Deli Kadir'den Cemal amcaya...

01 Mart 2011, Salı 05:00
AA

İzmir Çetesi’nden (Star TV) başlayalım haftaya. Hakikaten son zamanlarda bu kadar hızlı akan ve izleyiciyi ekranın içine alan az sayıda dizi çıkıyor ortaya... Dizide ilk dikkatimi çeken Cemal karakterini canlandıran Kadir İnanır’a sıklıkla “amca” diye hitap edilmesiydi. İzleyicisi olarak birlikte yaşlandığım Kadir ağabeyi artık amca kategorisinde görmek bir ince sızı bıraktı içimde... Ben onu hep “Ben Deli Kadir ulen” olarak anmayı tercih edeceğim ama İnanır’ın İzmir Çetesi’nde çıkardığı oyunculuk sanırım bu fikrimi her an değiştirebilir...

[[HAFTAYA]]

Kadir ağabeyi alabildiğine maço olarak görmeye alışan çok ciddi bir kalabalığın da benimle aynı fikri paylaştığına eminim. Yaşlanmış, babacan ve gerektiğinde kasa hırsızlığı bile yapan Kadir ağabey çok şaşırtacak hepimizi belli ki... Ateş ve Selami karakterleri için söylenecek çok şey yok. Behzat Ç. nasıl ki polislerin fenomeni olduysa bu bitirim ikili de muhtemel dolandırıcıların ikonu olacaktır, söylemesi benden... Art arda yayınlanan iki aynı bölümüne rağmen gece boyu soluksuz izlediğim İzmir Çetesi cumartesi gecemin yeni fenomenidir; biline!

Messi çoğalmalı derken?

Telegol’de (Kanaltürk) Ahmet Çakar’ın tipik Arda düşmanlığı yine nüksetti. İş bir ara Cimbom’un kaptanıyla Messi karşılaştırmasına kadar geldi... Bu denli ölçüsüz bir karşılaştırmayı çok da yakıştıramadım işin uzmanlarına. Ama zaten Gökmen ağabey ortamı dağıttı iki dakikada. Serhat Ulueren’e; “Messi evli mi?” diye sordu önce... Serhat “Hayır” yanıtını verince, “Evlensin ve çoğalsın bir an önce” dedi Gökmen ağabey. Yerlere yattım gülmekten. Duysa Messi acaba bu çağırıya nasıl bir idmanla yanıt verirdi, merak ederek!

Konuklar hiç konuşamadı

Disko Kralı’nda (Kanal D) geçen hafta Canlı Para’ya katılarak ilgi çeken iki yumuşak başlı arkadaş konuktu... Ekranda uzun bir süre cinsel eğilimler konuşuldu. Hatta iş Okan’ın “Ben gayım” demesine kadar varınca meselenin tadının kaçtığını düşündüm... Tat kaçıran eğilimlerden çok bu ikilinin konuşturulup masa ahalisinin suskun kalması haliydi. Bir de gecenin başından başlayarak ara vermeden konuşan Özlem Tekin ne kadar da hasretmiş laflamaya... Konuk programı yapan meslektaşlara “arada sırada Özlem’i konuk edin de bir programda başka programların süresinin tamamına ambargo koymasın” ricasında bulunmam şart oldu...

Komisyon oranları yanlıştı...

Bu arada koşulsuz sevgiye inanmama rağmen İzmir Çetesi’nde yapılan bir bilgi hatasını da görmezden gelemedim... Cemal amcanın dolandırıldığı sahnede Selami, “Evi alandan da satandan da yüzde 12 emlakçı komisyonu alırız” dedi. Oysaki komisyoncular bu bedeli sadece kiralamalarda, yıllık bedel üzerinden alırlar... Satışlarda oran binde 2 olarak belirlenmişti en son komisyoncular tarafından. Keşke Cemal baba orana kıllanıp dönseydi yolundan... O zaman dizi kilitlenirdi ama ne yapalım, doğrucu Davutlar’ın gözünden kaçmıyor işte...

Geniş Aile’de orantısız rekabet!

Geniş Aile’nin (Star TV) reyting anlamında çaptan düştüğünü görüyorum. Üzülüyor muyum; hayır. Çünkü biliyorum ki Geniş Aile gibi yapımlar artık reyting canavarına kurban gitmeyecek kadar kemikleşmiş bir etkinliğe sahip... Ama ne bileyim, bazen senaryonun kendini aynı duruma kilitleme hali daha çok korkutuyor beni dizi adına... Öyle ki dikkatle izleyenler son birkaç bölümdür sevdiği Zeynep’i maddi bataktan kurtarmaya çalışan Cevahir’in girişimlerinin hep sonuçsuz kaldığını görüyor... Neden? Ezeli rakibi Koyu Bilal’de para gani çünkü. Bilal, parasıyla Cevahir’i ezip Zeynep tarafından kutsanıyor hep. Ayıp oluyor, eskiden eşit şartlarda dövüşürdü iki karakter de... Şimdi Bilal çakıyor, Cevahir iki doksan uzanıyor yere. Haksızlık bu!

Yetenek Sizsiniz’den üç ayrıntı!

Yetenek Sizsiniz’de (Show TV) dikkatimi ilk çeken Hülya Avşar’ın saçlarıydı. Avşar kızını ilk kez doğru düzgün bir imajla gördüm ekranda. Hakikaten ışık gibiydi o gece... Dikkati çeken ikinci ayrıntı da kendine “Manüplasyon ustası” diyen sihirbaz Oğuz Engin’in kameranın burnunun dibinde gerçekleştirdiği illüzyonlarıydı... Kişisel olarak Aref’in gösterisinden çok daha fazla etkilendiğimi söyleyebilirim. O nasıl bir el çabukluğuysa artık, jüriyle birlikte bakakaldım olanlara... Son dikkat çeken ayrıntı da Ali Taran’ın birkaç haftadır yaptığı espriler. Bir stand-up komedyeni havasında çıkan esprilerde Taran, ünlü komik Cem Yılmaz’ı hatırlatan vurgu ve şive kullanıyor. Hayırdır inşallah; gösteri işine mi giriyor Ali ağabey diyorum içimden...