Otomobilde kuyruk dönemi!

22 Mart 2011, Salı 05:00
AA

Önce sektörün son dönem performansıyla ilgili birkaç rakam vereyim. Türkiye’de otomobil satışları Şubat ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99.87 artarak 39 bini geçti. İlk iki ayda ise artış yüzde 107.6’yı buldu ve 68 bin 872 rakamına ulaşıldı. Türkiye bu performansla Avrupa’da 8’inci sıraya ulaştı. Çok sayıda sektörün sıkıntı çektiği bir dönem için gerçekten de etkileyici bir performans... Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar’dan dinlediklerim, bu etkileyici verilerin arka tarafının da oldukça dolu olduğunu, performansın devam edeceğini düşündürüyor. Acar’ın şu saptaması çok önemli: ‘Son 2 yıldır gördüğüm canlılığa uzun süredir şahit olmamıştım. Araç piyasası çok canlı, ürün yetiştiremiyoruz.’

[[HAFTAYA]]

Şaşırtan büyümenin nedeni

2004 sonrasında da böyle bir dönem olmuştu. O yıllarda arabamı değiştirmek istediğimde, bazı modellerde 3-4 ayı bulan bekleme süreleri veriliyordu. Acar, bu bekleme sürelerine, çok sayıda marka/model için geri dönüldüğünü söylüyor. Audi 6, Golf ve Jetta gibi modellerde bekleme süreleri 6 ayı buluyor. Diğer markaların benzer segmentlerinde de benzer bekleme süreleri var. Orta ve altı modellerde ise özel siparişler dışında şu anda bir sorun yaşanmıyor. Aclan Acar, otomobildeki canlılığın arkasında, tüketici talebindeki patlama ile başka faktörlerin de etkili olduğunu söylüyor.

Neden talep çok canlı?

Dikkat çektiği faktörler ise şöyle:

1. Sevkiyat ile üretim dengesi kurulamıyor.

2. Dizel motorda büyük sıkıntı var. Üretim yetiştirilemiyor.

3. Hammadde sıkıntısı üretimde aksamalara neden oluyor. Örneğin, saç üretimindeki sıkıntı, sektörü olumsuz etkiliyor.

4. Bazı otomobil parçalarındaki üretim, araç üretimine ayak uyduramıyor. Jant tedariğindeki sıkıntı bunlardan biri. Otomotivdeki hareket sadece binek otomobilde değil, örneğin kamyon ve benzeri alanlarda da yaşanıyor. Acar ve konuştuğum diğer sektör temsilcileri, bu hareketliliğin, Japonya kökenli bir sarsıntı olmaması halinde, devam edeceği konusunda birleşiyorlar. Bunu görmek için de biraz beklemek gerekecek.

Bursa’nın yeni vizyonu

Geçen Cuma gününü Bursa’da geçirdik. Global KOBİ toplantıları kapsamında, Vodafone ile birlikte gerçekleştirdiğimiz konferans vardı. Akbank CEO’su Ziya Akkurt’un konuşmacı olarak katıldığı konferans gerçekten büyük ilgi gördü. Katılım ve soruların sayısı, Bursa’daki canlılığı da destekliyordu. Toplantı sonrasında Vali Şahabettin Harput ve Belediye Başkanı Recep Altepe’yi ziyaret ettik. Sohbetlerden sonra şunu gördük ki Bursa, yıllardır büyümesini otomotiv, tekstil ve gıda sanayi ağırlıklı yapıyordu. Artık ili yönetenler, yeni sanayi yatırımı istemiyorlar. Hedeflerinde ‘hizmet ve turizm’ sektörlerini çekmek, Bursa’nın vizyonunu bu doğrultuda oluşturmak var.

