İki mahalle arasında BÜYÜK REKABET!

18 Kasım 2012, Pazar 05:00
AA

Cuma gecesi kanalları dizi yarışlarında ilginç bir noktaya taşıdı. Mesela tüm izleyicide “Kayıp Şehir” (Kanal D) inanılmaz bir depar atarak birkaç haftadır birinciliği kimseye kaptırmayan “Huzur Sokağı” isimli atv dizisinin sırtına abandı...

İki dizinin arasındaki reyting farkı sadece binde 1 kadar bir fark. Ama izlenme oranı anlamında kendi saatine göre “Kayıp Şehir” daha yüksek duruyor. Vallahi geceyi parselleyen diziler arasında uzun zamandır ucu ucuna rekabet göremiyorduk. Böylesi heyecan verdi... İki mahalle arasındaki bu rekabette bakalım önümüzdeki hafta hangi sokak ipi göğüsleyecek?

[[HAFTAYA]]

BUNUN EV FASLI DA VAR!

“Ben Bilmem Eşim Bilir” (Kanal D) yarışmasının geleceği noktayı çok merak etmeye başladım vallahi. Hani yarışa giren üçüncü şahıslara, mesela güzel manken kızlar ya da yakışıklı model adamlara eşlerin nasıl baktığını gördünüz mü hiç... Vallahi evli biri olarak o bakışların, “bu işin bir de eve dönmesi var, unutma” bakışı olduğuna yemin edebilirim... Kimi bakarak, kimi koşarak, kimi tutarak, kimi tutularak dört nala bir yarışma çıkarıyor eşler ve her dakikası bu demin aktardığım küçük ayrıntılarla lezzetle izleniyor diyebilirim. Yeter ki aralar bozulmasın!

O yarışmacılar gerçek mi?

“Güven Bana” (atv) ilk sınavını reyting anlamında iyi bir skorla verdi vermesine de benim yarışma programlarındaki temel itirazımı değiştiremedi... Artık yapımcı her kimse neredeyse numunelik elemanları seçip yarışmacı olarak ekrana sürüyor. Bu hemen her yarışmada aynı sevgili okur... Tek başına bir yarışma kasten yapıyor bunu demiyorum yani.

“Güven Bana” isimli yarışmada ödüle koşan iki gencin Atatürk’ün doğum tarihini bilmemesini başka türlü izah edemiyorum kısacası, siz edebiliyor musunuz? Bu arada bir not da sunucu Tamer Karadağlı’ya. Vallahi ilk sunumunda inceden bir Haluk havası verdi. Ya da biz özlemişiz de o havayı aldık. Atlatırız sanıyorum, karşılıklı...

FOX İZLİYORUZ!

Kanalların yayın akışlarını tanıtmak yine kanalların kendisine düştü anlaşılan. Bu anlamda kısa da sürse kanalın dizileri ve programlarını küçük görüntü buketleriyle ekrana süren programcıklar bir hayli reyting de alıyor hani... Show TV’nin başlatıp Star’ın da sonradan topa girdiği, TRT’nin kliplerle geçiştirip Kanal D’nin uzak durduğu bu yöntemi son olarak FOX kullanmaya başladı... “FOX İzliyoruz” isimli programla seyircisini etkin saatlerde kendine çekmek isteyen kanal programcık olarak bunu başardı. Bakalım programlarıyla da başaracak mı?

ADINI FERİHA KOYDUM BİTTİ!

“Adını Feriha Koydum” (Show TV) son buldu. Dizi bitti yani. En azından bu isim tamamen tarih oldu. İsimle birlikte dizinin o haline hayat veren karakterler de diziden ayrılarak işi tamamen Emir’e bıraktılar... Feriha’dan geriye bir tek Emir kaldı zaten. Kısacası istenen oldu. Dizinin adı gerçekten “Emir’in Yolu” oldu. Böylece kimsede de “Feriha tekrar diziye dönecek” umudu kalmadı. Hayırlısı olsun!3

Aşk-ı Fesat!

“Muhteşem Yüzyıl”ın (Star TV) alt ismi “Aşk-ı Derun” yalan oldu. Farkındaysanız rahmetli Meral Okay’ın kaleminden çıktığı zamanlardaki büyülü aşk hikayesi yerini entrikalara bıraktı... Bu bir anlamda diziyi alt başlığı için izleyen takipçilerini çileden çıkardı. Temelde karakterlerin ruh halinin 180 derece değişmesine itiraz eden takipçiler bu isyanlarını hemen her mecrada duyuruyor. Sadece isyanın başlığı eksik! Onu da ben koyayım istedim; Fesat-ı Derun. Ne dersiniz?

Koptu da geldi...

Cuma gecelerine Kadir Çöpdemir koptu da geldi vallahi. O saatte daha önce birkaç talk şov deneyen TRT 1 kanalının son ve en ağır kozu Kadir Çöpdemir’i yayına sürmesi iyi de oldu bir yandan... Kadir ilk programına ekranın reyting rekortmenlerini çıkarttı. Hani doğrusunu söylemek gerekirse ağzı çok iyi laf yaptığı için de izleyenleri bir hayli eğlendirdi... Yine de o gecenin en büyük alışkanlığı “Beyaz Show”u (Kanal D) geçemedi. İki samimi dostun rekabetinde aradaki reyting farkı bir hayli büyüktü... Ama olsun. Herkes kendi ekmeğini yer. Kadir de ekmeğini eskilerin deyimiyle francala tadında vitrine sürdü. Hayırlısı artık...