi?.. O değil de, Bahar karakterinde nasıl bir metabolizma varsa artık dışarıda kar lapa şeklinde düşerken buz gibi su dolu küvette donmadan elini ayağını çözebildi... Benim bildiğim eğer banyo için hazırlanmamışsa o su en azından insanın çenesini takırdatır. Ama ne gam, Bahar sudan çıkmış bir Süpermen edasında titremeden Deniz’i özgürlüğüne kavuşturdu. Önümüzdeki hafta zatürree olmazsa diziyi izlemeyi bırakırım, benden söylemesi...

Nasıl gülebileceğiz ki?

Dizinin adı “Benim İçin Üzülme” (atv) izleyip de üzülmeyecek bir karakter bulmak çok zor meselenin içinde. Ağır bir dram, ağır bir gözyaşı yağmuru ve üstüne rahmetli Kazım Koyuncu’nun “İşte Gidiyorum” isimli şarkısı eklenince insanda yaşama sevinci kalmıyor ne yalan söyleyeyim... İsmiyle çelişen işler yapmak meselesinde sanıyorum Mahsun Kırmızıgül’ün üzerine bir içerik üreticisi yoktur. Hayat emaresi kalmayan “Hayat Devam Ediyor”, üstüne bir de “Benim İçin Üzülme”, aşırı doz diyorum ben ikisine de! Bu arada Kırmızıgül eğer izleyiciyi ters köşeye yatırıp bir komedi çekerse neyle karşılaşacağımızı merak ediyorum kendi adıma... Herhalde orada da fren tutmaz bir kahkaha fırtınasının esiri olacağız. Çünkü Mahsun Kırmızıgül işlerinde ortası yok!

Süpürmekle temizlenmez...

Salı gecesinin en bomba işi Habertürk kanalında yayınlanan “Teke Tek” isimli program oldu. Uzun bir süredir muhalif çıkışlarıyla dikkat çeken Levent Kırca kelimenin tam anlamıyla ağız dalaşına girdiği Fatih Altaylı’yı kendi evinde vurdu resmen... İki arkadaş oldukları her haliyle belli olan Kırca ve Altaylı’nın sohbetin sonunda geldiği noktada yumruklaşmaya ramak kaldığını düşündüm kendi adıma... Salak, manyak, yalaka gibi buraya not düşmekten hicap duyduğum sıfatların havada uçuştuğu programda “Gel sana bir takayım”, “Sana takan takmış zaten” gibi dolaylı argo göndermelerle cila çekilmesi tartışma üslubunda geldiğimiz son noktayı gösteriyordu! Sanırım fikirlerimizi alt dil kullanmadan ifade edecek dozu çoktan aştık. O yüzden yerlerdeki düzeyi süpürmekle temizleyebilecek gibi değiliz!

TRT’de muson yağmuru!

“Beni Böyle Sev”, TRT’nin yeni başlayacak gençlik işi. Tanıtım filmlerinden bir tanesinde esas kızımız Zeynep Çamcı karakteri bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur altında öyle mahzun kameraya bakıyor. Üst baş sel olup akıyor bir yandan... Sonra bir şemsiye uzanıp kızımızı yağmurdan koruyor. Ama mümkün mü, arkadaş yağmur rahmettir ama sahnede izlediğimiz bildiğin Muson selini aratmıyor mübarek... Daha başlamadan dizi setinden ağır bir soğuk algınlığı haberi bekliyorum. O yağmurun onda birini yesen iki gün içinde ya acillik bir hasta ya da bahar bahçe olursun, başka şıkkı yok!