Sadece ekrandaki hacminizle değil...

19 Mart 2015, Perşembe 05:00
AA

“İnsan evrende gölgesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar”. Türk edebiyatının devi Yaşar Kemal’in kült olan bu önermesi birçok hayatı değiştirmişti, ihtimal... O cümleyi önceki akşam “Karadayı” (atv) dizisinde duyduğumda değişen hayatları düşündüm. Mesela Yaşar Kemal artık yok. “İnce Memed” kadar ince bir sızı bu. Ve bu sızıyı içimize nakış gibi işleyen ne kadar ekran işi varsa benim için baş tacıdır... “Karadayı” bunu çok yaptı, “Yedi Güzel Adam” (TRT 1) hep yapıyor. “Leyla ile Mecnun”, “Beş Kardeş” (Kanal D) ve aklıma gelmeyen diğerleri. Bana göre tek başınıza bir dizi değilsiniz, bir teşekkür borcumuz varsa, bakın peşinen ödüyorum. Ekrandaki değil, yüreğimizdeki hacminize binaen...

[[HAFTAYA]]


İsim beyaz ama gün kara!


“Beyaz Yalan”, Show TV’nin bir süredir tanıtımlarla üzerine abandığı yeni dizisi. Yayın günü olarak pazartesi gecesini seçmiş... Vallahi oranın reyting cehennemi olduğunu sanırım kanal yöneticileri benden çok daha iyi bilir. Toplam yüzde 25 reytingin üç kanal arasında bölüştüğü bir gecede nasıl bir skor beklediklerini bilemiyorum. Ama Kutsi faktörünü de yabana atmamak gerek... Hikaye yalın bir şekilde anlatılırsa reytingin üç ayaklı cehenneminden kaçanlar için bir çıkış kapısı olabilir. Tersini temenni etmek günah olur!

Yeni bir Mecnun vakası mıdır?

Ali Atay’ı “Ben de Özledim” macerasından sonra sinema filmi “Limonata”nın hazırlıklarıyla anar olmuştuk ki, ekran işinin ilk fragmanı atv ekranında belirdi. Açıkçası Ali Atay, “Mutlu Ol Yeter” isimli yeni dizisinde ilk bakışta yine kafası karışık bir adamı canlandırıyor. Onun bu git gel triplerini hakikaten çok tutuyorum. Ekrana yakışmasını bir kenara koyun, karakterlerindeki sahiciliğini de anmadan olmaz... Bu kadar övgüden sonra ilk fragmanın bende bıraktığı izin bir hayli neşeli olduğunu söyleyebilirim. Dilerim atv ekranında pek alışkın olunmayan komedi işlerine alternatif bir performans çıkarır. Yani özet geçersek; inşallah tutar...

İyi bir politika...

Aşk Yeniden” (FOX) isimli dizi tekrarını yayınlamayarak önemli bir yayın zekası sergiliyor. Bu zekanın ekmeğini yiyen “Karagül” (FOX), “Kurtlar Vadisi” (Kanal D), “Karadayı” (atv), “Paramparça” (Star TV) gibi işler de ekranda var ve hepsi de reyting rekortmeni... Anladığım kadarıyla bu işlerin hepsi izleyiciyi ekstra sıkmadan özet bölümünü izlenir hale getirerek orijinal bir politika izliyor. Zaten sadece özetlerinden çıkan reyting de bunun göstergesi... Bence de “an”ın ekmeğini yesinler. Çünkü belli ki önümüzdeki senelerde paso tekrarlarla kendilerini ezberlettirecekler. Derenin kuşunu derenin taşıyla vuranlara selam olsun!

İyiden iyiye yemeğe vurduk!

Star TV yeni bir kuşak programına başlıyor. Öznesinde yine yemek meselesi var. Dünya ile aynı anda yayınlanacak olan formatın Türk menşeli olduğunu not düşelim. Bir de ekleyelim tabii; bu yarışmayı andıran formatı ekranın en sıcak yüzlerinden Hande Katipoğlu sunacak... Andıran diyorum çünkü şu sıralarda neye yarışma deyip, neyi reality şov olarak niteleyebileceğimi şaşırmış durumdayım. Hazır bu hattan girmişken bir de küçük not düşelim... Kanal D’de geçtiğimiz haftalarda yayına başlayan “Yemekteyiz” isimli yarışma ortalama bir reyting tutturamadığı için bir şekilde sıkıntılı potaya girdi. Programın TV dünyasının itibarlı reyting ustaları tarafından hazırlandığını biliyorum. Bir an önce izleyiciye yiyecek bir reyting tabağı hazırlamalılar. Yoksa mı; bana böyle şeyler sormayın...

 Sözel şiddet fiziksele dönüşmemeli!

Ve beklenen oldu, “Derin Futbol” (Beyaz TV) stüdyosunda bardaklar havada uçuştu. Söz konusu futbol olunca sinirlere hakim olmanın ne denli zor olduğunu sadece bizde değil, dünyada da görüyoruz... Ama işinde ince bir mizah bir parça da goy goy bulunan bu formatta hafif de olsa fiziksel şiddet şık durmadı. Biz birbirine laf geçirerek ortaya çıkan durum komiğine alışmıştık... Öyle fincanı duvara atmak filan. En azından sabrıyla sevgimizi kazanan Sinan Engin’in üstünde bol duran bir gömlek misali oldu. Sinan ağabey, sen gaza gelme. Çünkü kızınca çok fena oluyorsun!