50 kişiyiz Feriha'yı tanırız

20 Mart 2011, Pazar 05:00
AA

50 kişiden ibaret şu İstanbul dediğin. Onun da yarısından fazlası Etiler semtinde yaşıyor. Etiler’de yaşayan nüfusun yarısı da Feriha’nın apartmanında ikamet halinde. Kalanı da zaten aynı kafe ve restorana gidip, aynı otelin lobisini kullanıyor çay/çorba içmek için...
Aslında ne kadar küçük bir dünya kentiymiş İstanbul. O yüzden belki dizideki karakterlerin hepsi bir şekilde diğerini “olay anında” basabiliyor...
Adını Feriha Koydum (Show TV) her izlediğimde böyle minimal duygular yaratıyor bende. Yaşadığım kenti giderek seviyorum; ne mutlu!

[[HAFTAYA]]

Karakol; aslını aratır mı?

Behzat Ç.’nin (Star TV) etkisi doğal olarak bir ilham rüzgarı yarattı. Belki bu yüzden tıpkısının aynı bir polisiye dizi daha geliyor ekranlara...
Show TV’de izlediğim kadarıyla Karakol isimli yeni dizi efekt ve renklere yüklenerek bir fark yaratmaya çalışacak ilham kaynağıyla arasında... Keşke iş bununla bitse. Bir de Emrah Serbes, dört de dünya çapında yönetmen gerekiyor aslını aratmamak için. Kadroyu saymıyorum bile...
Üstelik son dönemin en başarılı genç aktörlerinden Ertan Saban faktörüne rağmen!

Fatmagül’ün suçu ne o zaman?

Bilmiyorum sanki çerez reklamları için fazla yanlış bir seçim Beren Saat. Onun oyunculuğuyla yarattığı ağırlığını reklamlarda fır dönüp kaybetmesine sinir oluyorum hani...
Bir çerezin çekim alanına kapılıp şekilden şekle girmesi ya da uçuşa geçmesi filan fazla fantastik geliyor bana... Para elbette güzel ama ekranda çizilmiş bir kariyer reklamda bir inceden çizilince, düşünmeli diyorum tekrar tekrar!

Bağırma Hürrem Sultan!

Bir önceki doğuma gelen tepkilerden hiç ders almamış olmalı ki Hürrem Sultan rolündeki Meryem Uzerli yine avazı çıktığı kadar bağırarak bir doğum yapacak...
Tanıtımlarında (Muhteşem Yüzyıl/Show TV) izlediğim andan itibaren soğudum o doğum sahnesinden. Neyse birilerinin “ses yoğunluğu yükseldikçe otorite artar” balonundan uzaklaştırması gerekiyor genç oyuncuyu...
Tamam hiç bağırmasın da demiyorum ama ortalama bir melodi bulsun artık ses tonuna. Kulak belasına vazgeçeceğim diziyi izlemekten neredeyse...

Müfit’in konuşması kurtarır mı?

Lala Müfit konuşunca hakikaten olay oldu Geniş Aile’de (Star TV). Meğer adamımızın dilini bağlayan Koyu Bilal kardeşimizmiş...
O İtalya yoluna düşünce (aslı şudur; Fırat Tanış kısa bir ara verdi diziye) Lala’nın da dili çözüldü. Bu arada orijinal sesi de fena değilmiş. En azından dizinin diğer kahramanları gibi bağırmadan konuşabiliyor...
Neyse. Biraz kilitlendi sanki Geniş Aile’nin senaryosu. Dönüp dolaşıp aynı adrese çıkıyor. Belki önümüzdeki haftadan itibaren Avrupa Yakası’nın Yaprak karakteri Hale Caneroğlu bir renk katar bu devridaime...

ELLER OJELİ OLUR MU ŞEFİM?

Master Chef Türkiye (Show TV) yarışmasında yarışanlar için söyleyebilecek bir şey yok. Ancak azarlanmak ve küçük düşürülmekten zevk alan insanlar katlanabilir o hır güre...
Elbette şov dünyası ama ne bileyim, proje böyle dejenere edilemeyecek kadar alkış topluyor dünyada. “Orada da aynı hır gür var” diyenler olacaktır elbette. Dikkatli izlesinler bir kez daha...
Bir de hani kadın yarışmacıların ellerinin sürekli bir manikürlü olması hali var ki, profesyonel mutfak işçilerinde bildiğim kadarıyla bir benzeri yok bunun...
Uzmanlık yolunda en azından doğru bilgi ve sesini yükseltmeyen diyaloglar bekliyor insan. Ama o mutfakta bunların zerresi pişmiyor, ne tuhaf. Düzelecek ama, var umudum; yıkıp dökmek istemem peşinen...