Pazartesiye esinti geldi!

08 Haziran 2016, Çarşamba 16:00
AA

Ege Bölgesi’nden tipik yaz dizilerine ilk girizgah yapıldı. Hayat Sevince Güzel (FOX) sanırım baştan aşağı drama boğulan pazartesi akşamlarında gülümseten kartpostal dizisi olması nedeniyle alternatif olarak görüldü. İyi bir reyting aldı...

Böylece karpuz kabuğu dizilere de düşmüş oldu. Önümüzde çoğu sahil kasabalarında geçen birkaç dizi daha var. Ramazan ayında ve sonrasında serin bir esinti yaratacakları kesin. Ben meseleye iklimsel olarak bakıyorum. Acıyla kavrulduğumuz şu günlerde en azından içimiz ferahlasın diye...

Bir de not; Algı Eke nereye koysan yakışır bir aktris oldu. İşini iyi yapıyor. Özellikle tebrik etmek isterim

Ramazan’da düğün olur mu?

Ekranlar gelin ve damat adaylarına boğuldu. Bildiğim kadarıyla Ramazan aylarında ve iki bayram arasında düğün yapmaya çok da sıcak değiliz... Yani şimdi ekranda çeşitli kanallarda evlenmek için göbek atıp halaya giren ve eşten ziyade kendini keşfedecek birilerini arayan arkadaşlara birkaç ay mola verin desin birileri. Ya da ben dedim bile!

Burada ne çok?

Önceki akşam Burada Laf Çok’a (Kanal D) konuk olan teknik direktör Yılmaz Vural hoca öyle bir profil çizdi ki, konukların arasında bulunan yönetmen ve yapımcı Gani Müjde’den oyunculuk teklifi aldı...

Hakikaten Yılmaz Vural’ın en az yeşil sahalara yakıştığı kadar şov dünyasına da yakışacağını düşünenlerdenim. Bu arada hocamız evlenmek isteyen babasına bir de eş adayı buldu. O da Suzan Kardeş’in validesi oldu... Acaba diyorum bizim programın adını “Burada İş ve Eş Çok” diye mi değiştirsek? Çünkü bu izdivaç gerçekleşirse programın vesile olduğu altıncı nikah olacak

İlahiyatçılara sabır dilerim!

Ramazan’la birlikte ekrandaki din adamlarıyla günde iki öğün selamlaşır olduk. Bu elbette güzel... Ama ne bileyim yapılan programlarda gelen sorulara ve içeriklerin ana aksına bakınca bir önceki Ramazan ayından farklı bir şeyler vaat ettiğini göremiyorum...

Din bilimcilere sorulan soruların lüzumsuzluğu öyle bir hale geldi ki adamın biri Nihat Hatipoğlu hocaya “Banyoda çıplak yıkanabilir miyim?” minvalinde bir soru sordu; düşünün artık... Bu programlarda birkaç yıl öncesinde hakikaten genel merak içeren ve manalı sorular vardı. Sanırım bir parça da reyting kaygısıyla o mana buharlaşmaya başladı... Ekrandaki tüm saygıdeğer ilahiyatçılara reyting ve akıl dışılık cenderesinde başarılar dilerim. Gerçekten sabırlarının zorlandığını düşünüyorum

Çünkü o Teksoy!

POSTA Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rıfat Ababay ağabeyimiz gerçekten gani gönüllü bir adamdır. Önceki gün Sadettin Teksoy ağabeyimizle aramızdaki dargınlıktan bahsettiğim yazımı okuyunca hemen harekete geçmiş...

Rıfat ağabeyin odasında buluştuğumuz Sadettin Teksoy ile sarılıp barışmamız sadece 1 saniye sürdü...

Ben Sadettin ağabeyin gönlünü aldığımdan emin olmak için bir de minik test yapıp yanağımı uzattım. Yanağımdan o ünlü makasını alınca barışın kalıcı olacağına emin oldum. Fotoğrafımız da ekte zaten! Sadettin ağabeyin TV ekranlarına dönmesi gerektiğini yazmıştım. Nitekim görüşmeler başlamış yine. Çok önemli bir boşluk dolacak, göreceksiniz... Çünkü o, Sadettin Teksoy

Ramazan’da Kiraz!

TRT’nin ana haber bültenini iftar saatinden hemen sonraya alma fikri deyim yerindeyse haber sıralamasında ekseni kaydırdı... Pazartesi günü tüm bültenler arasında zirveye oturan Zafer Kiraz ile TRT Ana Haber Bülteni, haberin başarısının biraz da yayın saatine bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi... Öyle ya, trafik ve günlük sıkıntılardan sıyrılmış, ailece sofra başında izlenebilecek bir bülten saati ortaya çıktı. Ve tatlı niyetine Ramazan sofralarına geldi...