Konut kredisinde faiz artışı geliyor mu?

25 Mart 2011, Cuma 05:00
AA

Geçen ayın başında Ali Ağaoğlu ile Kahramanmaraş’a giderken, Merkez Bankası’nın ‘ekonomiyi soğutmaya’ yönelik uygulamalarının etkilerini sormuştum. ‘Bir etkisi olmadı, canlılık devam ediyor’ yanıtını vermişti. Aradan 1 ay geçmedi, Merkez Bankası’nın yasal karşılıkları, beklenenden daha yüksek düzeyde artırması kararı geldi.

Bunun faiz oranlarına hızla yansıması ve sektörlere olumsuz etkilemesi kaçınılamaz gibi görünüyor. Henüz bankalardan artırım haberi gelmedi ama ‘yeni oranların’ elinin kulağında olduğunu tahmin ediyorum. Artıştan ilk etkilenenler ise konut ile otomobil olacak, onu da ihtiyaç kredileri izleyecektir.

[[HAFTAYA]]

Yeni oranın faize etkisi

Konutta bir süredir faizler aylık yüzde 1’ler düzeyinden yüzde 0.79’lara kadar gerilemişti. Şimdi yeni kararlar sonrasında yüzde 0.83-85 aralığına yükseleceğini tahmin ediyorum. Konut alanlar için basit bir hesapla, artışın anlamını da ortaya koymak isterim. 100 bin TL krediyi 10 yıl için kullanacaklar ortalama 0.79’dan istedikleri parayı bulabiliyorlar. 120 ay için aylık ödenecek tutar bu faiz oranı için 1.293 TL olarak hesaplanıyor. Eğer faiz oranları yeni karar sonrasında yüzde 0.83’e çıkarsa, aylık taksitler 1.319 TL’ye yükselir. Aradaki fark yaklaşık 3 bin 120 TL civarındadır.

Dün sabah Credit Suisse’in bir raporunu okudum. Yılın ikinci yarısında faizlerin yükseleceğini ve TL’nin değer kaybedeceğini öngördükleri için, Türk Lirası’na yatırım öneriyorlar. Yani faiz oranlarında artış bekliyorlar. Eğer Merkez Bankası’nın önlemi devam eder ve dünyadaki merkez bankaları da faiz artırırsa, konut kredilerindeki faiz artışı kaçınılmaz olur. Ben seçim öncesi faizde artış beklemiyorum. Ama sonrasına dikkat etmek lazım... O nedenle konut ihtiyacı olanların bu dönemi değerlendirmesi anlamlı olabilir.

Garanti Mortgage Genel Müdürü Cemal Onaran, konut alacaklara, sadece faize bakmayı değil, ihtiyacı da dikkate almalarını öneriyor. Onaran şöyle devam ediyor: ‘Normalde faizlerin artması lazım... Biz 2 defa artırıma gittik, diğer bankalar rekabet nedeniyle değişiklik yapmamışlardı. Yeni dönemde küçük ve orta ölçekliler hemen aksiyon alırlar. Büyüklerin ne yapacağını ise birkaç gün içinde göreceğiz.’ Onaran’ın önerisi ise şöyle: ‘Alacağınız konut sürekli yaşamak istediğiniz bir yer ve fiyatı da makulse, finansman durumunuz da elveriyorsa, alım yönünde değerlendirebilirsiniz.’

Boydak Grubu’nun stratejisi KOBİ’lere örnek olsun

Türkiye’de son 10 yılda ‘Anadolu kaplanı’ düzeyinden birkaç aşama yukarı çıkıp, sınıf atlayanların başında Boydak Grubu gelir. 1980’lerde adından söz edilmeyen Boydak Ailesi, o zamanların büyük olarak değerlendirilen çok sayıda grubunu geçip, Türkiye’nin önde gelenleri arasına girmeyi başardı. Bu büyük sınıf değişimini yaparken, Ethem Sancak’ın çok beğendiğim değerlendirmesiyle, ‘Şımarmayan’ ve ‘Her işi bilirim’ havasına girmeyen grubun yeni vizyonunu geçen hafta içinde CEO’su Memduh Boydak’tan dinledim.

