Sana bir sır vereyim mi; Babam Sınıfta Kaldı!

13 Kasım 2013, Çarşamba 05:00
AA

Hadi birkaç veda haberi verelim, ne dersiniz? Fox TV’nin yazın yayına soktuğu ve güneşli reytingler alan iki dizisi seyirciyle vedalaşmaya hazırlanıyor... İlki, özellikle sosyal medyada ciddi bir fan kitlesine sahip olan “Sana Bir Sır Vereceğim”. Setten gelen kulis çok net; arkadaşlar toparlanıyoruz... Bu, hikaye toparlanacak ve önümüzdeki haftalarda dizi son bulacak anlamına geliyor. Oysaki farklı bir işti, ne yalan söyleyeyim! Yine aynı kanalın yaz aylarında zirvede sabitlenmiş dizisi “Babam Sınıfta Kaldı” da set toparlamaya başladı. Dizi 18’inci bölümüyle ekrana veda edecek. Bu karar tamamıyla yapımcı Gani Müjde’nin inisiyatifi olarak görülüyor, eklemeden olmaz... Sonuç itibarıyla hayatımıza yazla giren iki dizi kışla çıkıyor. Gerçi o kadar çok gün ve saat değişikliği yaşadılar ki, seyirci zaten uzun zamandır bu dizilerden haber alamıyordu. Değişen bir şey yok kısacası...

[[HAFTAYA]]

Ağır bir ayrışma havası...


“5N 1K” (CNN TÜRK) haberciliği diye bir şey var artık. Cüneyt Özdemir çok sıkı dosyalarla izleyici karşısına çıkıyor. Seçtiği konuklar da mutlaka o günün konuşulan işlerinden toparlanıyor. Zaten iş de Cüneyt’e gelince kendisini konuşturuyor... Önceki akşam Akit gazetesine verdiği tuhaf ilanla gündeme gelen Sancaktar dergisinden Eyüp Gökhan Özekin ile Nasuh Mahruki’yi yayında buluşturdu... Bir dönem “başıma bir şey gelmeyecekse Atatürk’ü sevmiyorum” diyen vatandaşın aksine Eyüp Gökhan Özekin “Mustafa Kemal’i sevmiyorum” diyerek lafa girdi... Elbette birileri yadırgarken birileri alkışladı. Ben ekranda sadece ağır bir ayrışma hissini yakaladım. Ağır ve tehlikeli bir ayrışma. Dur bakalım!

Sahanın dışından bakınca!

TRT’nin sporda mizaha yönelik işleri hiç fena değil. Bu anlamda Ceyhun Fersoy ve Şoray Uzun’un geçtiğimiz sezon hazırladığı “Saha Dışı” iyi bir projeydi... Hem futbolda karikatürleşmiş karakterlerin taklitlerini izleyerek keyfimizi bulmuş, hem de açıkçası anlatacak hikayesi olan bir gülmece yakalamıştık... Ekip bu projeyi yeniden hayata geçirmek için kolları sıvamış. Ve bir kez daha sahanın içinden çok daha keyifli olan saha dışını ekrana taşıyacaklar. Vallahi bekliyoruz!

Taktik kazandırıyor...


Diziler prime time girişinde özet veredursun aradan istikrarlı bir şekilde sıyrılan “İki Dünya Arasında” (STV) isimli günlük dizi her gece ilk on sıralaması içine giriyor... Günlük dizilerde boşluk yakalamak ve istikrar gibi iki önemli politika hakikaten kader değiştiren cinsten... “Beni Affet”in (Star TV) haber öncesinde yaptığı işi “İki Dünya Arasında” haber sonrasında yaparak ipi önde göğüslüyor. Reyting cehenneminde ilk on program arasına girmek benim nezdimde birinciliktir zaten...

Hem savcı hem mezarcı...

Arkeoloji okuduğum yıllarda yaptığım işe “mezarcı” diyerek alaya alırdı bazı arkadaşlarım. O mezarcılar sayesinde dünya ve insan gelişimini anladığımızı nasıl anlatacaktım ki zaten; boş geçerdim bu tuhaf küçümsemeyi... Neyse yıllar sonra yaptığım arkeolojik belgesellerle işin özlem, pratik ve teorik kısmını hâlâ zinde tutmaya çalışıyorum. Fena da olmuyor hani. Yani hâlâ mezarcıyım, tıpkı atv’nin “Karadayı” dizisindeki Savcı Turgut karakteri gibi... Önceki akşam Turgut elinde kürek mezar açarken anılar gelip zihnime yapıştı. Turgut meslektaşının cinayetiyle ilgili tek kanıtı yok etmek için küreğe davranmıştı... Bir de karısını yok edecek sanırım. Malum gözü Feride’de, eli kürekte çapkının. O değil de “Karadayı” dizisinin fanatik izleyicileri Savcı Turgut ve Mahir çekişmesini bir android oyun haline getirmişler... İki adam Feride’yi elde etmek için birbirini pataklıyor. Şimdilik skorlarda Mahir kardeşimiz öndeymiş. Ama bitiş düdüğüne kadar beklemek lazım. Bu dünya kötülerin dünyasıdır cancağızım...