Çok şükür çocuklar düşmüyor!

18 Mart 2017, Cumartesi 05:00
AA
Kara Sevda (Star TV) dizisinde Zeynep, Nihan’dan dayak yemesine ve bu esnada kanama geçirmesine rağmen bebeği düşmedi...

Daha sonra silahla vuruldu; ölümün kıyısından döndü. Bebeği yine düşmedi. Emir bir bölümde Zeynep’e “Hiçbir Kozcuoğlu anne karnında bile olsa hapse giremez” demişti, aklıma o geldi...

Bu hesaba göre hiçbir Kozcuoğlu anne karnında bile olsa ölemez. Bu da demek oluyor ki Zeynep, süper kahraman özelliklerine sahip bir bebek doğuracak!..

Neyse çocuğun düşmemesi hakikaten bizim diziler için klişe dışı bir şey.

Bir Zeynep’e, bir Vatanım Sensin’in (Kanal D) Azize hemşiresine, ha bir de zamanında karnına yediği tekmelere rağmen Bahar’ı doğurabilen Hülya’ya (Hayat Şarkısı/Kanal D) selam edelim!

Ama merak bırakmadın ki!

Vatanım Sensin (Kanal D) dizisinde Hilal içten içe yanık olduğu Leon’u vurdu. Bir önceki hafta öpüşmeleri olay olmuştu. Şimdi de eli kalem tutan bir idealistin öteki eline silah alması bir paradoks yarattı.

Neyse...

O değil de Leon vuruldu, tamam. Ne demeye gelecek haftaki bölümün tanıtımında adamın durumunu resmediyorsun?

İzleyiciyi merakta bırakmak gibi psikolojik bir faktörü nasıl toprağa gömebiliyorsun, anlayabilmiş değilim!

“Ey dizi ahalisi, şu fragmanlarınıza biraz daha hassasiyet gösterseniz” diyorum!

Tıpkısının aynısı!

Cem Özer’in O Hayat Benim (FOX) dizisinde canlandırdığı Kenan karakterinin şarkıcı kardeşim Tarık Mengüç’e olan benzerliği sosyal medyada gündem oldu. Bu tamam...

Peki, şimdi bir soru. Yeni Gelin (Show TV) dizisindeki esas oğlan Hazar size de Kiraz Mevsimi’nin Ayaz’ı Serkan Çayoğlu’nu anımsatmıyor mu?

Aynı dizide Hazar’ın karısı Bella’yı canlandıran oyuncu da O Hayat Benim (FOX) dizisinin Bahar’ı Ezgi Asaroğlu’nun tıpkı kopyası gibi değil mi?

Neyse.

Yeni Gelin eğlenceli bir dizi ve sanırım efsane dizilerden Yabancı Damat’tan sonra seveceğimiz bir de yabancı gelinimiz oldu. Hadi hayırlısı...

İKİ AÇIKLAMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!

Önceki gün Esra Erol kendi programında (atv), dün sabah da Zuhal Topal, Duymayan Kalmasın’da (Star TV) yaptıkları programları savundular...

Açıkçası ikisi de izdivaç programlarının nefretle anılmasından rahatsızlıklarını dile getirdi. Ben her ikisini de ve aileleri üzerinden yaptıkları açıklamaları da makul buldum...

Ama bakın şu bir gerçek: Herkes şapkasını masanın üstüne koyup “neden bu noktaya gelindiğinin” yanıtını aramayı ötekine bırakıyor.

Bunun meali; kendi ayağına sıkmaktır...

İzdivaç programları arasındaki rekabet normal bir lisana çekilmezse ve artık barış çubuğu üflenmezse zaten kendiliğinden duman olacakları kesindir!

SOSYAL MEDYANIN ÇIĞIRTKANLARINA!

İnternette özellikle de sosyal medya sitelerinde her TV izleyenin “eleştirmen!” kafasıyla açtığı adresler özellikle TV dünyasını takip eden yüzlerce kişinin beyin devrelerini yakıyor...

Orası, hangi aktörün hangi diziyle anlaştığı yalanından tutun da, hayranı yüzbinleri bulan aktristin hiç yapmadığı anlaşmayı yaptı diye göstermeye kadar çok geniş bir bulanık su kütlesi...

Bu işlerden (sektörün kimi yöneticileri tarafından şımartılıp) el altından büyük para kazanan bazıları sırf okunmak adına öyle biçimsiz sallıyorlar ki sapla saman birbirine karışıyor...

Televizyonculukla ilgisi sadece izleyici ve şöhretlerle aynı kareye girme çabası düzeyinde olan bu arkadaşlara “bu işleri yapın, yine yapın ama hobi olarak yapın” diyorum. Mümkünse de TV aleminden uzakta yapın!