Sinema salonlarında dizi kokusu...

18 Ocak 2015, Pazar 05:00
AA

Hadi hafta sonu biraz değişiklik yapın. Çıkın ve kendinizi sinema salonuna atın. Biraz nostalji olacağı kesin, hem de yeni kuşak sinema salonlarında teknolojinin geldiği son noktayı soluyacaksınızdır... Yok, “ben diziciyim kardeşim, sinema beni kesmez” diyecek gibiyseniz, bir sakin olun. Çünkü bu hafta gösterimdeki filmlerin hepsi biraz ekran kokuyor...

[[HAFTAYA]]

Mesela ilk üçünü örnekleyelim. “Bana Masal Anlatma”, “Leyla ile Mecnun” ve “Ben de Özledim” dizilerinin havasını taşıyan bir iş. Hem aynı kalemin yani Burak Aksak’ın imzasını taşıyor... “Çalsın Sazlar” büyük usta Nesli Çölgeçen’in filmi olmasına rağmen “Hatırla Sevgili” dizisi ile “Düğün Şarkıcısı” isimli dizinin kokusunu yayıyor buram buram...

Bir de Mahsun Kırmızıgül’ün “Mucize” isimli filmi var ki, Mahsun’un dizilerini özleyenler için birebir. “Hayat Devam Ediyor” isimli dizinin fotoğrafları duruyor sanki o mucizevi albümün içinde... Gidin, izleyin. Bir iyilik yapın kendinize ve müptelası olup rafa kalkan o dizilerle de özleminizi giderin işte!

BAŞLADIĞI GİBİ BİTTİ

Bu hafta aramızdan ayrılan “Hayat Yolunda” (Kanal D) dizisinde Melis, Şafak’ı hastanenin malzeme odasına kendisiyle beraber kilitlemişti. Amacı hesap sormaktı... Ancak karbondioksit tüpü devrilince ikisi de gazdan zehirlendiler. Her ikisi de ölümle burun buruna gelmişken mesai arkadaşları olan doktorlar tarafından kurtarıldılar... Melis ve Şafak, çalıştıkları hastanede hayata döndüler kısacası. Dizinin final bölümünün son sahnesinde ise Şafak ve Cem için yapılan kutlamada bütün doktorlar bir araya geldiler...

Ancak hastaneden gelen “hastalar acile yığıldı” haberiyle topyekûn hastaneye koşup Voltran’ı oluşturdular... Aslında dizinin ilk bölümünden itibaren hastanenin doktorları bir şekilde ölümle burun buruna gelip, çalıştıkları hastanede tedavi gördüler; bunu daha önce not düşmüştük... Son bölümde de değişen bir şey olmadı. Ayrıca dizinin ilk bölümünde hastane sahibi Doktor Veysel Hoca’nın bir araya getirdiği genç doktorlar yine acile yığılan hastaları görünce ilk Voltran’ı oluşturmuşlardı... Yani “‘Hayat Yolunda’ nasıl başladıysa öyle bitti” dersek sanırım çok da abartmış olmayız, ne dersiniz?

İLK KARNE ARMAĞANI

Karne dönemi yaklaşıyor. Sanırım bütün kanalların 15 günlüğüne de olsa “çocuk ve genç ekranına” yöneleceğini söylemek yanlış olmaz. Mesela ilk müjdeyi TV2 verdi... Türk Sineması’nın birbirinden güzel ve unutulmayan filmleri yeniden ekranlara geliyor. Hem fantastik, hem nostaljik filmler arasında yer alan “Zagor”, “Demir Pençe”, “Kaptan Swing-Korkusuz Kaptan” ve “Süpermen” her salı saat 21.30’da TV2’de izleyicilerle buluşacak...

BAŞIN SAĞOLSUN KARDEŞİM

Biraz geç bir temenni oldu. Ama üstündeki o unutamayacağın acı ağırlığının kalkmasını istedim biraz. Başın sağ olsun sevgili kardeşim Zahide Yetiş... TV ekranından tanıdığım rahmetli anacığın o gülümseyen yüzüyle nurlar içinde yatsın. Ve elbette sen de devam eden şu hayat içinde yine dertlere yetişmeye çalış. Kendininkini de göz ardı etmeden ama...

MESAJLAR AZALIYOR

Kamu spotlarının “Zorunlu Yayın” başlığı altında yayınlandığını görüyoruz. Kimisinin ne anlattığı bile belli değil, kimisi ise sağlam bir prodüksiyon harcanarak çekilmiş... Ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile birkaç kamu kurumunun mesajlarını içeren bu reklam filmlerinden ekranlar para kazanmıyor. Kamu yararına yapılan bir iş olduğu için yayınlatanın da bir kârı yok. Biri para kazanıyorsa o da filmleri çeken firmalar sanırım; mesajı en iyi onlar alıyor(!), neyse... Kamu spotları 2014 yılında 2013’e göre ciddi bir azalma göstererek yayına girmiş. 1382 saat boyunca ekranlarda kalmışlar. 2013’te bu rakam 1622 saatmiş... Eh, ne çıkaracağız bundan? Kamu spotları kamuyu bilinçlendirdi mi yoksa kamu kurum ve kuruluşları bu yolla kamuoyu oluşmayacağını mı anladı? Yanıtı bilen varsa alabilir miyim lütfen! (Teşekkürler Deniz Bağcı)

YALAN RÜZGARINI SOLLADILAR

Abdullah İspir isimli okurumuz yazmış; “Uzun dizilerimiz, eski Brezilya dizilerini geçti. Birçok dizimiz sırf uzasın diye ‘Yalan Rüzgarı’ isimli kült diziyi solladı... Bu dizileri üç ay kadar izleme ve sonra yeniden izlemeye başla; çok şey kaçırmış olmazsın düşüncesindeyim... ‘Unutma Beni’ (FOX), ‘Aşkın Bedeli’, ‘Deniz Yıldızı’ (Star TV), ‘Alın Yazım’ (Kanal D) ve diğerlerine dikkatle bakın. Her şey tesadüflerle yürüyor... İnsanın normal hayatta yani ömründe bir kere karşılaşabileceği tesadüfler bu dizilerde her gün beş altı kere seri halde yaşanıyor... Bir de herkes her şeyi biliyor. Kimse kimseye söylemiyor. Oysa iki kişinin bildiği sır değildi; değil mi?”...