'Gülün Adı'ndan saraya doğru

14 Ekim 2011, Cuma 05:00
AA

“Muhteşem Yüzyıl”da (Show TV) Hürrem, Pargalı’dan intikam almak için onu uzun ve acılı bir ölüme sürükleyecek zehri elinden düşürmediği kitaba sürdürüyor... İbrahim kitabı her tuttuğunda zehir deriye nüfuz edecek ve adamımız ağır bir ölüme doğru ilerleyecek. Sanırım bu o dönemin popüler cinayet metotlarından biriydi...

[[HAFTAYA]]

Malum, Umberto Eco’nun “Gülün Adı” isimli romanında da Orta Çağ içinde bu tür esrarengiz cinayet metotlarının kullanıldığını görürüz... Neyse, diyeceğim başka. Şimdi İbrahim gündelik hayatta mesela kitabı tuttuktan sonra hemen elini yıkamıyorsa ki bu çok manasız; aynı elle önce Hatice’yi sonra bebeğini ellediğinde ne olacak?.. Hürrem’in kendi içinde biçtiği idam fermanı Pargalı, Hatice ve bebeği olmak üzere aile boyu bir katliama dönüşmeyecek mi? Dönüşmezse anlattığım gafın kralının resmidir...

Hafta sonları neden kapalı?

Yahu ne enteresan adamım. Bakın aklıma ne geldi. Şu izdivaç programlarını neden hafta sonları da yayınlamıyorlar?... Yani evlenmek için can atan yurdumun bekarları cumartesi ve pazar günleri duygularını nadasa mı bırakıyor? Eh memlekette düğün dernek dediğin hafta sonlarında kurulur... Vallahi aklıma takılıverdi; artık nereden geldiyse!

ÖNDER BEKENSİR DE DİZİLERDE!

Önder Bekensir her ne kadar Demet Akalın ile birlikte anılan bir isme sahipse de bildiğin 20 yıldır sektörün içindeymiş... Üstelik önümüzdeki yıl iki TV projesiyle de hayatımızda yer edinmek istiyor. Arkadaşları ekrana yakıştığını söylerken o hâlâ bir tereddüt halinde. Yakından gördüm, konuk ettim, kamerada duruşunu izledim. Olur... Bu sezon “Buzda Dans” yarışmasıyla acemiliği üzerinden atar, gelecek sezon dizilerden birinde esas adamdır. Benden söylemesi...

OLMADI MEMUR BEY!

“Kuzey Güney” (Kanal D) dizisinde trafik polisi Kuzey’in kaçırıp turladığı lüks arabayı durduruyor. Kuzey’in ehliyeti yok... Buna rağmen trafik polisi “Evde hanımım hasta, ilaç götüreceğim” diyen Kuzey’in cezayı ruhsata yazıp gönderiyor... Sanırım senaristler İstanbul sokaklarında hiç trafik uygulamasına denk gelmemişler. O saatlerde cendereden kurtulmak için çok da fazla yönteminiz yoktur...

Eskiden olsa ruhsatın arasına sıkıştırılan banknottan filan söz edilebilirdi. Ama şimdi uygulama ekipleri göz açtırmıyor... Dolayısıyla Kuzey, İstanbul için fazla ballı diyebiliriz. Araba çalıntı, ehliyet yok, kimlik de yok; polis resmen “bekleme yapma devam et” diyor. Vay anasını sayın seyirciler...

Sultanın hamam sefası!

“Saba Tümer ile Bugün” (Show TV) önceki gün Hürrem Sultan Hamamı’ndan canlı yayın yaptırdı. Muhabir hamamın detaylarını anlatırken öyle heyecanlıydı ki, neredeyse az sonra kapıdan sultan girip halvet odasında ter atacak zannettim...

Hürrem Sultan’ın kullandığı hamamı canlı yayına taşımak zekice bir iş. Sonuç itibarıyla popüler kültürün kendine baktıran bir yanını bulmuşlar... Ama ne bileyim muhabir kardeşimizin o yapmacık heyecanını bölüşemediğimiz için mesele gürültülü bir anlatımın altında kaldı sayılır...

Pazartesi yeni bir curcuna...

“Bugün Ne Giysem” (Show TV) isimli moda programı önümüzdeki pazartesi itibarıyla yayında olacak. Bilmeyenler için jürisinden Nur Yerlitaş’ın ayrıldığını not düşelim... Bana göre programın direğiydi, o ayrı. Ama sanırım bu kez gelen gideni çok da aratmayacak. Moda dünyasının ağzı dikiş tutmayan delikanlısı Barbaros Şansal artık jüride... Barbaros’u iyi tanırım. Entelektüel ve zeki bir adamdır. Tek kusuru ağzının fren tutmayışı olabilir. Bu da pratik anlamda RTÜK sıkıntısı doğurur... Ama zekasını kullanır, kelimelerini de zekası kadar ışıklı bir şekilde seçerse programın uçuşa geçeceği nettir. Hayırlısı olsun...

Buluşmaya az kaldı...

“Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi” ile buluşmamıza çok bir şey kalmadı. Özlediğimiz kadroyu sinema için çekilen “Seni Kalbime Gömdüm” isimli filmiyle gelecek hafta beyazperdede göreceğiz...

Dizi de kasım sonuna doğru ekranda olacak. Benim ilgilendiğim mesele işin TV ayağı elbette... “Behzat Ç.” uzun bir süredir çekimlerine ara vermeden devam ediyor ve yeni sezonda kadroya öyle sıkı 2 isim katılıyor ki, çok ama çok konuşulacağından emin olabilirsiniz... Verdiğim söz üzerine isimleri şimdi not düşmüyorum. Ama izni koparırsam bombayı ilk bu köşeden okuyacaksınız. Bekleyelim biraz daha...