Çocuklar emanet duruyor!

05 Temmuz 2013, Cuma 05:00
AA

“Doksanlar”(atv) dizisi ağabeyi (!) “Seksenler” (TRT 1) dizisinin yokluğunda aldı başını gidiyor. Atv’nin yaz ekranında günün boşluklarını iyi yakalayan dizinin önceki gün reyting listesinde zirvede oluşu beni şaşırtmadı.

Ama şaşırtan tarafları yok değil...

Mesela “Sokakta Oynayan Çocukların Dizisi” sloganıyla öne çıktığı için gözlerim sokakta oynayan çocuk arıyor. Buluyor da ama sanki emanet olarak birileri tarafından sokağın köşesine bırakılmış gibi...

[[HAFTAYA]]

Oysaki biliyorum, o sokak çocukları aynı zamanda sokağın hakimiydi. “Yapma” dersen yapar, “sus” dersen bağırır, “topunu keserim” dersen camını indirirdi. Biraz haylazdılar, çünkü arada kalmış bir dönemin çocuklarıydılar...

Neyse, bir de dizide geçişlerde kullanılan “O yeee” şarkısı var ki, sanki 70’li yılların diskolarında çalınan cinsten bir havası var. O yıllarda “O ye”den çok “Hey Corç versene borç” dalgası daha popülerdi.

Daha ikinci bölümünden uzun uzadıya bir analize gerek yok, dizide yıllar geçtikçe hafızaya daha uygun ayrıntılar ortaya çıkacaktır. İzleyip görmek lazım!

*

O SES ÖZLENİR!

Show TV kadrosu yenileniyor. Çok ciddi bir değişim yaşanıyor da diyebiliriz. Mesela Show Haber ekranı yüzüyken, son zamanlarda program sesi olarak ekrana gelen Hamit Özsaraç ağabeyimiz de kanalla yollarını ayırdı...

Hamit, döneminin en sakin ve izlenebilir spikerlerinden biriydi. Açıkçası ses tonuyla da etkilediği ciddi bir kitle vardı. Hadi yüzünü unuttuk ama sesini unutmamız çok da mümkün değil. Unutturmazlar da inşallah!

*

Mısır salon koltuğuna kuruldu!

Mısır’da yaşanan iktidar değişikliğini tüm haber kanallarında eş zamanlı olarak izledik. İşin ilginç olan tarafı kanalların ortak bir dilde birleşemiyor oluşuydu... Meselelere Mısır’ın devrilen lideri Mursi tarafından bakan yayınlar da oldu, Tahrir meydanını resmetmeyi tercih eden yayınlar da...

Dolayısıyla dünyanın nefesini tutarak izlediği kritik saatleri ekran karşısında yine ciddi bir kafa karışıklığıyla geçirdik...

Değişen yayın akışları, iptal edilen programlar filan derken Mısır evimizin salonuna girip koltuğa kuruldu. Kuruldu ama ne yazık ki çok bilinmeyenli bir denklem olarak!

*

Ver tekrarı bul karoyu!

Yazın reklam rekoru kıran işlerin dizilerin tekrar yayınları olduğunu biliyor musunuz? Mesela bir “Pis Yedili” (FOX) dizisi bu konuda tekrarlarıyla mıknatıs gibi reklam topluyor.

“Doktorlar” (FOX) desen, orijinal yayını zamanında almadığı kadar reklam alıyor şu sıralarda...

İşin ilginci yeni başlayan dizilerin en çok reklam alan diziler listesinde adı bile geçmiyor. Ya kuşakları bedava dağıtıyorlar ya da reklam veren artık ekran başındaki adamın kafasını ezber etmiş durumda. Bilmiyorum hangisi ama tekrar dizi işi hakikaten kanalların yüzünü ağartıyor!

*

Ramazan ekranı farklılaşacak mı?

Ramazan ayı önümüzdeki haftadan itibaren idrak edilecek. Klişe Ramazan ekranında gördüğümüz programlar yine tüm hızıyla ekran hakimiyetini ele geçirecekler...

Mesele o değil. Dün Diyanet İşleri, Ramazan ayıyla ilgili her türlü şatafattan uzak durulması telkininde bulundu...

Yani haber bültenlerinde izleyeceğimiz büyük iftar çadırları, magazin programlarında ezber edeceğimiz “şu ünlü şu restoranda iftar yemeği verdi” haberlerinden uzak bir Ramazan ekranı akıllardan geçiyor. Ama hayata geçer mi; o zor işte...

Oruç Baba’da sirke içen kalabalıkların, her biri ayrı güllaç tarifi veren ustaların, iftar saatine yakın kamera kadrajına girmek için birbirini itekleyen vatandaşın olmadığı bir Ramazan ekranı fazla boş (!) olmayacak mıdır, sizce de?

*

SIRA GÜNEY'DE Mİ?

Bir dizi bitti mi mutlaka rüzgarı bir süre daha kulis koridorlarında dolaşır. Mesela “Kuzey Güney” için böyle bir rüzgar dolanıyor. Kulislere göre dizinin ismi ters çevrilip “Güney Kuzey” olarak tekrar yayına verilecek...

Olup biteni bu kez Güney’in gözünden anlamaya çalışacağız. Güney, dizide analiz edilen bir karakter değildi. Dolayısıyla hakkında kör noktalar çok. Fikir hayata geçerse izleyicinin çok da sıkılmayacağı açık...

Zaten ucu sonsuza uzanan şekilde bırakılarak ekrandan ayrılan dizi o haliyle yeniden elden geçirmeye uygun bir pozisyon da vermişti...

Şimdi bu fantastik kulis hayata geçer de dizi tersinden ekrana gelirse hakikaten şaşırmam. Ama böyle bir ihtimalin konuşulmadığını da biliyorum. Rüzgara gerek yok!

En eskiyi ‘en yeni’ yapar mısın?

TV kariyerinde yürüdüğüm basamakların en az yarısını birlikte çıkmışızdır. İyi bir televizyon gözü olmasının yanında kimseyi incitmeyen profesyonel tavrıyla da sevilen bir insandır.

Ama hepsinden önemlisi “iyi bir adamdır” Ömer Özgüner...

Önceki gün Star TV’nin başına geçtiği duyuruldu. Ömer’in yaşadığı çağı iyi okuyan zihni ve kimi zaman hakikaten fantastik sayılacak öngörüsüyle Türkiye’nin en eski ekranlarından biri olan Star’ın “en yeni” ekran olma şansı iyiden iyiye yükselmiştir...

Eski yol arkadaşım, en yakın dostlarımdan Ömer’in ekranını yıldız gibi parlatmasını temenni ediyorum. Buna hiç ihtiyacı olmasa bile. Hayırlısı olsun!