Yaz sıcakları bastırdı!

18 Mart 2015, Çarşamba 05:00
AA

“Beş Kardeş” (Kanal D) dizisi haziran ayında ekrana gelmek üzere setini toparladı. Yani dizilerin yaz parkuru giderek daha sert hale gelmeye başladı... Şaka bir yana herkesin hazırlığı yaz aylarına odaklandı. Kanal D, bu yıl tam da yaz ortasına gelecek olan Ramazan ayını dikkate alarak yeni sezonu hazirana taşıdı. Kanal, 4 yeni diziyi birden sete sokmaya hazırlanıyor... Show TV’de de durum farklı değil. Şimdilik sinema filmleriyle gün geçiren kanal hemen mayıs sonlarında üç yeni dizinin yayına girmesi için çalışıyor. Star TV yaz dizilerini hazırladı, eylül ayı için hazırlıklarını sürdürüyor... Yaz aylarının en iyi iş yapan kanalı FOX cephesinden de en az iki yeni dizinin sete gireceği haberi geldi. Kısacası yaz gelmeden setler ısınıyor!

[[HAFTAYA]]

MESELE KÂRLILIKTIR!

Bir TV izleyicisi “‘Survivor’ (TV8) Türkiye’de çekilemez mi?” diye soruyor. Elbette çekilir. Birincisi Türk formatı olursa, ikincisi en az 20 ülkenin özel kanalları çekimlerini Türkiye’de yaparsa... Yarışmacıların buradan taa Dominik’e gitmesinin nedeni, yıllardır orada kurulmuş olan platoda çekimleri gerçekleştiren profesyonel ekiple ilgili. “Survivor” dünyada sadece bizde yayınlanmıyor... Adamlar orada seti kurmuş ve toptan iş yapıyorlar. Toptan işin maliyeti demek perakende işin onda biri masraf demek... Yani Acun Ilıcalı’nın sponsor gelirlerini de hesaba katarak Allah’ın Dominik’inde çektiği yarışmanın maliyeti öyle dudak uçuklatacak cinsten değil... Ekip profesyonel. Etaplar belirlenmiş. Adanın her alanı plato olarak kullanılmış ve ülkelerin taleplerine göre çekim takvimi hazırlanmış... Kısacası bu iş öyle “burada çekilsin” demekle olmuyor. Sadece “Survivor” için değil, dünyanın her ülkesine formatlar hazırlayan ve o formatları satan başka yapım grupları için de ortak platolarda çalışma yapmak çok daha kârlı bir ticaret şekli... Hatta Türkiye’de çekilen “Canlı Para/Money Drop” isimli yarışma hazır stüdyosu olduğu için Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok Endemol şubesine hizmet veriyor. Küçük bir tekrar; mesele kârlılık işi azizim, TV kârlılığa odaklı bir endüstri kardeşim!

Yakında kasa başında!

“Paramparça” (Star TV) dizisinde giderek hırslanan bir Dilara karakteri var. Malumunuz kadıncağız itibar delisi. Aynı zamanda da ilkelerinden bir gram taviz vermiyor... Ailesini paramparça etti. Buna rağmen iktidarı elden kaptırmamaya çalışıyor. Ama her geçen bölümde hem madden hem de manen eriyor. Hayır, bu hızla giderse gelecek sezon Dilara’yı muhtemelen eşi Cihan’ın rakip mekanlarından birinde kasanın başında göreceğiz. Yanına da Keriman’ı koyun, vay o dükkanın kaçan bereketine!

İyilik ödülü aldı ama...

Program daha geçtiğimiz gün “Uluslararası İyilik Ödülü” aldı. TRT 1 ekranında içten içe bir itibar merkezi haline geldi... İnsanları iyiliğe yönlendiren, bunu yaparken de gizli kamera ve kurgu hikayeler kullanan “Sen Olsaydın Ne Yapardın?” isimli reality show’dan bahsediyorum... Önceki gün çekimlerinde kavga çıkmış. Oyuncular öyle sıkı canlandırma yapmışlar ki mekandaki müşteriler ekibe tekme tokat girişmişler... Mesele sokak çocuklarına yardım için masa açan bir garsonun patronundan azar yemesi. Tekrar ediyorum her şey kurgusal! Duruma tanık olan sıradan müşteriler patronun açıklama yapmasına fırsat vermeden mekanı darmadağın ediyorlar... Neyse ki araya giren sunucu ve çekim ekibi durumu anlatıp olayların büyümesini engelliyor. Toplum olarak patlamaya hazır pimi çekilmiş bir el bombası gibi yaşıyoruz, minik bir kamera şakası bile neredeyse iç savaşa dönüyor... Kısacası vicdanı sorgularken medeniliğimize de bir el atsak iyi olacak!

OLACAKSA İTİBARLISI OLSUN!


Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği’nin (RTGD) televizyon programlarına dağıttığı en itibarlı ödüllerinin töreni için Ankara’daydık... Yayın hayatım boyunca ki ortalama 25 yıla geliyor; üç kez RTGD ödülü aldım. Sonuncusu bu yıl geldi. Anladığım kadarıyla “Burada Laf Çok” (CNN Türk) minik bir ekibin hazırladığı bir talk şov olarak özgün halini koruyabildiği için bir kez daha ödüle layık görüldü... Sesini duyurmak isteyen her mecranın TV ödülleri filan dağıttığını düşünürsek, insan ister istemez “bir tane olsun ama en itibarlısı olsun” diyor. Veren ele teşekkürlerimi sunarım!