LİG TV bir güzellik yapmazsa...

13 Kasım 2012, Salı 05:00
AA

Maç görüntüsü veremeyen futbol programlarında konuşulanın “futbol” olduğunu söyleyecek biri varsa, hakikaten beri gelsin. Bir süredir kimini eğlenmek, kimini gündemden haberdar olmak, kimini biraz dedikodu dinlemek için izliyorum... Ama hakikaten konuşulanın yüzdesinin çok az bir kısmını futbolun kendisi oluşturuyor.

Görüntü olmayınca bu tarz programlar kendi görüntüsünü yaratıyor... Lig TV bir güzellik yapıp görüntü fiyatlarını makul bir düzeye çekmedikçe bu işin ucu hakikaten sıkıntı yaratacak noktalara varacak. Öyle hissediyorum. Öyle de görüyorum zaten!

[[HAFTAYA]]

Biri düğmeye mi bastı?

Aman Oylum ne yaptın? Geçtiğimiz pazar sabahı Oylum Talu tv8 kanalında yaptığı programda boa cinsi bir yılanı boynuna dolayıverdi. Doğal olarak bana ince bir ürperme geldi...

Dün internet sitelerinde Aref isimli illüzyonistin gösterisine RTÜK’ten rekor ceza geldiğini okuyunca ürperti yerini paniğe bıraktı vallahi. Aman aman aman... Neyse, şaka bir yana RTÜK’ün son zamanlarda yağdırdığı cezaların içeriğine bakınca gizli bir elin tahsilat düğmesine bastığı hissine kapıldım... Kurumdan birçok kez ceza almış bir televizyoncu olarak, RTÜK’ün çok tartışmalı zamanlarını geride bırakarak denetim işlerine önemli bir kriz yönetimi getirdiğine şahitlik edebilirim.

Kestiği cezalar ya da verdiği uyarıların birçoğu uzun süredir çok da adildi... Ama ne olduysa terazide tuhaf bir şaşma hali başladı. Bu denli ceza sağanağına izah bulmak zor vallahi!

ŞUBAT iZLENMEYECEK GİBİ DEĞİL Kİ!

“Şubat” (TRT 1) dizisi hakkında TV eleştirmenlerinden çok az yorum geliyor. Bir dizi hakkında az yorum yapmak onun izlenmediğini değil, kimi zaman tam tersine hedefi 12’den vurduğunu gösterebilir... “Şubat” için söyleyeceğim çok net bir şey var ki; başta Melisa Sözen olmak üzere o muhteşem ekip, İstanbul’da ne yaşanıyorsa, görmezden geldiğimiz her ne kaldıysa suratımıza tokat gibi çarpıyor... İzlemediğimden değil, yazacak kusur bulamadığımdan yazmıyorum. Durum benim adıma budur!

Seda nasıl sultanlaşır?

Kötüye kötü, iyiye de iyi diyeceğim elbette. Seda Sayan (tv8) dün yaptığı yayında uzmanlarla kadına şiddete karşı üretilen Panik Butonu isimli icadın tanıtımını yaptı... Kadına şiddetin geldiği boyutu düşünürsek bu tarz yayıncılığın gerekliliği her geçen gün bir tık daha artıyor. Seda taa “Yetiş Bacım” programından bu yana, benzer meselelere çok ilgili ve neredeyse bu konuda uzmanlaşmış durumda...

İşte o uzmanlığını konuşturunca benim için anında sultan oluveriyor. Ekrandan kulağımı çekmeye çalışması bile uzmanlığının gölgesinde silinip gidiyor; bir sürü hayat kurtarıyor çünkü. Durum budur!

Arka Sokaklar’dan biri daha!

“Ekip 1”, Samanyolu TV’de başlıyor. “Ekip 1 de ne ola ki?” diye soracak olursanız, yeni bir polisiye dizisi diyerek özet düşeyim duruma... Aslını söylemek gerekirse STV geçtiğimiz ayın başında yeni ve günlük bir polisiye dizi ekrana sürmüştü. Ancak ay sonu itibarıyla reyting gerekçe gösterilerek yayından kaldırılmıştı...

Şimdi kanal bu kez haftalık bir polisiye ile 7 polisten kurulu bir ekibin başına gelen ilginç olayları işleyecek... İçerik bir hayli tanıdık. Neredeyse “Arka Sokaklar” (Kanal D) diyebiliriz. Ha tutar mı, bakın onu bilemeyeceğiz. Televizyonda durumlar deneme yanılma maratonuna döndü malumunuz...

İçerik bulmak zorundalar!

“Alişan&Sevcan”da (Star TV) genel sorun belirli bir içeriğin olmayışı. Dün mesela ekranda minik zeka küplerine hem şarkı söylettirildi hem de matematik işlemi filan yaptırıldı... Programın bir anda “Yetenek Sizsiniz” (Star TV) konseptine girmesi bana biraz tuhaf geldi. Program her gün farklı bir eksen etrafında dönüp duruyor. Sanki biraz zaman geçirmek, biraz dolgu malzemesi yapmak için yayında... Kendi adıma üzülüyorum, ne yalan söyleyeyim?