AH YALAN DÜNYADA!

01 Mart 2015, Pazar 00:42
AA

A Haber’deki “Kadraj” isimli programa konuk olan şarkıcı Uğur Işılak, yaşarken “Dünya Kültür Mirası/Hazinesi” kabul edilen rahmetli halk ozanı Neşet Ertaş için “Kendisi halk ozanı değildir, politik bir tavrı olmadığı için ozan kabul edilemez” dedi...

[[HAFTAYA]]

Uğur Işılak’ın halk müziğine katkısını müzik eleştirmenleri çok daha iyi değerlendirebilir ama kusura bakmasın benim havsalamda kendisinin yorumladığı hiçbir türkü/şarkı yok. Bir seçim şarkısı yapmıştı ki o da resmen başka bir ülkeden uyarlamaydı... Ne diyelim, memlekette ağzı olan konuşuyor, sesi olan şarkı söylüyor. Dolayısıyla bütün izler birbirine giriyor... Neşet Baba’nın “Cahildim dünyanın rengine kandım” isimli başyapıtını buradan arkadaşlara gönderiyorum. Belki dinledikçe memleketlerini tanır, daha da maksadı ve haddi aşan böyle ses çıkarmazlar, yerli yersiz!

Bir devir çok hızlı kapanmıştır

haftanın gelişmesi “Bu Tarz Benim” (Show TV) yarışmasının yayından kaldırılması oldu. Son üç ayın isminden en çok söz ettiren içeriği bir anda tarih oldu... “İşte Benim Stilim” isimli format TV8’de yola devam edecek ama bana göre rakipli ya da rakipsiz olsun, alacağı reyting mevcudun üzerine çıkamayacak... Bugünlerde ilginç bir ekran iklimi var, TV’deki hızlı tüketimin tanımı bir anda başlayan yağmur, ardından apansız inen kar ve hemen akabinde doğan güneşi bir günde yaşamak gibi bir şey... Neyse. Show TV kaldırdığı formatın yerine yeni bir kuşak programı hazırlığı yapma niyetinde. O saati neyin dolduracağı önümüzdeki hafta şekillenecek. Onu da yarın bir gün not düşerim...

ATV'de cumartesi ateşi

Atv bir talk şov işiyle izleyicinin cumartesi ateşini söndürmeye çalışacak. Doğrusunu söylemek gerekirse kanalın bundan önce bu hattan tutmuş bir formatı yok. Hatırladığım kadarıyla tutan tek formatı da Okan Bayülgen’in ilk işi “Gece Kuşu”ydu; 20 yıl önce! Hal böyle olunca bu mecrada yeni bir alışkanlık yaratabilir mi emin değilim ama başlayacak işin eğlenceli çıkacağından kuşkum yok... “Elin Oğlu” ismini taşıyan talk şov içerik olarak farklı ülkelerden ve kültürlerden gelip Türkiye’ye yerleşen 8 gencin gözünden memleket hallerinin resmedilmesi üzerine kurulu. İçinde skeçlerden gülmece videolarına kadar bir sürü taşıyıcı yan iş var... Ömür Varol ve Sinan Çalışkanoğlu’nun sunacağı program sanırım önümüzdeki hafta cumartesi ekranına yetişecek. Sonrası mı; “gülersek seveceğiz, sevdikçe güleceğiz” diyelim!

Diziler ne kadar KONUŞULDU?

Şubat ayının haber bazında reyting karnesi bu kez Ajans Press tarafından gönderildi. Buna göre yazılı mecrada haber olma konusunda “Karadayı” (atv) dizisi lider konumunda... İkinci sırada “Kurtlar Vadisi Pusu” (Kanal D) dizisi var. Aynı kanalın giderek fenomen olan dizisi “Poyraz Karayel” de üçüncü sırayı kapacak kadar yani ciddi yansıma almış haber mecrasından... Dördüncü sırada yer alan “Paramparça” (Star TV) belki reyting olarak diğerlerinin üzerinde ama haber olarak çok da parlak bir karne getirmemiş... Son sırada yine Star TV’nin işi olan “Medcezir” bulunuyor ki, bu listeyi tek başına izlenirlikle değil, iletişim başarılarıyla da değerlendirmek gerektiğini netlikle ortaya koyuyor...

Sabah haberlerinde yeni bir isim!

Sanırım TV ekranları sabah haberlerinin etkisini anladı. Açıkçası memlekette bu işi en uzun süre yapan adamlardan biri olarak o öldürücü etkinin kimi zaman ana haber efektinin üstüne bile çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim... Sonuç itibarıyla bugün İrfan Değirmenci, Fatih Portakal, İsmail Küçükkaya gibi haber markalarını yaratan o kuşaktır... Neyse. Show TV uzun zamandır boş bıraktığı o kuşağa gazeteci Melih Altınok’u getirdi. Melih’in TV serüveni tartışma programlarında yaptığı yorumculukla başladı ve gelişti. Şimdi geldiği noktada karşısında argüman verebilecek bir fikir olmayacak... Tek başına “yeni sözler bekleyen”, üstelik adreslerine angaje olmuş bir kitlenin karşısına dikilince yorum yaptığı programlardaki gibi akıcı olabilmesini dilerim. Çünkü tersi durumunda işi zor. Şimdiden hayırlı olsun..

Nice çeyrek asırlara...

Show TV bugün itibarıyla 24’üncü yaşına bastı. Yani yayın hayatında çeyrek asırlık bir ömrü tamamlamış... TV ekranımızın en önemli markalarından biri olan Show TV’nin Türkiye’ye kazandırdığı onlarca isim, sevdirdiği yüzlerce yapım var... Bir dönem özellikle format ve aksiyon dizilerinin yegane adresi olan kanal şu sıralarda yeniden satış sürecinde. Belki eski günlerin performansı yok ama mevcut yönetim de zirve yarışını bırakmak niyetinde değil... Hayat akıp gidiyor işte. Hep birlikte yaşlanıyoruz. Doğru olan güzel yaşlanabilmek, yaş alabilmek. Açıkçası Show TV’nin bu tanımın da altını doldurduğunu düşünüyorum. Ve bir dönem benim de emeğimin olduğu o sıcak yuvaya asırlık bir ömür diliyorum...