Yeni dizilerin kraliyet ailesini takdimimdir!

13 Ağustos 2013, Salı 05:00
AA

Yeni sezonun dizileri netleşmeye başladı. En azından isimler ve kanallar netleşmiş durumda. Birkaç tane de “sır” proje var ama artık bizim sektörde iki kişinin bildiği sır değil. Fikir okumayı sevmem. Kahin filan da değilim. Ama 25 yıldır sektördeki deneyimlerin getirdiği bir ön görü mevcut şu fukarada. Dolayısıyla buyurun size yeni sezonun iş yapacak dizileri.

Öyle 50 diziyle birden sezona başlama devri kapanınca eldeki değerliler de kabak gibi çıkıyor ortaya zaten. Bu sezonun en iddialı işi “Fatih” (Kanal D) olacak gibi görünüyor. Sonra bir iddia sıralamasına girersek; “A.Ş.K”, “Kaçak”, “Kayıp”, “Med Cezir”, “Çalıkuşu”, “Yadigar”, “Babam Sınıfta Kaldı”, “Çocuklar Duymasın” ile toplanmış oluyor liste. Bir de sezon ortası girecek işler var yayına. Şimdilik belli olan “Kurt Seyd” isimli dizi sadece. Ama sanırım iki aya kadar en fazla 5 dizilik liste de o mevsim için çıkar. Hayırlısı olsun!

[[HAFTAYA]]

Abartının sonucudur...

Demeseydik de çıkmasaydı, ama bayram öncesi yazıların üzerinden gezinirken yakında yarışma programlarının çaptan düşeceğini not düştüğümü gördüm. Her şeyin aşırısına kaçınca doğal olarak izleyici bünyesi de, yeni tanıştığı yığınla işin bir kısmını istifra ediyor. Bakın son bir hafta içinde “Biri Bizi Durdursun”, “Arkandayız”, “Rekorlar Dünyası” gibi işler “final” yaptı. Erken final desek o da değil. Birbirinin tıpkısı işler üst üste yığılınca bayram temizliği yapar gibi çalıştı ekran süpürgesi. Dolayısıyla bize de “geçmiş olsun, ince bir fren yapmakta fayda var artık” demek düştü...

BİR TATLI MOLA

Mahallenin yakışıklı ağabeylerinden “Dilaver Abi” kıraathaneye takıldığımız ergenlik yıllarında saygı duyduğumuz bir elemandı. Evine bağlı bu güzel ağabeyimiz akşam saat 21.00 sularında saatine bakar eklerdi; “Peynirli sade, bana müsaade”... Pişpirik masasından kaçar gibi kalkmasının nedeni elbette yengemizdi. Ama Dilaver Ağabey’in meseleyi anlatış biçimi yıllarca ağzımıza pelesenk olan bir söz öbeği bıraktı. Aman, ne de uzattım meseleyi. Efendim, şu fukara Televizyon Hastası, fabrika ayarlarına dönmek ve kendini yenilemek için bir süre nadasa bırakıyor bünyeyi. Anlayacağınız fikrimle birlikte firar ediyorum. Senelik iznimde size söz veriyorum hiç TV izlemeyeceğim. Hani kaçırdığım bir şey olursa, yukarıdaki mail adresine not atıverin bir zahmet. İzin dönüşü görüşene kadar; “Peynirli sade, bana müsaade”...

LEYLA BAND SARIYOR!

Hani olur da “Leyla ile Mecnun” önümüzdeki sezon yayınlanmazsa (ihtimal çok küçük ama) nasıl hasret gidereceğiz Mecnun, Yavuz, İskender, İsmail, Erdal ağabeyimizle düşündünüz mü hiç? Düşünmeyin, seyredin derim ben. Hatta dinleyin. “Leyla ile Mecnun” ekibinin kurduğu ‘Leyla Band’ isimli müzik grubu harikalar yaratıyor son zamanlarda. Denk gelirseniz herhangi bir müzik kanalında görebilirsiniz. Üst üste tekrara girerseniz de hakikaten müptelası olursunuz. Benden söylemesi!

ZAHİDE YENİ YOLUNDA

Zahide Yetiş ve “Doktorum” yollarını ayırdı. Kanal D’nin en uzun soluklu kuşak programında kan değişimi yaşandı kısacası. Zahide’nin yerine gelecek isim Ceyda Düvenci. “Umutsuz Ev Kadınları”ndan biri umudu yakaladı yani. Programın uzman doktorlarında bir değişim yok. Dr. Aytuğ Kolankaya da sunuculuk serüvenine devam ediyor. Peki, Zahide ne yapacak? Bunun yanıtı yaz başından beri belliydi zaten. Uzun zamandır beklediği bir kadın kuşağı projesi vardı Zahide Yetiş’in. Sanırım o proje yeni sezona yetişti. Dilerim aradığı mutluluğu bulur o kuşakta!

Sorunları da yazarmısın?

Bazı meslektaşlarımız oyuncuların aldığı ücretleri filan yazıyorlar mecralarında. Doğrudur, en çok merak edilen işlerdir, akçeli işler bizim sektörde. Okuyucu da rakamları görüp içten içe bilenir oyuncu kitlesine. Ya da biraz ergense saati “oyuncu olmak” üstüne kurar. Ama geçeceksiniz bunları. Oyunculuk işinde birkaç başrol dışında iki haneli binlikleri gören hemen hiç kimse yoktur. Bölüm başı 60-80 bin lira filan ne kanal ne de yapımcı için gerçekçidir. Üstelik oyuncuların çoğu cast ajanslarına bağlı olduğu için paranın kaymaklı kısmını peşinen ajanstır, menajerdir her kimse ona öderler. İşin bir de vergisini düşersen Cihangir ile Gümüşlük arasında ring atacak parayı anca toparlar oyuncu ahalisi. Bir de oynadığı dizi yayından kaldırılırsa, geçmiş olsun! Dolayısıyla ağdalı ballı rakamlar yerine sosyal güvenlik sorunlarını, çalışma saatlerini, normali hiç tadamayan hayatlarını not düşmek gerekir bu köşelere. Gerisi kul ile Yaradan arasındadır vesselam!

Cezayı polisiyeye kesin!

Gelen istatistikler o kadar komik ya da şöyle söyleyelim, trajikomik ki insan hakikaten ağzını kapatarak gülüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Dairesi’nin TV izleme verilerine göre son 1 yıllık ekran serüveninde kemersiz yolculuktan seyir halinde cep telefonu kullanmaya kadar uzayan suç listesinde en sıkı cezayı polisiye diziler hak ediyor. “Behzat Ç”, “Arka Sokaklar”, “Galip Derviş”, “Hızır Ekip” gibi işlerde trafik kurallarına uyma meselesi neredeyse hak getire. Hal böyle olunca o malum imam ve cemaat deyişi geliyor insanın aklına. Neyse burayı hızlı geçelim. Bir başka tuhaflık da istatistiklerin hazırlanış biçiminde gözüme çarptı. Mesela cep telefonunun hayal olduğu yılları anlatan “Seksenler” dizisinde “cep telefonu kullanılan sahne” istatistiği yapmak da enteresan değil mi?

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.