Dizi atv'de izlenecek mi?

12 Ocak 2013, Cumartesi 05:00
AA

Atv uzun süredir sürüncemede bıraktığı “Alev Alev” isimli diziye son noktayı koydu. Böyle bitiş haberlerini manşete çıkarmanın manası yok. Ama yeni bir açı kazanmaya çalışan kanalın aldığı pozisyon anlamında da bu önemli bir veda haberi... Kanal geçtiğimiz sezona kadar yıllar içinde izleyicide yarattığı “Dizi atv’de izlenir” sloganını neredeyse unutturmuştu...

TNS ölçümlerinin açıklanmasıyla birlikte aniden şansı döndü. Seçtiği işlerin de şansının yaver gitmesi sonucunda bir “Kurtlar Vadisi”, bir “Huzur Sokağı”, bir “Benim İçin Üzülme”, bir “Karadayı” atağıyla rakiplerinin hızını kesti açıkçası... Şimdi sıra ayağına dolanan işlerden kurtulmaya geldi. “Alev Alev” onlardan biriydi. İlk hamleyi diziyi oyun dışı bırakarak yaptı... Bundan sonraki hamlesi de sürpriz değil. kanalın haftalık akışını takip edin, kimlerin gideceği bana göre orada çok net duruyor...

ÜÇ SUÇLUDAN ÜÇ POLİS ÇIKTI!

Acayip bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek isterim. Muhtemelen gözünüzden kaçmamıştır ama olsun. “Fatmagül’ün Suçu Ne?” isimli diziyi henüz unutmamışsınızdır... Öyle ya izleyici olarak iki sezon boyunca “suçun ne cezanın ne?” olduğu konusunun etrafında öbeklenmiştik. Kötüler belliydi... Kerim dışındaki tecavüzcü tayfası ve cehaletle karışık hırsıyla Fatmagül’e hayatı zehir eden eski nişanlısı Mustafa. Gerçekten nefret odağı olan karakterlerdi... Şimdi hepsi mevcut dizilere savrulup gitti. Diziden Kerim ve Mukaddes karakteri dışında yeni bir işte görmediğimiz kimse yok... Kötüler cephesi ise tam bir kimyasal temizlik aşamasında.

[[HAFTAYA]]

Tecavüzcüler ve Mustafa karakteri (Fırat Çelik, 20 Dakika isimli dizide dedektifi oynuyor) üç ayrı dizide polis kimliği kazanarak yeni hayatlarına yürüyorlar... Biz çoğunu kötülükleriyle sevdiğimiz (!) için henüz bu adalet dağıtan hallerine alışamadık. Daha doğrusu bütünüyle kuşkudayız; içlerinden her an bir şeytan çıkacakmış gibi. Ne dersiniz?

SOKAK DEĞİL REKLAM KUĞAŞI

“Öyle Bir Geçer Zaman ki” (Kanal D) dizisinden başlayarak dönem dizileri içine reklam yerleştirme modası aldı başını yürüdü. Genelde tabelalar düzeyinde gördüğümüz markalar özellikle “Karadayı” (atv) dizisinde resmen dört başı mamur bir “reklam sokağı” yarattı... Dizinin sokak çekimlerinde özellikle de plato hissi veren sahnelerde öyle çok reklam tabelası var ki bir sahne içinde koca bir reklam kuşağını izlemiş gibi oluyor insan...

Şimdilerde “Seksenler” (TRT 1) dizisinde de uygulanmaya başlanan bu meselenin, önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni dönem dizileri için ciddi bir girdi sağlayacağını düşünüyorum... En azından izleyicide köklü marka hissi yaratmak isteyen firmalar tarafından. Seyirciye, “Aaaa, gördün mü, adamlar o yıllarda da varmış” dedirtebilmek için...

Dizi ve mide ilişkisi...

Bazı diziler mide bulandırıyor. Bunu fiziksel anlamda söylüyorum. Yoksa mecazi anlamda dizilerin hepsinde bulantı yaratan ayrıntılar var elbette... Kameranın sabit durmadığı, aksiyonun kamera oyunlarıyla yapıldığı titrek sahneleri ilk “Arka Sokaklar” (Kanal D) dizisinde görmüştük. Belli bir süre bulantı yaratsa da göz alıştı diyebiliriz. Malumunuz dizide kamerayı sabit tutabilen bir el yok...

Aynı durum son zamanlarda atv’nin “Benim İçin Üzülme” ve TRT 1’in “Sakarya Fırat” isimli dizilerinde de görünür oldu. Kamera kayıt esnasında bir dansöz gibi oynayıp duruyor... Doğal olarak resme odaklanan izleyicide kısa bir müddet sonra bulantı hissi oluşuyor. Diyeceğim o ki bunlar dolu bir mideyle izlenecek diziler değil. En azından göz alışkanlığı yaratana kadar...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.