Bu da ekrandaki devrim!

12 Ocak 2017, Perşembe 05:00
AA
Prime time en basit manasıyla televizyon izleyicisinin en yüksek katılımla ekran karşısında olduğu saat dilimidir. Ve terminolojide bu dilim saat 20.00 ile 23.00 arası olarak tanımlanır... Daha doğrusu tanımlanırdı. Çünkü önceki gün sabah kuşağında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert (atv) neredeyse tüm prime time yapımlarını geride bırakarak toplam izleyicide ikinci oldu. Böylece Türk TV tarihinde kendi çapında ilginç bir devrim yaşandı... Müge Anlı’ya sabahın 10.00’unda dizilerin bile dudağını ısırtacak bu reytingi aldıran nedenleri anlatmaya gerek yok. Kimi “kar-kış filan” diyebilir, kimiyse “ekranlar boştu” deyip küçümseyebilir... Ben ise neticeye bakarım. İzleyiciye dokunan bir iş için 24 saatin herhangi bir yerinde olmak yeterlidir. Kanıtı buz gibi ortada işte!

 Kim sıkı bir kariyer ister?

 Uzun lafa gerek yok. Kim Milyoner Olmak İster? (atv) isimli yarışmanın sunucusu değişiyor. Oyuncu Selçuk Yöntem koltuğu genç meslektaşı Murat Yıldırım’a devrediyor... Bizde geleneksel Türk tiyatrosunda yaşanan gönüllü kavuk devirleri dışında çok da alışılmış bir durum değil bu... Marka değeri yüksek bir yarışmadan söz ediyoruz. Kenan Işık ve Selçuk Yöntem gibi iki dev oyuncunun sunumuyla adı gibi ulaşılması zor bir yere gelmiş. Üçüncü kuşak sunucunun bu anlamda işi bir hayli zor... Bu bayrak değişiminin nedenlerini henüz bilmiyoruz ama dilerim sonucu hayırlı olur. Ben Murat Yıldırım gibi daha genç bir sunucunun yarışmaya farklı şeyler katacağına eminim. Ama asıl katkı Murat Yıldırım’ın bizzat kendisine olacak... O koltukta olmak isteyen onlarca ismi şöyle bir aklıma getirdiğimde gördüğüm en somut şey bu!

Dost acı söyler

Anne (Star TV) ve Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz (atv) ağırlıklı olarak maddi gerekçelerle önceki akşam da yayında değillerdi. Hâl böyle olunca meydan yine boşluktan yararlanmak isteyenlere kaldı... Ama bu öyle bir boşluk ki, yeni bölümleri yayınlanan diziler bahsettiğim iki dizinin aldığı reytingin yarısına bile ulaşamadı... Artık ortada bir gerçek duruyor. Haftanın her gününde “zirvedekiler ve değerleri” diye bir gerçek var. Zirvedekiler mola verince boşlukları yamaç manzaralarıyla doldurmak zorunda kalıyoruz. Hem acı hem de gerçek!

 Yalınlıktan vazgeçmezse tamamdır

 Kanal D Haber önümüzdeki hafta başından itibaren Ahmet Hakan’a emanet. Koltuğun yeni sahibinin tanıtımı önceki akşam yayınlandı. Açıkçası fragman nefes kesen bir aksiyon filmi gibiydi... Ahmet Hakan, stüdyodaki masasından memleketin dört bir yanındaki muhabirlere bağlanıp, kurmaca da olsa gelişmeleri alıyordu. İlk bakışta masada fena da durmuyordu... Benim net beklentim şudur. Ahmet Hakan memleket meselelerini yazılarında olduğu gibi, maddeler halinde ve temiz bir dille izah etmeye çalışırsa bu iş tutar... Tersine, anın heyecanına kapılıp, kendisiyle özdeşleşen o yalınlık ve ironiyi kaybederse nasıl bir fark yaratabilir, kestirmesi zor? O ilk geceyi merak içinde bekliyorum. Beklenti çıtasını tepelere koymadan. Şimdiden hayırlı olsun diyelim...

 Kaçı samimi?

 En İyi Ben Söylerim (FOX) isimli yarışmanın, salı gecesinin dev oyuncuları tekrar arenaya çıktığında alacağı reytingi kestirmek pek de zor değil... Geçtiğimiz hafta ulaştığı reytingi ikinci bölümüyle yakalayamadı. Ama bunun sorun olduğunu düşünmüyorum. Ne olursa olsun, jürideki Kibariye’nin bizim samimiyet aynamız olarak orada bulunması ilgimi çekiyor... Kibariye önceki akşam yayında, bir zamanlar İbrahim Tatlıses’in çoraplarını elleriyle yıkadığını itiraf etti. Bu tatlı anı, şimdi ortalıkta starım diye dolaşan kimi ekran ünlüsünün yanından bile geçemeyeceği bir samimiyetin resmiydi... Genç kuşaktan klasikleşebilecek sanatçı potansiyelinin neden azınlıkta olduğunu gösteren o anıyı dinleyince, “ortamlarda bu kadar samimi kim var?” diye düşündüm... Vallahi aklıma sadece iki isim geldi. Biri Demet Akalın, diğeri de İrem Derici; varsa üçüncüsünü de siz söyleyebilirsiniz!