Grubun yeni vizyonu

Gerçekten etkileyici olan bu vizyonun satır başlarını paylaşmak isterim. 80 ülkenin 45’inde yaygın şekilde, 20’sinde ise ‘Kale Pazar’ niteliğinde faaliyeti var. Geçmişi 55 yıllık olan bu şirket, ünlü guru Jim Collins’in altını çizdiği gibi, ‘güç toplayarak’ büyüme sürecine girdi, 20 yıl önce de markalaşma stratejisini devreye soktu. Bu süreci ve yeni vizyonu Memduh Boydak’tan dinledim. Benzer KOBİ ve girişimcilere örnek olması açısından şunları paylaşmak isterim:

1. Dışa açılmaya, beli bir bilgi ve birikime ulaştıktan sonra karar verdik. Önce gümrük duvarlarını aşmak için Ukrayna ve Rusya gibi ülkelere girdik.

2. Hızla büyüdüğümüz Kuzey Irak gibi pazarlarda geleceğe yatırıma karar verdik ve 20 mağazaya ulaştık.

3. Şimdi gelişmiş ülkelerde ‘know how’ almak için, Eczacıbaşı’nın yaptığı gibi şirket/marka satın almayı istiyoruz. İtalya, Almanya ve Amerika’ya bakıyoruz.

4. Büyük pazarlara bakarken, dikkatli davranıyoruz. Çünkü, belli doygunluğa ulaşmışlar, rekabet dorukta ve büyüklüğü yönetmek sorunu var. O nedenle İtalya ve Almanya’ya odaklandık, ABD’yi erteledik. Bu vizyonun içini dolduran gelişmeler olursa, Boydak, ulusal grup olmaktan yavaş yavaş sıyrılıp, yönünü dünyaya çeviren bir grup haline gelecek. Bence onların yolunu, Anadolu’dan çıkan yenilerinin de izlemesinde yarar var.

Kuzey Afrika’daki değişim ve devamı

Son aylarda bütün dünyada ilginç gelişmeler yaşanıyor. Aslında buna son aylar değil, son yıllar demek daha doğru olur. Çin ve Hindistan’ın başını çektiği, sonra Türkiye de dahil başka ülkelerin katıldığı bir öncülükle, dünyada güç Batı’dan Doğu’ya kayıyor. Doğu’nun yıldızı yeniden yükseliyor. Bir önemli gelişme bu... Geçen hafta sonunda Bursa’da birlikte olduğumuz ve Global KOBİ konferansında konuşan Akbank CEO’su Ziya Akkurt, bu değişimin devamıyla ilgili dikkat çekici değerlendirme yaptı.

Değişimi doğru anlamalı

Gücün Doğu’ya kayması, Çin etkisi, Afrika’daki hareketler ve bunun devamını anlamak açısından anlamlıydı. Şunların altını çiziyordu:

1. Aslında yeni bir rönesansı yaşıyoruz. Ekonomik ve siyasi güç Doğu’ya doğru kayıyor. 2. Kuzey Afrika’daki değişim bunun bir parçası... Hareket Afrika’nın içlerine doğru devam edecektir.

3. Kuzey Afrika’daki hareketi dünya tam anlamadı. Önce Sudan, sonra Tunus ve Mısır... Bunun arkası gelecek. Bilgi çağı ve bireylerin birey olma isteği, değişimi getiriyor.

4. Ben bu değişimi 1997’deki Sovyetler’deki değişime benzetiyorum.

5. Burada ‘Neden Afrika?’ sorusu gündeme geliyor. Afrika, önemli, çünkü, Çin bu kıtaya kayıyor. Sadece Etiyopya’da 1000 şirketi var. ‘Yeni rekabet alanı Afrika mı olacak?’ sorusu akıllara geliyor.

6. Avrupa’da da bazı siyasal hareketler meydana gelecektir. Yakından izlemek lazım.