Yarının Bursa’sına yolculuk

Vali Harputlu, yeni vizyonunu ortaya koyarken, ‘Bursa’da her şey var ama bir şey eksik. Yeni dönemde Bursa’nın bir şeyle anılmasını sağlayacağız’ diye konuşuyor. Harputlu’nun ‘bir şey’ diye dikkat çektiği boşluğu, hizmet, özellikle de turizm dolduracak gibi görünüyor. Alınan mesafe ve hedefler, Bursa’nın önümüzdeki yıllarda turizm odaklı yükseleceğini ortaya koyuyor. 49 bine yakın işyeri bulunan, 2010 yılı sonu itibarıyla 10 milyar doların üzerinde ihracat yapan Bursa, bu hedefle, yeni bir ‘ivme’ yakalamayı da hedefliyor.

Yabancıların ilgisi de var

Vali Harputlu’nun verdiği bilgiler, bu konuda ciddi mesafenin alındığı gösteriyor. Şöyle ki:

- Şu anda aralarında Hilton ve Crown Plaza’nın da bulunduğu 8 beş yıldızlı otelin yatırımı devam ediyor.

- Valilik, 88 derece suya sahip yeni bir termal kaynak buldu. Şimdi buraya dev bir turizm tesisi planlanıyor. Termal Tatil Köyü’ne Vali Harputlu, ‘vizyon projem’ diye bakıyor ve ultra lüks bir tesisi hedefliyor.

- İçinde göletlerin, lüks tesislerin, golf alanının, kongre merkezinin bulunduğu dev bir otel olacak. Şimdi imar planı, işadamı Erdal Aksoy’un desteği, Amerikalı Conrad Otel’in uzmanlarının katılımıyla hazırlanıyor.

- Bundan sonraki aşamada TBMM’den ‘turizm bölgesi’ kararı çıkarılıp, global bir işletmeciyle anlaşma yapılacak. Vali Harputlu’nun bu vizyonuna, biz de Capital ve Ekonomist olarak önemli bir projeyle katkıda bulunacağız. Bursa’nın bu yeni vizyonunu işe çevirmek isteyenlerin Vali ile görüşmesinde bence fayda var.

Yeni Ticaret Kanunu ve fırsatlar

Uzun süredir bu kanun bekleniyordu. En sonunda seçim öncesinde partilerin bir araya gelmesiyle, devrim niteliğindeki Türk Ticaret Kanunu Meclis’ten geçti. Uygulaması 2012 yılında başlayacak. Sanayi ve Ticaret Bakanı’ndan dinlemiştim. Hazırlıklar aksarsa, belki birkaç ay daha uzayacak. Ancak, artık dönüş yok ve Türkiye’de iş yapmayı kökünden değiştirecek dönem başlamak üzere... Bu köklü yenilik, Türkiye’deki birkaç milyon kişinin iş hayatını, işi yönetmesini kökünden değiştirecek. Sadece şirketler değil, girişimciler ve yeni fırsat arayanlar için de Ticaret Kanunu olanaklar sunacak. Yeni yasa, mali müşavirlerden internet şirketlerine, matbaalardan danışmanlara, çok sayıda kesimi yakından ilgilendiriyor.

Bu fırsatları önceden görüp, kendilerini doğru konumlandıranlar, rekabette öne geçebilirler. Örneğin, her şirketin/işletmenin bir internet sitesi olması gerekecek. Bu bir fırsat... Ama ‘50 TL’ye internet sitesi’ yaklaşımını kast etmiyorum. Muhasebede yeni sistemler gelecek. Bu yazılım ve danışmanlıktaki pastayı çeşitlendirecek. Bankalar, leasing ve Faktoring şirketlerinin ‘kayıt dışı’ nedeniyle kredilendiremedikleri kurumlar, yeni düzende müşteri haline gelebilecek. Listeyi buraya sığdırmak mümkün değil. Yeni yasayı, getireceklerini, hedef kitleyi iyi inceleyip, şimdiden çalışmakta yarar var. Yukarıdaki tablo size fikir verecektir.