Bir Nigar Kalfa vardı ama...

27 Nisan 2013, Cumartesi 05:00
AA

“Muhteşem Yüzyıl”ın (Star TV) hikayesi toplu taşıma belgeseli gibi gidip gelenlerin hikayesine dönüştü. Hürrem Sultan defalarca uzaklaştığı saraya yine döndü mesela... Belli ki sultanımız biletlerini gidiş-dönüş şeklinde alıyor. Hikayenin göbeğine mutlaka döneceğini bilerek. Tek yön bilet alanlar da var. Onlara zaten peşinen “güle güle” diyoruz... O değil de hani dizinin başlarında oyunculuğuyla dikkat çeken ve kafa rollerden biri olan Nigar Kalfa ne hale geldi öyle? Pargalı İbrahim Paşa’ya yürekten bağlı, ondan çocuk sahibi ve aşkını kalbinde tüm vahşiliğiyle yaşayan kadın gitti yerine çocuğunun adını bile anmayan, üstelik zorla baş göz edildiği Rüstem Paşa’dan boşanmak istemeyen histerik bir hatun kişi geldi... Elbette bazı karakterlerden kolay vazgeçilmiyor. Ama zamanında dizide kilit yan rollerden biri olan Nigar’ın geldiği bu noktayı da sevenleri hazmetmiyor... Bu yüzden kendisine “tek gidiş” bir bilet rica ediyoruz, izleyiciyi daha fazla üzmeden...

[[HAFTAYA]]

Meteoroloji uzmanı gibi..
.

Teröre karşı çözüm sürecinde sözcülük yapan Akil İnsanlar giderek meteoroloji sözcülerine dönüyor... Ağırlandıkları her haber programında birinci soru “İlgilendiğiniz bölgedeki genel hava nasıl?” oluyor... Buna şu ana kadar “güneşli ya da yer yer sağanak yağışlı” diye yanıt veren mizah kafası çıkmadı... Ama biri böyle bir yanıt verirse sunucunun tüm aksını kaydırarak meseleyi en azından sevimli hale getirir. Çünkü mevcut gerilim izleyeni de yoruyor...

İYİ Kİ DOĞDUN A HABER!

A Haber önce gün ikinci yaşını doldurdu. İlk açıldığı zaman iddiası olan bir haber kanalıydı. Aynı iddiayı kadrosuna kattığı iyi isimlerle perçinledi... Şimdi kanalın küçük de olsa kemik bir izleyicisi olduğunu düşünüyorum. Bir “Kaçış Planı”, bir “Uykusuz Her Gece”, bir “İş’te Hayat” kanalın kaçırmadığım işleri... Haber bültenlerini bir inceden revize ederse, programlarda yarattığı havayı da üstüne eklerse A Haber ekranının iddialı bir üçüncü yaş geçireceğini düşünüyorum. Bekliyorum vallahi, “iyi ki doğdun” diye ekleyerek...

Filmler izlenir gibi değil...

Kanal D son zamanlarda gece yarısına Türk filmi kuşağı koyuyor. Ama sorun şu ki, yayınladığı filmlerin hepsi artık gösterim miadını doldurmuş çalışmalar... Baştan aşağı çamur gibi renkler, ağızlardan kayan senkronlar, ekranın ortasında fay gibi duran çatlaklar filan derken eğer uykunuz kaçtıysa kendinizi hakikaten kâbusa bağlıyorsunuz... Oysa biliyorum bu filmlerin birçoğu çeşitli laboratuvarlar tarafından restorasyondan geçirildi ve ilk gösterimindeki gibi cillop hale getirildi... Alıp da yayınlamak hakikaten çok basit ki Kanal D gibi markasına en titiz kanal bunu gözden nasıl kaçırır anlamıyorum?

DOĞUŞUN GÖĞÜSLERE DİKKAT!

“Benzemez Kimse Sana”da (Show TV) tüm zamanların en büyük şaşkınlığını Doğuş’un Ebru Gündeş performansında yaşayacaksınız (bu akşam yayınlanacak), emin olun... Silikon göğüsleriyle ve uzun topuklarıyla biraz aksayarak da olsa Ebru Gündeş performansı çıkarabilen Doğuş jüriden tam not almış... Bu arada Doğuş’u kadın kılığına sokmak çok da kolay olmamış. Taktığı silikonlar Londra’dan özel olarak getirilmiş. Doğuş bu yapay göğüsleri için “Ellemeye bile kıyamadım” diyor... Ha, hazır Doğuş mevzuna girmişken ünlü şarkıcının önümüzdeki günlerde “Saksı 2” isimli bir sinema filmine başlayacağını da not düşelim. Film engelli vatandaşların hikayesine odaklanmış bir yarı güldürü... Doğuş’un iddiasıyla “sıkı sosyal tespit ve mesaj içeren” bu çalışmayı merakla bekliyorum...

ARABA KABAĞA DÖNÜNÜNCE...

“Emel Acar ile En Baştan” isimli program Show TV’nin gündüz kuşağına dahil edildi. Hafta sonu yayınlarında iyi bir reyting performansı çıkarıyordu, bu tamam... Aynı sonucu neredeyse gündüz kuşakları yerle yeksan olmuş bir ekranda tekrar çıkarabilecek mi, hâlâ emin değilim... Ama emin olduğum bir şey var ki o da bu programda külkedisinden prensese döndürülen ablalarımızın yaşayacağı büyük düş kırıklığı... Malumunuz bütün bir hafta boyunca tip ve tavrı değiştirilecek olan bu kadınlar program bittiğinde unutulup gidecekler... Hayatlarında götürüldükleri güzellik ve sağlık merkezine girmeleri hakikaten hayal olan bu vatandaşlar yeni tiplerini nasıl koruyabilecekler, ben onu düşünüyorum... Yani gözümüzün önünde birini en zirveye çıkarıp oradan aşağı bırakmak gibi bir durum yaşanıyor... Altın arabalar balkabağına dönüşünce nasıl olacak bu işler, hakikaten merak ediyorum!