Yeşil saha ve halvet odası ilişkisi!

16 Kasım 2012, Cuma 05:00
AA

Bugüne kadar benzeri pek görülmeyince doğal olarak bu köşeye konu oluyor. Önceki akşam Türkiye- Danimarka futbol karşılaşması “Muhteşem Yüzyıl”dan (Star TV) daha çok izlendi... “Mesut, ne var bunda; sonuç itibarıyla milli maç” diyebilirsiniz. Mesele o değil. Çok daha hayati maçlar “Muhteşem Yüzyıl”, “Öyle Bir Geçer Zaman ki” (Kanal D), “Kurtlar Vadisi Pusu” (atv) gibi dizilerin karşısında eriyip gitmişti... Böylesine iddiasız bir maçın ilk sıraya yerleşmesi erkek izleyici kadar kadın izleyicilerin de milli maçlara gösterdiği ilgiyi ortaya çıkardı. Bilmem böyle gider mi? Ama bildiğim bir şey varsa önceki gece yeşil sahalar, halvet odalarına tabelada fark attı!

[[HAFTAYA]]

En etkin sahneler...

Bu arada biz TV kritiği yapanlar reyting listelerine biraz daha “mühendis” gözüyle bakıyoruz. Dizilerin etkili sahnelerinde izlenme oranlarının yükseldiği de bu analizlerin bir sonucu... Buna göre mesela “Muhteşem Yüzyıl”da (Star TV) padişah ya da veliaht, haseki ya da saray ahalisinden her kim halvet odasına girerse an itibarıyla reytingler uçuyor... Önceki gece Şehzade Mehmet gecesiydi. Ve halvet odası yine diziyi şaha kaldırdı. Bu durum dizinin sadece bu sahneler yüzünden izlendiğini göstermez elbette. Ama bütünün içinde önemli bir yüzde “halvet” meselesine aittir. Komik ama gerçek!

TARİH ÖĞRENCİSİNE YAKIŞMADI

Önceki gece “Eyvah Düşüyorum” (Star TV) isimli yarışmada yarışan ODTÜ tarih bölümü öğrencisi arkadaşın tarihi soruların hepsinde teklemesi bir hayli üzüntü vericiydi... Mesela İstanbul’da Cihangir semtine ismini veren şehzadenin validesinin kim olduğunu bir tarih öğrencisinin bilmemesi biraz tuhaf geldi bana... Kaldı ki Türkiye’nin en çok izlenen dizilerinin birinde her hafta ismi gümbür gümbür bağırıldığı halde! (Yanıt; Haseki Hürrem Sultan olacaktı.)

BABALAR SÜPER KAHRAMANDIR!

Babamı dört yaşında yitirdim. Allah kimseye böyle erken acılar vermesin. Şimdi bir oğlum var ve hem babalık hem de evlatlık müessesesini anlayabiliyorum... Oğlum bana ilk kez “Sen benim kahramanımsın” dediğinde hissettiklerimi yazıya dökmek öyle zor ki. İçimde kalmış bir fotoğraftır bu. Ben babama hiç söyleyemedim mesela... Neyse. Önceki gece içimdeki o fotoğrafı albümünden çıkarıp önüme koyan “Kuzey Güney” (Kanal D) dizisindeki baba/oğul dertleşmesi beni çok başka yerlere götürdü... Kuzey’in, kendisi için yalnızlığı göze alan babasına sarf ettiği “Sen benim kahramanımsın” sözünü duyunca kendimi tutamadım; ağladım... O sahne çok fena bir damarı yakaladı. Ve eminim ki diziyi birlikte izleyen her ne kadar baba/oğul varsa ilişkilerini gözden geçirdi. Babalar ve evlatlarını birleştirdi...

Filmde ne olacak bu adam?

“İşler Güçler” (Star TV) dizisinde en başarılı performanslardan biri yapımcı karakteri Hakkı’ya ait. Adam resmen döktürüyor... Aynı Hakkı, dizinin içinde işlenen “‘Çalgı Çengi’ filminin ikinci serisini çekmek için çabalama” meselesine konu olan “Çalgı Çengi”nin ilk serisinde nakliyatçıyı canlandırıyordu... Şimdi çekileceğini bildiğim filmin ikinci serisinde neci olarak karşımıza çıkacak? Hani son zamanlarda sektöre giren ve yapımcılıktan zırnık anlamayan bir sürü kalabalığı temsil eden “yeni tür yapımcı modelini” mi acaba?

UÇURUM NEREYE GİDİYOR?

“Uçurum” dizisinin aniden ortadan kaldırılması haklı olarak izleyici tepkisine yol açtı. Atv’de reytingleri çok da kötü gitmiyordu aslında. Bir de istatistikler dışında tutulan fanatikler vardı ki onlar için dizi sosyal mesajlarla dolu bir geçit töreni gibiydi... Diziler yayından kalkınca izleyicinin tepkisi aynıdır. Belki de başka bir kanala gidecek merakı dillenir ve bir süre sonra bu soruyu ortaya atan da içinde olmak üzere herkes bu hayale inanır... “Uçurum” için “Kanal D’ye transfer oldu” söylentisi de böyle başladı sanırım. Ama işin gerçeği şimdilik böyle bir gelişme yok, olacak gibi de görünmüyor!