Hep birlikte 50 olduk!

30 Ocak 2018, Salı 05:00
AA
Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) tam yarım asır önce hayatımıza girmiş. Kurum yarın akşam görkemli bir galayla 50. yaşını kutlayacak...

Kurumla aynı yaştayız. Hatırlayabildiğim geçmişten bugüne kadar benim için unutulmayan birçok işi TRT ekranından izlemişim...



Güne Bakış’tan tutun da Tele Pazar’a, 7’den 77’ye’den tutun da Gezelim Görelim’e, Susam Sokağı’ndan tutun da Keloğlan’a, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’dan Kaynanalar’a, Olayların İçinden’den tutun da Hodri Meydan’a, Bizimkiler’den, Küçük Ev ve Dallas’a kadar çok geniş bir hatıra arşivimi TRT ekranı rezerv etmiş hep...

Yıllarca hep “İktidarın Sesi” olarak eleştirilen kurumu tüm o siyasi tartışmalardan arındırıp gözden geçirdiğinizde ömrünüzün de analizini yapabilme şansınız var...

Sırf bu yüzden olsa bile çok değerlidir TRT markası. Sırf bu yüzden olsa bile insan ağız dolusu “nice yarım asırlara” temennisi geçirmelidir içinden. Yeni yaşın kutlu olsun TRT!

Kotamız tükenmişti...

“Kızlarım İçin” (Kanal D) kalabalık bir kız evlat kadrosu ve çaresiz bir babanın gözü yaşlı hikayesi olarak hayatımıza girmişti...

Ama sanırım biz gözyaşı kotasını daha erken başlayan dizilerde tükettiğimiz için bu diziye yeterli ilgiyi gösteremedik...

Açıkçası ilk bölümdeki hezeyan sonraki bölümlerde zayıfladı bir parça. Ve zaten ömrü kısıtlı olan trajedinin pili bitti henüz çok erkenken....

Dizi “çabuk veda edenler” rafına kalkıyor 10 bölüm itibarıyla. Ve bir kocaman iş daha kendini fazla sevdirmeden ayrılıyor aramızdan. Bu vedalar için bile kalmadı gözyaşımız. Ne de çok tüketiyoruz, ne de çok tükeniyoruz artık!

AYRILIK İŞ YAPIYOR!

“Çocuklar Duymasın”da (Kanal D) Birol Güven’in “boşanma meselesine” kırdığı çark deyim yerindeyse geminin tümünü kurtardı...



Dizi, son üç haftadır hakikaten çok iyi reyting alıyor. Vasata bağlamış bir mutluluk ve çocukların olağanın dışına çıkmayan maceraları bu konuda sözünü bir hayli zaman önce tüketmiş dizide demode duruyordu. Ama ayrılık öyle mi? Değilmiş işte. Bizim izleyici komedinin içinde bile ağır dram beklentisinde artık. Ve hakkını verelim ki Birol Güven seyircinin nabzını dinleyen “beklenti profesörü” olarak dizi tarihinde yerini alıyor!

O FRAGMANDAN BELLİYDİ...

“Gülizar” (Kanal D) ikinci bölümünde ciddi bir atağa kalktı. İlk bölüm reytinglerini kademeli olarak katladı ve cumartesi gecesini başarılı bir skorla tamamladı...



Aslında bu yükselişin ipuçlarını dizinin ikinci bölüm fragmanı vermişti. Kesin hikaye içine alacaktı bizi. Öyle de oldu. Gülizar karakteri özneye oturdu ve biz de rahat bir nefes aldık...

Fragmanın gücü diye bir şey var artık. En çok izlenen fragmanlar “Söz”, “Ufak Tefek Cinayetler”, “Arka Sokaklar”, “Vatanım Sensin” ve “Çukur” gibi işlerden çıkıyor. “Gülizar”ı da ekleyelim buna...

“Fragmanını izleten dizisini de izletir” diyerek...

BİR DİLEĞİN ORTAYA ÇIKARDIĞI...

 Meğer zülfüyâra dokunmuşuz. “Demet Akalın ‘O Ses Türkiye’ Jürisi’nde olsa” temennimiz içten içe bir limoniliği ortaya çıkaran bir dilekmiş...



Bu köşede yazıldıktan sonra manşetlere çıkan temenni geçtiğimiz günlerde işin iki ucuna da soruldu. Demet Akalın, “Acun beni istemez, aramız limoni şu sıralarda” dedi. Acun Ilıcalı da “Öyle miymiş, peki o zaman” diyerek kestirip attı...

Kimi zaman safdillik yaparak masumane temennilerimizi döküyoruz satırlara. İşin duygusal matematiğini hiç düşünmeden elbette. Neyse niyet bizden, akıbet küslük tutmayan televizyon dünyasından gelsin!

MAGAZİN MAHKEMELERİ KURULUR MU?

 Gülben Ergen ile Seren Serengil arasında yaşanan söz düellosu önce mahkemelere, ardından tedbir kararlarına en nihayetinde de hapishaneye taşındı...



Artık herkes biliyor. Bu polemiğin sonucunda mahkeme Seren Serengil’e 3 günlük bir hapis cezası verdi. Geçmiş olsun hakikaten. Neyse. Seren karara şaşırmadı belki ama çoğumuz şaşırdık...

Sonuçta görülen, kamunun çok küçük bir kısmını ilgilendiren ve kamu yararının çok büyük bir kısmını ilgilendirmeyen bir hakaret/ polemik davasıydı...

Belli oldu ki iş mahkemeleri ya da kadastro mahkemeleri gibi tematik bir mahkemeye daha ihtiyacımız olacak; magazin mahkemeleri. Nabzı düşmeyen manzara onu gösteriyor çünkü!