Ali Kırca'nın yüzü gülecek...

21 Ocak 2012, Cumartesi 05:00
AA

Bir yerlerde okumuştum. Show TV Ana Haber Bülteni’ni sunan Ali Kırca, bülten önündeki reytingden memnun değilmiş. Bilmiyorum, şimdi anlatacağım gelişme bu memnuniyetsizlikle mi ilgili? Önümüzdeki haftadan itibaren Show TV bültenin hemen önünde mini bir dizicik yayına sokacak. Aslında haber ağırlıklı bir sit-com demek daha doğru olur... Bu yeni işin adı “Mahalle Baskısı” olarak belirlenmiş. Aslında yeni dediğime bakmayın, “Mahalle Baskısı”nın mazisi bir hayli derin...
[[HAFTAYA]]

Dikkatli izleyiciler hatırlar. Star TV’de 2006’da “Zanzara” diye bir program başlamıştı. İnternetten komik videolar ya da reklamlar alınarak Açılay isimli bir karikatür tip üstünden espri üretiliyordu... O zamanki ekipte ben de vardım. Açılay’ı kaleme alan Uğraş Güneş karaktere can veren de Durul Bazan’dı... Şimdi Durul Bazan, neredeyse ölümsüzleştirdiği Açılay karakteriyle yine ekranda olacak. Bir mahalle kahvehanesinden gündeme ilişkin yorum ve göndermelerini yapacak... Ana haberlerin öncesinde böyle güler yüzlü, kısmen de hiciv içerebilen işler bir hayli popüler oldu. Bu yüzden sanırım “Mahalle Baskısı” da önemli bir kitleyi kucaklayacaktır... Kısacası Ali Kırca’nın yüzü iki kere gülecek. Hem önündeki programı izlerken, hem de haber sunarken. Ne dersiniz?

Hör havzın dibayndır!

“Çocuklar Duymasın”da (atv) son bölümlerde bir Almanca modası aldı başını gidiyor. Bu arada bu mevzua girmeden önce bir “nice yıllara” temennisi çakalım. Çünkü dizi hayatımıza gireli 10 yıl oldu... Dönelim meseleye. Dizide konuşulan Almanca yazıldığı şekil üzerinden okununca ortaya bir dönemin Pembe Panteri Müfettiş Clouseau’nun İngilizcesine benzer tuhaf bir dil çıkıyor... Yazılanla telaffuz edilen şey aynı değil. Eh, Türkiye’deki ekranların tamamını Almanya’daki vatandaşlarımızın izlediğini düşünürsek itirazlar bir çığ gibi büyüyor... Ben de bu türden eleştirilere duyarlı olan sevgili Birol Güven’e aktarmadan edemedim. Hadi bir de espriyle bitireyim “Hör havzın dibayndır” sanmayınız efendim...

Tan Sağtürk belgesel işinde...

Tan Sağtürk’teki birikim ve enerjiyi çok seviyorum. Ona sıradan bir balet ya da eğitmen olarak bakamıyorum. Bir şekilde sosyal mecraların da prensi havası var... Doğrusunu söylemek gerekirse son işi bana çok ilginç geldi. Çünkü Tan Sağtürk, Türkiye’nin ilk belgesel kanalı İZ TV’de belgesel yapmaya başlıyor... Takdir edersiniz ki mesele dans ağırlıklı olacak ama içindeki şaşırtıcı detaylar bilmediğimiz bir Tan Sağtürk’ün daha var olduğunu bize gösterecek... İZ TV eskiden genel olarak elit kesimin izlediği bir kanaldı. Şimdi yediden yetmişe herkesin göz bebeği oldu... İZ’in yüzleri bizi bu yıl da şaşırtacak. İlk tüyo Tan’dan geldi, diğerleri de yine bu sayfada olacak...

OKAN’IN YENİ YÜZÜ!

Okan Bayülgen ilginç bir adım atarak önceki akşam “Kral Çıplak”a (tv8) yıllardır sağ kolu olarak tanıdığımız Reyhan Tüysüz ile çıktı... Reyhan’ı Okan’ın masasında görünce içimden “dertleşecekler mi acaba?” diye geçti. Öyle ya, Reyhan da yaptığı işin kralıydı. Bizim sektörde Okan gibi zor bir adamla yıllarını geçirmek kolay değil... Düşündüğüm gibi çıkmadı. Okan Bayülgen, Kraliyet Ailesi’ne kazandırdığı yüzlere en yakınındakini Reyhan’ı da eklemişti. O akşam “Kral Çıplak”ı birlikte sundular... Reyhan ilk gün için bir ince heyecan yaptıysa da ekranın kendisine karanlıkta kalan sol köşesinden zaten aşinaydık... Ve şu kadarını söyleyeyim, Reyhan genel olarak neredeyse yalnız adam olarak bilinen Okan’ın yanında bir hayli iyi durdu. Yıllardır sağ kolunda durduğu gibi yani...

Sakarya nere Fırat nere?

TRT 1’in uzun soluklu işlerinden “Sakarya Fırat” resmen en çok itiraz alan dizilerden biri haline geldi. Kimisi vitrinden şikayetçi, kimisi içerikten. Mesela bir okurumuz; “Bölgeyi bilenler bir operasyona düşük model yerli araçla gidilmeyeceğini de bilirler” diyor. Yani neredeyse ölüme giden yolda ölmek için ekstra bir neden yaratılıyormuş... Bir başkası da iklimsel koşullardaki dikkatsizlikten şikayetçi. “Bir tim operasyonda görülüyor. Geniş alanda ve hava günlük güneşlik neredeyse... O time yardıma giden yakındaki bir başka tim ise neredeyse bacak boyunda karları aşmak zorunda. Yakın mesafede böyle bir iklim tutarsızlığı şık durmuyor. Neredeyse biri Sakarya’da diğeri Fırat’ta sanki timlerin” diyerek durumu özetliyor... Uzun soluklu ve usta elinden çıkan işlerde bir dönem sonra metal yorgunluğu mu beliriyor, kestiremiyorum? Ama teslim edersiniz ki izleyici o yorgunluğu yaşamak istemiyor. Bir dost tavsiyesidir!

Her an taşınabilir...

“Başrolde Aşk” kamu kanalının ilginç işlerinden biri. Kendi çapında bir izleyicisi var. Ama hemen her dizide gördüğümüz bağımlılık durumu bu dizi için de geçerli... Bildiğim kadarıyla yapımcılığını Mahsun Kırmızıgül’ün üstlendiği dizinin adresinin değişmesi gündeme geldi... Star TV diğer ekranlardaki küçük çaplı ama dikkat çekici işlere odaklanmış durumda ve “Başrolde Aşk” da odak noktalarından biri haline gelmiş... Hani diziyi izleyenler arasında bu köşenin müdavimleri olabilir; yarın öbür gün dizi ortadan kaybolursa “nereye gitti bizim seyirlik” diye endişelenmesinler... Yaklaşık adresi verdim gitti çünkü!