15 Temmuz bitmedi...

06 Ağustos 2018, Pazartesi 05:00
AA

Amerika, taşeron olarak kullandığı Fethullahçı Terör Örgütü eliyle gerçekleştirmeye çalıştığı ancak amacına ulaşamadığı 15 Temmuz darbe girişimine devam ediyor.

Tıpkı 15 Temmuz öncesi 2016 yılında olduğu gibi mesaj yine basın üzerinden geliyor. Haftalık Newsweek dergisinde asla bir gazetecilik eleştirisi ya da yorumu sayılmayacak derecede operasyonel bir yazı kaleme alındı.

Yazının son cümlesi şöyle bitiyor; “Özgür dünya Erdoğan’a karşı ne kadar çabuk davranırsa, dünyamız o kadar güvende olacaktır. Türkiye dönüştürülmelidir.” Bu bir eleştiri değil, niyet beyanı; dünyanın hiçbir yerinde hiçbir gazeteci, bir halkın serbest seçimlerle iktidara getirdiği Cumhurbaşkanı’nı böylesine hedef gösteremez. Gösterirse buna gazetecilik değil operasyonculuk denir.

Yazıya göre Türkiye’de Kürtler yok edilmek isteniyor, yalnız o mu binlerce Kürdün öldürüldüğünü, 335 bin kişinin yerlerinden edildiğini yazıyor. Ünlü dergi, terör örgütü PKK’nın sivil, kadın ve bebek katliamlarını görmezden gelmiş. Türkiye’nin DEAŞ üyelerinin Suriye’ye geçişine izin verdiğini, DEAŞ’a karşı savaşan Amerika’nın destekleği YPG’yi hedef aldığını ifade ediliyor. Dergi, ABD’nin DEAŞ’lıların Suriye’den çıkışına göz yumması ya da terör örgütü PKK’ya verdiği binlerce TIR silahı yazmayı unutmuş.

FETÖ’CÜ SOSU

Elbette, böyle bir yazıda FETÖ’cü eksik olur mu? FETÖ elebaşı için, “Benim babam Fetulah Gülen’dir” ifadesini kullanan basketbol oyuncusu Enes Kanter örnek gösterilerek, Türk halkının Erdoğan’a karşı birleşmesi gerektiği görüşüne yer verilmiş. Yazı tıpkı 15 Temmuz öncesi gibi “Erdoğan nefreti” üzerine oturtularak, “Özgür dünya Erdoğan’a karşı ne kadar çabuk davranırsa, dünyamız o kadar güvende olacaktır. Türkiye dönüştürülmelidir” cümlesiyle bitiyor.

Bunlar olacak, beklediğim şeyler. Amerika, bir süredir FETÖ eliyle giriştiği darbe girişiminden umduğunu bulamayınca yeni bir kampanyaya başladı. Yanına, zaten hazır olan özellikle bazı Avrupa ülkelerini de alarak bu çabasını sürdürecek. Çünkü Türkiye, ABD’nin Ortadoğu politikalarının aksamasına sebep oluyor.

Rahip Brunson’u bahane ederek iki bakan hakkında yaptırım kararı alması, ardından da ekonomik yaptırımlardan söz etmesi bunun sonucu. ABD elindeki bu tür silahları da kullanacak. Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışacak. Yurtiçinden kendisine “müttefik” arayacak.

Türkiye’nin, Türk halkının seçimine saygısızca davranan ABD’ye karşı sıkı durması gerekiyor. Dolar yükselişinin körüklenmesi için elinden geleni yapacaklar. Evet dolar yükselecek ve bizler çok şeyimizi kaybedeceğiz. Unutmayın dolar kuru bir gün geri gelir ama ülkeni kaybedersen geri gelmez.