Reytingleri sallamıyor sadece üfürüyorlar

23 Ağustos 2016, Salı 16:00
AA
Basın bültenlerine baksanız yayına giren bütün yeni diziler reytingleri sallıyor. Tüm gün açık olan yüz televizyondan sadece üçünün izlediği bir işe sallayan, reyting evrenini de salıncağa(!) çeviren bu işler için “gerçekten başarılı” diyebilmek mümkün mü? Bu gözler bir dizinin 40 reytinge yakın rakamlara ulaştığını gördü. Yani gün içinde açık olan 100 televizyon aygıtından kırkının izlediği işleri... Bu durumda şimdinin reyting birincilerine ancak üfürük dememiz gerekiyor. Kısacası ince yaprakları sallayabilecek türden bir rüzgar yaratabiliyorlar!


 Bir TEBEssÜm daha EKsildi!

 İsrafil Köse’yi konuk oyuncu olarak gittiğim bir dizi setinde tanımıştım. Yeni baba olmanın heyecanıyla öylesine sosyaldi ki ilişkimizi bir anda arkadaşa bağlamıştık... İsrafil olduğu yere neşe getiren iyi bir insandı. İsrafil rol aldığı işlere renk katan iyi bir oyuncuydu. İsrafil hakkında bir kelime kötü şey duyamayacağınız güzel bir adamdı... Ve hoyratça açılan bir taksi kapısı onu aramızdan çekip aldı. İsrafil’i ölüm haberiyle izlemek istemedim. Aklımda hep gülen ve güldüren yüzüyle kalsın diye. Allah gani gani rahmet eylesin!

 Tasarruf edilmemeli

 Bodrum Masalı’nda (Kanal D) yıllar sonra dizi arenasına çıkmış Timuçin Esen ve Şevval Sam gibi önemli iki yüzün ilk bölümde fazla tasarruflu kullanılması dikkatimi çekti... Hikayenin ilerleyen zamanlarında iki oyuncu da fazlasıyla oyuna girecek biliyorum ama ilk bölümdeki tasarruf güçlü bir giriş için bana çok da efektif gelmedi... Montajı yapılmış da olsa yapımcı ve yönetmen yeni bölümde bu ayrıntıyı dikkate almalı. Rol dağılımını bu iki isimden yana pozitif görünüşe çevirmeli. Acilen!

Kalben söylüyorum

Son olarak hatırladığım; İstanbul Sokakları (Show TV) dizisinde esas oğlan Fırat’ın trafik kazasında kaybettiği annesinin kalbi, esas kız Nazlı’ya hayat vermişti... Yeni başlayan Rüzgar’ın Kalbi (FOX) dizisinde ise esas oğlan Rüzgar’ın trafik kazasında kaybettiği sevdiği kadının kalbi esas kız Zeynep’e hayat verdi. Ee hani hikaye de bu yüzden bana pek bir tanıdık geldi...


 Can aslında Tarzan mı?

 Rengarenk (atv) dizisinin esas oğlanı Can yalandan çok nefret ediyor. Hatta adam hayatında hiç yalan söylememiş... Ama bakıyorsunuz ki kendini Can’a bir öğretmen olarak tanıtan ünlü dizi oyuncusu Renk Duygun adamın çevresindeki herkesi yalanın ortak sarmalına alıyor. İkili yalandan bir dünya içinde dönüp duruyor... Bu arada sözde bütün Türkiye’nin tanıdığı bir oyuncuyu her ne kadar dizilerden nefret de etse Can’ın tanımaması mümkün mü? Bu adam hiç mi gazete okumuyor? Hikaye Brezilya’nın balta girmemiş yağmur ormanlarında mı geçiyor? Can aslında Tarzan mı? Sorular da sorular

 Bir de benden dinleyin

 Bu köşede TV ekranında yaptığım işleri yazmamaya azami dikkat gösteririm. Hatta çuvaldızı kendime batırmayı sevdiğimi de müdavimlerimiz bilir... Hafta sonu, Burada Laf Çok isimli talk şovumun sona erdiği meselesi tüm medya mecralarında yer aldı. Hatta sevgili ağabeyimiz Ali Eyüboğlu yeni sezonda Star TV ekranında bir magazin programı yapacağımı da duyurdu... Tüm bu gelişmeler için durum şudur diye izah getirmek için bir hayli erken. Yeni sezonda ekranda farklı bir işle olacağım dışında