Kanun ‘geçersiz’ diyorsa...

19 Nisan 2017, Çarşamba 05:00
AA
16 Nisan referandumu hakkında en çok yapılan yorum; toplumun ikiye yarıldığı yönünde.

Hayır, toplum uzun zamandır her konuda zaten tam ortasından ikiye yarılmış durumda. Referandum sonucu sadece bu yarılmanın fotoğrafını bir kez daha çekti.

Anayasa paketi gibi şimdi bu yarılmayı derinleştiren çok daha büyük bir tartışma var; oy kullanma sırasında sandığa atılan ve içerisinde oyların bulunduğu zarfların mühürsüz oluşu. Tıpkı referandum sonucu gibi bu “mühürsüz zarf” konusu yine ikiyi yarılmış kesimler arasında büyük bölünmeye yol açtı.

Sokakta, evlerde her yerde bu konu konuşuluyor. Yıllardır kutuplaşmış, yarılmış toplum bu nedenle birbirine girecek hale geldi.

Seçim Kanunu’na aykırı

İşte hukuk böyle zamanlar için vardır. Yarılmış toplumu birleştirmek ancak hukuk kurallarının adil bir biçimde uygulanmasıyla mümkün olur.

"Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun"un 98’inci maddesi çok açık; “Sandık kurulunca verilen biçim ve renkte olmayan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, tamamı yırtılmış olan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü dışında herhangi bir mühür, imza, yazı, parmak izi veya herhangi bir işaret bulunan zarflar geçersiz sayılır."

Yüksek Seçim Kurulu ise sandıklar açılmadan mühürsüz zarfların geçerli olduğuna dair oy birliği ile karar alındığını açıkladı. Ancak kanun maddesi bu kadar açıkken bu karar geçerli sayılır mı? Hakimin görüşünün açık kanun maddesinden ileride olduğu nerede görülmüş.

Mühürsüz zarflar iptal olmalı

Bu konuda tartışma dinecek gibi değil. Bu sıradan bir seçim değil. İçeriği hakkında zaten tam bir mutabakatın olmadığı, bıçak sırtı, yüzde 51.4 ile kabul edilmiş anayasa referandumu gerçekleşti. Türkiye’nin yönetim sistemini değiştireceği böyle önemli bir anayasa değişikliği üzerinde bu türlü bir tartışma olmaması gerekir.

Yüksek Seçim Kurulu ise mühürsüz de olsa vatandaşların oy hakkının engellenmemesi için bu kararı aldığı savunması yapıyor. Tekrar etmek gerekirse kanun bu kadar açıkken YSK’nın kararı tartışmaları dindirmez. Dindirmiyor da zaten. O yüzden mühürsüz zarfların içerisinde hangi oyun olup olmadığı önemli değil. Önemli olan hukuk.

Gerekirse mühürsüz zarfların tek tek tespit edilip geçersiz sayılması gerekir. YSK, “hayır" diyenin de “evet” diyenin de hakkını korumak için bu kararı almalı.

Hukuk adına adalet adına.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.