Panik butonuna basmak gerek!

03 Mart 2015, Salı 05:00
AA

TV dünyasında referans kaybı eskiden genelde mayıs ayı ortalarına doğru yaşanırdı. Yani miadı dolmuş işler kendini belli eder, yeni bir işin rüzgarı altında ezilir giderdi... Bir önceki pazar fırtına misali başlayan “Survivor All Star” (TV8) birçok yapımı daha şubat bitmeden anlattığım mayıs havasına soktu. Ve şimdi her yapımın üstünde zorlu bir mart ayının tedirginliği var... Pazar akşamı baktım yine dengeler altüst olmuş. “Survivor All Star” geçtiğimiz hafta aldığı reytingin iki puan altına inmiş ama ondan reyting çalabilen işler daha çok ölçülmeyen kanallardan çıkmış... Diyeceğim o ki; “Şeref Meselesi”, “Gönül İşleri” (Star TV) ve kısmen “O Hayat Benim” (FOX) gibi daha önce lafını izleten işlerin kendine bir ayar vermesi lazım. Bu işler kaçarak olmaz. Baksanıza hafta içi günlerden pazar gecesine kaçan işlerin durumu da parlak değil. “Sevdam Alabora” (atv) mesela, arada kaynayıp gidecek bir iş değildi. Resmen eriyip gitti... Böyle tatsız meseleleri elbette köşeye taşımak istemiyorum ama işler daha da sarpa sarmadan birilerinin şu panik butonuna basması gerekli!

[[HAFTAYA]]

Hepsi azalarak bitiyor...

“Beni Böyle Sev” (TRT 1) yayından kaldırılmadan önce üç hafta kadar cuma gece yarısına taşındı ve izleyenlerin tanımıyla “azalarak” bitirildi... Açıkçası final haberini köşede çok daha önceden vermiştik. Ama insan bitmesi olası işler için “bir umut” marjı bırakıyor. Durum düzeltilebilir, bir çare yaratılabilir diye düşünerek... Bu sefer olmadı. İşin kötü tarafı iki sezon boyunca ekrana tatlı imzasını koyan işin finale doğru gün değişiminden haberdar olmayan kitlesi tarafından da boşlanması sonucu havada bitmesi... Şu sıralarda dizisi biten izleyicinin en büyük merakı, “acaba başka bir kanalda hayatına devam edemez mi?” oluyor. Şu kadarını söyleyeyim mevcutta son bulan hiçbir dizi için böyle bir ufuk yok... Hatta “Beni Böyle Sev” oyuncuları geçtiğimiz haftalardan itibaren yeni projelere angaje olmuşlar bile. Hani bilgi notu olsun diye buraya yazıyorum!

İki arada bir derede kalmadan...

“Gönül İşleri” (Star TV) geçtiğimiz hafta bir parça reyting sıçraması yaşayınca kendi adıma umutlanmıştım. Çünkü karakterlerin çoğunluğu insanların kolayca içselleştireceği tiplerin resmi bana göre... Başlarken kendi içinde karmaşası olan ama sonuç itibarıyla neşeli bir romantik dizi havası veren “Gönül İşleri”nde her karakterin iki aşk arasında kalmış olması ipleri bir miktar gevşetti. Sonra bu ikircikli duruma bir çare bulunamaması, on küsur bölüm yaşanan kafa karışıklığı filan derken iş “yok artık” kıvamına gelmişti... Dizinin adı üzerinden senaryo yazılınca açıkçası eksen kayıp gidebiliyor. Adıyla ilintisiz işlerin patlayıp gittiğini görünce; “biraz rahat olun, kendinizi cendereye sokmayın” telkininde bulunmak da bir çareymiş gibi geliyor bana... Çünkü sevdiğimiz dizilerin ekrandaki varlığını sürdürebilmesi için bahsettiğim rahatlık çok önemli.

Dizi tutturma rehberi!


Dizi tutturmanın formülü basitleşti sevgili okurum. Öncelikle büyük bir aile kuracaksın. Her çocuğun bir hikayesi olacak ama bir tanesi ille de evlatlık olmalı. Sonradan kendinin evlat edinilmiş olduğunu anlayıp yapacağı tatavayı izleteceksin... Bir de mutlaka aileden birinin elinde hamile raporu olacak. Raporun kime ait olduğu önemli değil. Sahtesi düzenlenmiş de olsa olur. Önemli olan 4 hafta boyunca o rapor üzerinden vicdan yapabilmek. Dört haftada karında belirgin bir büyüme olmayınca yeni bir konuya hop... Mutlaka evin iki çocuğu aynı kadına, evin iki kadını aynı adama, o adam da başka bir evin esas kadınına aşık olacak. Evler arasında kurulmuş mekikte artık kim ne hüner gösterirse resmedeceksin... Ve tabii çok sağlam en az iki kötü karakterin olacak. Biri infaz edecek, öbürü de üstünü örtecek. Kazalar, faili meçhuller filan derken dizi nüfusunu da fazla şişirmeden dengeleyeceksin. Sonrası mı, koy ismini yolla gelsin...

İsim değişince reyting de değişir mi?

“Acil Servis” (Show TV) dizisi hafta ortasından hafta sonuna kayarak pazar akşamlarına konuşlandırılmak istenmişti. Ancak iki haftadır pazar gecesi karşımıza çıkan bir “Acil Servis” yok... İşin ilginç tarafına gelince; dizinin isim ve içerik değişikliğiyle yeniden yayına sokulacağı ve meselenin romantik komedi merkezine çekileceği konuşuluyor... Kimisi “Acil Aşk Aranıyor” diyerek rumuzu vermiş bile. Açıkçası bir dizi ismi için pek de yaratıcı bulamadım. Neyse... “Aşk Yeniden” ile sürpriz bir çıkış yakalayan FOX’a bakıp, biz de romantik komedi topuna girelim diye bir hazırlık varsa; “bir iş nasıl başlarsa öyle gider” diye uyarayım istedim... Sonradan eksen değiştirip restore edilen dizilerin tutmuşunu hiç görmedim. Dilerim varsa böyle ihtimal en azından “Acil Servis” için tutar. Ama istemekle olmuyor, malumunuz...

Yat üstüne iyileşsin!


“Medcezir” (Star TV) dizisinde Kenan kardeşimiz sırtından vurulmuştu hatırlarsanız. Geçtiğimiz akşam taburcu edildi... Sırtından vurulan Kenan’ın sırt üstü yatırılmış halde hastaneden çıkarıldığını sadece ben görmemişim. Soranlar da oldu, “yanlış mı gördük?” diye... Vallahi doktor değilim için iç yüzünü bilemem ama genelde yara aldığın yere hassasiyetle yaklaşman gerektiğini canının acısı söyler zaten... Kenan’a yapılan özel bir tedavi midir acaba? Hani “yat üstüne geçer” cinsinden!