TRT Ağustos'ta karınca misali

12 Temmuz 2012, Perşembe 05:00
AA

Karınca ve Ağustos böceğinin malum hikayesini bilirsiniz. Biri çalışır, diğeri yan gelir yatar. Mevsim döner çalışan doyar, öbürü aç kalır. TV dünyasında da işler farklı değil. Ramazan’ı yeni sezon olarak algılayan ve saatini ona göre kuran kamu kanalı TRT, bana göre rakiplerinden bir adım öne geçmiş durumda.

Diğer kanallarda yeni başlayan işler “yaz işleri” olarak kabul görürken TRT önümüzdeki haftadan itibaren geçen yılın en iyi iş yapan dizilerini yayına sokuyor. “Seksenler”, “Avrupa Avrupa” ve birkaç dizi ve program daha set başı yaptı. Şimdi sıra yayın gününde. Yarışa erken başlayan ödülü topluyor. Geç kalanlar sonra “Nerede yanlış yaptık?” diye sormasın kaygısıyla düşüyorum bu notu.

[[HAFTAYA]]

Feriha’nın vedası üzerine...


AFK ya da açılımıyla “Adını Feriha Koydum” oyuncularından biriyle sıcak bir sohbet yaptık önceki gün. İsmini vermesem hayırlı olur. Geçen sezonun özetini çıkararak şu önemli detayı verdi. “Diziye girdiğim günden beri Hazal Kaya sürekli bir gitme arzusu içindeydi. Son bölümü çektiğimizde mutluluğu hakikaten yüzünden okunuyordu”... Bu bir iddia olabilir. Ama şu net. Yapımcı Fatih Aksoy setinde hafif bir kırgınlık hissettiği her dizisini, zirvede olmasına rağmen tarihe gömen ilginç bir adamdır. Feriha’da hissettiği bu ruh durumuna neşteri erken vurmak istemiştir sanırım. Dizinin finale gitmesi bu yüzdendi diyebiliriz. Finalden dönüp yola devam etmesi de sanırım pürüz çıkaran karakterlerin gönderilmesi kaynaklı oldu. Kim ne derse desin, bu sezonda iyi bir izleyici kitlesini kucaklayacağına eminim ben AFK’nın!

Kendisi gelmeden rüzgarı esiyor

Okan Bayülgen’in on8 TV isimli gençlik kanalının test yayınlarını ilgiyle izleyen bir kesim var. Kimi zaman tutukluk yapıyor gibi görünse de Okan’ın test süresince yayınlattığı videolar ilgi çekici. Yüksek zeka kokan bazı işlerin somut bir duygu oluşturmadığını söyleyebilirim ama şunu da eklemem gerekir ki, Okan ekrana nasıl baktıracağını biliyor. Bakılan kişi kendisi değil de bir kanal olsa bile!

MATİNE SUARE DEVAMLI!

Yahu arkadaş yaz ekranı deyince bir yandan da şu uzun metrajlı merasimini atlamamak gerekiyor sanırım. Özellikle geçtiğimiz üç haftadan beri hemen her kanal geçen yılın gişe rekoru kırmış yerli ya da yabancı ne kadar sinema filmi varsa yayına sokuyor. Kalite sıralamasında şimdilik Star ve Kanal D başa güreşiyor. Ama seçki anlamında TRT’yi de atlamamak lazım. Özellikle son zamanlarda neredeyse tüm festival filmlerini görücüye çıkarıyor gibi bir havası var kanalın. Ne olursa olsun, evde sinema keyfini ekranda reklamlarla bölünmüş birkaç saatin dışında kesintisiz izleme taraftarıyım ben. Ekran doldurmak için bombardımana dönüşen film sağanağı bir süre sonra asap bozuyor çünkü.

SAYFİYE’DE KİM NE İZLİYOR?


Tatil bölgelerinde esnafın hangi ekranı tercih ettiğine dikkat kesildim şu dönemde. Ağırlıklı olarak haber kanalları ve eğer iyi çekiyorsa da spor kanallarını tercih ediyorlar. Benim kişisel anketimde şimdilik NTV Spor kanalı önde gidiyor. TRT’nin de spor meselesinde hız kesmemesi kanalı ikinci sıraya taşımış durumda. Bunların dışında özellikle CNN Türk’ün spor haberlerine ilgi var. Sıcak gündemi ellerinde iyice sıcaklaştırdığı için olmalı kanala bu ilgi. Resmen habercilik yapıyorlar çünkü!

Hümeyra’nın uyanması...

“Annem Uyurken” (Kanal D) hayırlı bir şey yaparak Hümeyra’yı erken uyandırdı ve topa kattı. Bir dizinin sadece bir karakter üzerine kurulmasına son derece karşıyım. Ama söz konusu Hümeyra olunca tek karakter üzerinden kolektif işler çıkabiliyor. İlk iki bölümünü bir parça yavan bulduğum komedide işler ısındı biraz. Tüm karakterlerin topa girip yerine oturması bir dizinin geleceği açısından çok önemli. İzleyici kimin, ne olduğunu bir an önce bilmek istiyor çünkü. Hani neredeyse senaryoyu kendisi yazıyormuş gibi...

NE HASAT VERMİŞ AMA!


Yaklaşık bir yıllık bir suskunluktan sonra ekranın neredeyse tamamını işgal eden “Çok Güzel Hareketler Bunlar” ekibinin farkındasınızdır sanırım. Bir reklamda bir araya gelen kalabalık ve genç oyuncu topluluğundan yırtabilen isimlerin sayısı şimdilik umut verici düzeyde değil ama. Net olarak markalaşanlar sanırım sırasıyla Büşra Pekin, Şahin Irmak, Metin Keçeci, Metin Yıldız, Ersin Korkut ve Eser Yenenler şimdilik. Diğerleri de birkaç vakte kadar marka oyuncular listesine girerler sanıyorum. İyi hasat yaptı çünkü o sahne; çürüğe çıkmadı hiç!