YOLCUDUR SANIRIM

14 Mart 2015, Cumartesi 05:24
AA

“Ve Kazanan” (Star TV) cuma gece yarısına alınarak biraz da kaderini belli etti. Star TV’de genelde o gün ve saatte yayınlanan programlar bir süre sonra yayından kalkıyor...

[[HAFTAYA]]

“Ve Kazanan” ile izleyici ilginç bir şekilde doku uyuşmazlığı yaşadı. Kimi Şebnem Ferah’ın yanlış seçim olduğunu söyledi kimi ise yarışmacıların izleyiciyle içselleşemediğini... Ben bu tip yarışmalarda bant yayının iş yapmadığını kendi adıma söylüyorum. Ve ekliyorum; izleyicinin yetenek yarışmalarına güveni filan da kalmadı artık!

USTASI VARKEN ÇIRAĞI NİYE?

Moda programlarına katılan yarışmacıların aynı zamanda moda tasarımcısı olması bana tuhaf geliyor. Kendini jüriye kanıtlayamayan birinin başkaları için stil dizayn etmesi dıdısının dıdısı değil mi Allah aşkına? Yıllarca ekranda moda programı yapan İpek Tenolcay uyardı; “Yarışmalar bu kafayla devam ederse ortaya sadece jürinin istediği tek tip stiller çıkacaktır. Eh o sitilleri de bizzat jüriden edinmek varken neden işin çırağına gideyim ki?”... Haksız değil. Ama işte bizdeki şöhret olacağım hırsı, tüm stillerin önüne geçiyor. Hatta toplumsal stilimiz oldu!

Maral yükselişe geçti bile?

Geçen gece hemen tüm diziler Beşiktaş’ın UEFA’da oynadığı maçın karşısından çekildi. İşin açıkçası riski alan bir “Kurtlar Vadisi Pusu” (Kanal D) oldu. Üstelik matematik olarak ağırlıklı erkek olan izleyicisi belli ki maça kaçacaktı... Ama Vadi zoru başardı ve maçın karşısında direndi. Maçtan kaçıp, sonrasında yayınlanan iki yeni dizinin iki yeni bölümü ilginç bir sonuç aldı... Bir ara kimin kafasına ineceği belli olmayan yürüyen bir levye gördüğüm “Serçe Sarayı” (Star TV) toplam izleyicide TV8’de yayınlanan “Maral: En Güzel Hikayem” isimli dizinin altında kaldı... “Maral: En Güzel Hikayem”in yükseleceğini daha önceki gün yazmıştım. Kendini ilk yirmi program içinde buldu, ilk 10 içinde olması da bir iki bölüm sonra gerçekleşecektir. Çünkü çok içten!

Sen çiçektin çiçek!

Sevgili ağabeyim Erol Büyükburç önceki gün vefat etti. Açıkçası son katıldığı canlı yayınlardan birini yapan bir televizyoncu olarak ondaki ışığı çok az konukta bulabildiğimi söylemek isterim... Hayat dolu bir sanatçıydı. Türkiye’nin ilk popstarı olduğunu iddia ederdi hep. Ve düşündüğümde popstar olarak doğduğuna iddiaya girebilirdim. Aramızdan öyle ayrıldığına da... Her iklimde izleyicinin ne istediğini bilen bir kafası vardı Erol ağabeyin. Ve çok az insanda görülebilecek türden de bir cesareti. Yüzümüzü güldürecek daha çok işi olduğunu düşünüyordum ama mukadderat işte... Zamanında jüri olduğu yarışmada “Ben saksı değilim” diye bir azar çıkışı vardı. Haklıydı, o aslında saksının içindeki çiçekti. Değerini bilebildik mi acaba? Nur içinde yatsın!

Bayülgenle aynı sahnede

Melek Baykal kendi ismini taşıyan programıyla (Melek/Star TV) cumartesi günlerine taşınmıştı. Kendisine sordum. Daha çok yorulduğunu söyledi. Ve mevcut işinin kendisini kesmediğini de... Okan Bayülgen’e teklif götürmüş. İsimlerini ikili olarak tiyatro sahnelerinde görme imkanımız var... Melek Baykal bir de gece programı istiyor, kirlenmiş gündüz kuşaklarından kendisini ayıran. Dizilerden yer bulabilse o da kolay... Ama ihtimal böyle bir gelişmenin en az iki yılı var!

PIŞIK!

Yine kimileri “Kurtlar Vadisi Pusu”nun (Kanal D) bu sezonun sonunda ekrana veda edeceğini söylüyor. Allah aşkına bu mümkün mü? Açıkçası dizi 12 yıldır hangi kanala gitse zirvede kalmayı becerebilen yegane TV işi. Bu yıl yine dizilerin aldığı ortalamanın üstünde bir reytingle yoluna devam ediyor. Şu 12 yıl içinde belki elli kere yayından kalkacak dendi. Her darbe güçlendirdi tam tersine... Polat Alemdar’ı yıl sonunda hayatımızdan çıkmış olarak görmek sadece vereceği tatil arası nedeniyle olur. Kimse boşa sıkmasın!

Kuzey dizilerinin işi zor!

“Frasier” de bizim dizilere adapte edilecekmiş. Yani Amerika’dan yeni bir uyarlamamız olacak. Dizinin müdavimlerinden biriydim. Daha önceki Amerika uyarlamalarının da. Sanırım en uzun ömürlüsü “Monk”tan uyarlanan “Galip Derviş” oldu... Kuzey işlerinin bizde tuhaf bir kaderi var. Pek tutmuyor. Güney işleri ise fena gitmiyor. Bakın Güney Kore ve Güney Amerika ve Güney Avrupa orijinli dizilere hepsinin alıcısı var. Dizilerin kaderini de pusulayla tayin etmek bir tuhaf ama tablo da orada. Neyse uyarlamanın başrollerinde Salih Kalyon ve Yetkin Dikinciler var. Umarım iş yapar!