Keşke böyle noktalansaydı

15 Haziran 2017, Perşembe 05:00
AA
Bana göre İçerde (Show TV) dizisi istenilen finali geçtiğimiz pazartesi yaptı. Çünkü izleyenin yoğun bir şekilde mutlu son talebi vardı...

Yılmaz kardeşler Kebapçı Celal’i alt etti, aile 20 yıl sonra bir araya gelebildi, Sarp’ın itibari iade edildi, Coşkun ve Alyanak gibi kimi kötüler aydınlık tarafa geçti...

Bölüm aksiyon doluydu. Ters köşeler klişe sorunu ortadan kaldırdı. Oyunculuklar zirve yaptı ve kebabın alternatifinin balık olduğu ortaya çıktı. Daha ne? Ama son dakikada gelen o “Umut’u Celal aldı, Celal ölmemiş” havadisi neşemizi kaçırmaya yetti. Tadından yenmeyecek bir final olabilirdi. Belki basit ama mutlu.

Neden olmadı dersiniz?

YOK ÖYLE ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK...

İçerde’den (Show TV) bir ayrıntıyı not düşelim. İstanbul’da OHAL ile birlikte her yerde güvenlik önlemleri iki misline çıkarıldı...

Mesela bir otele elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Önce x-ray cihazından olur almanız sonra da otel güvenliğinden vize kapmanız lazım...

Odalara çıkan asansörlerin hepsi artık elektronik oda kartıyla hareket ediyor. Geldim, istediğim kata çıktım kafası mümkün değil...

Buna rağmen önce Sarp, sonra Davut ve silahlı şürekâsı marka bir otelin bilmem kaçıncı katına kahveye girer gibi giriyor. Yok canım, yemezler!

Yanlış seçimler anaforu

Biraz düş kırıklığından bahsedelim mi? Mesela Kerem Bürsin’in Bu Şehir Arkandan Gelecek’te, Engin Akyürek’in Ölene Kadar’da yaşadığı düş kırıklığından...

Ya da Hande Soral’ın Evlat Kokusu’nda, Ece Uslu’nun Dayan Yüreğim isimli dizide yaşadığı düş kırıklığından...

Geçtiğimiz yılların en çok izlenen, en sağlam fan grupları yapan daha birçok ismi bu sezon deyim yerindeyse tökezledi...

Mesele oyunculukla ilgili değil. Yanlış seçimler ve ötesiyle ilgili. Adam yutan bu anafordan sadece yılı risk almadan geçiren isimler kurtuldu...

Konuk oyuncu olarak İçerde’ye dahil olan Uğur Yücel ya da hiç dizi yapma telaşına girmeyen Kenan İmirzalıoğlu gibi isimler...

Bir de televizyonun dijital alanında az riskli işlere girenler vardı ki orada sanırım en büyük mutluluk Ozan Güven’in oldu. Risk almadan birçok gönlün tahtına oturdu...

Zirvede kalabilmek zor iş vallahi!

Trafik kuralları mı dediniz?

Geçtiğimiz yıl bu köşede sıklıkla yer verdiğimiz dizilerde trafik kuralları meselesi vardı. Bunu durduk yerde yazmıyorduk elbet...

Son verilere göre günde 13 vatandaş trafik kazalarına kurban gidiyor. Dolayısıyla rol model olarak alınan kimi dizi karakterlerinin ne yaptığı önemli...

Mesela Sarp gibi emniyet kemerini takmadan direksiyon başına geçilmeyecek. Cesur gibi araba kullanırken cep telefonuyla konuşulmayacak, Kudret’in şoförleri gibi üç minibüs yan yana giderek tüm şeritler işgal edilmeyecek, Kerim gibi olur olmaz yerlere park edilmeyecek...

Ne oldu? Gerçek hayatta hepsi trafik magandası kabul edilir, ceza rekoru kırarlardı. Dizi evreninde ise ettikleriyle kaldılar!

Gece hattı devrine dönüş...

Gece Hattı macerası Hakan Aygün ile başlamıştı. Sonra ben birkaç sene bayrağı devraldım. Özlem Gürses’ten Gökhan Taşkın’a kadar herkes o efsane gece haber programının ekmeğini yedi...

Gökhan Taşkın hâlâ aynı isimle program yaparken bu kez Show TV cephesinden bir havadis geldi...

Gece Hattı yine başlıyor. İsim babalığını yapan Star TV’de değil de başka bir kanalda hayata dönüyor olması bana bir parça tuhaf geliyor...

Neyse önemi yok. O ismi yine ekranın bir kenarında görmek beni mutlu etti. Gece Hattı’nı önümüzdeki günlerde Zeliha Saraç sunacak. Ama göreceksiniz bu işin ekmeğini başkaları da yiyecek.

Hayırlısı!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.