Hep bir cayırtı hep bir cazgırlık!

28 Nisan 2015, Salı 05:00
AA

Dizilerden gelen şikayetlerin sonu yok. Şu sıralar en büyük sıkıntı arkadaki fon müziklerinin hikayenin önüne geçmesi. “Karadayı” (atv) ve “Paramparça” (Star TV) bu konuda açık ara lider... Bu arada dizi isimlerindeki aşk takıntısı ise başka türlü bir şey. “Kara Para Aşk” (atv), “Acil Aşk Aranıyor” (Show TV), “Aşk Yeniden” (FOX), “Aşkın Bedeli” (Star TV) aklıma ilk gelen aşklı meşkli isimler... Bu arada dizilerde kullanılan efektler de bir başka canım. Mesela şu sıralarda en çok polis ve ambulans sireni duyuyoruz. “Arka Sokaklar” (Kanal D), “Kara Para Aşk”, “Beni Affet” (Star TV), “Milat” (TRT 1) ekranda gerçek bir siren kirliliği yaratıyor... Bitmedi, bir de bizim dizi karakterleri “küçük harfli konuşmayı” unuttu. Başta “Küçük Gelin” (STV), “O Hayat Benim” (FOX), “Kaderimin Yazıldığı Gün” (Star TV) olmak üzere karakterlerin hepsi rol arkadaşlarıyla “avazı çıktığı kadar” iletişim içinde. Bende kulak zarı sıkıntısı başladı mesela! Daha da saydırmaya gerek var mı? Yapımcısından yönetmenine kadar hemen herkes durumun farkında ama belli ki bizde böyle cayırtı reyting yapıyor. Ya sabır ya selamet!

[[HAFTAYA]]

Sevip de kavuşamayanlar günlüğü!

Beni Affet” (Star TV) dizisinde Cüneyt ve Feride “evlendiler mutlu olacaklar” derken bu sefer de Feride’nin babası Aziz’in karısı Nalan olaylara takoz koydu. Artık ona neyse ablamız sevenleri ayırmaya çalışıyor... “Aşkın Bedeli” (Star TV) dizisinde Sedef ve Poyraz kavuştu derken başka bir saplantılı aşık ortaya çıktı, iyi mi? Al Şimal’i koy çuvala mesela... “Alın Yazım” (Kanal D) dizisinde de durum farklı değil. Yiğit ve Asya, saplantılı aşık Selma’dan kurtuldu derken başka bir entrikacı ortaya çıkıverdi; adı da Savaş. İsmiyle müsemma elemanın teki yani... Eh kardeşim bu günlük dizilerde esas kız ile esas oğlan böyle kötü yancılardan kurtulup ağız tadıyla bir sarılamayacak mı yahu? Bir ara verin şu kötülüğe...

Süre uzuyor reyting çıkıyor!


“Evleneceksen Gel” (Show TV) isimli izdivaç programı reytinglerini bu hafta biraz daha yukarı taşıdı. Sürekli aynı nedenleri saymak istemiyorum. Çünkü iş izdivaçtan çıkıp panayır yerine döndü... Mesele bu değil, yayın saati uzayınca reyting denilen karne notları genellikle düşmeye başlar... Ama “Evleneceksen Gel”de durum farklı. Giderek yükseliyor. Program şimdilik üç saat. Ama ne bileyim dört saate de çıkarsan kitleyi elinde tutacakmış gibi görünüyor... Dört saat canlı yayın elbette iş değil. Ama çeşme akarken küpü doldurmaksa amaç, zaman tam da bu zamandır... Son bir not; Seda’nın kıyafetleri harika ama şu Uğur Arslan kardeşimi eski Tarabya ortamlarından (!) nasıl çıkaracağız onu bilemiyorum işte?

Bıyığın değişimi...

Burak Elli İki rumuzlu okurumuz TRT 1’de yayınlanan ilginç bir bıyık ayrıntısını yakalamış. Dizilerdeki devamlılık en büyük sorun, bunu söylemiştik. Ama bu denli bariz bir berber hatası çok da görünen bir şey değil... Burak kardeşimizin dediğine göre bu değişim 10 saniye içinde olmuş. Artık oyuncu ağabeyimizde ne denli sağlam bir kıl kökü varsa, on saniyede uzayıp berberlik olabiliyor... İlahi, billahi!

Bu gidişle jön kalmaz!

İlk olarak komedyen Ata Demirer açıkladı. Ardından Kenan İmirzalıoğlu’nun kararı geldi. Nejat İşler zaten çoktan karar vermişti. Engin Günaydın da hafta sonu itiraf etti; artık dizilerde oynamayacaklar... Peki, her biri diğerinden değerli bu isimleri ekrandan uzaklaştıran şey ne? Çok basit; kimi neredeyse 200 dakikaya çıkan dizi süreleri. Üstelik bu dizileri bir hafta içinde yetiştirme telaşı... İnsan dünyaya bir kere geliyor. Oyuncu dediğin okumaz, izlemez, sorgulamazsa nefesini nereden alacak, sınırlarını nasıl genişletecek? Yersiz uzun diziler yüzünden TV denilen popüler kültür aracı kalpler için “popüler” olmaktan çıkıyor. Birileri oturup bunu ciddi bir şekilde masaya yatırmak zorunda. Yoksa gerçekten jönsüz ve aktrissiz kalacağız!