Kozmik Oda, savcı ve kumpas

18 Mart 2015, Çarşamba 05:00
AA

Savcı Mustafa Bilgili’nin başlattığı Kozmik Oda soruşturması baştan sona kumpas ve hukuki skandaldır. Soruşturmayı takipsizlik kararıyla tamamlayan Savcı Tekin Küçük, meslektaşı Bilgili’nin bu kumpasın parçası olduğunu ortaya çıkardı. Kozmik Oda soruşturması 19 Aralık 2009 günü Ankara polisine gelen, “Bülent Arınç’a yönelik bir saldırı yapılacağı” ihbarı ile başladı. Oysa böyle bir ihbar hiç yapılmamıştı.

İhbar sonucu Seferberlik Tetkik Kurulu’nda (STK) görevli iki asker Çukurambar 1425’inci Caddede bir pastane girişinde yakalandı.

Oysa Bülent Arınç 1424’üncü Caddede oturuyordu. 1424’üncü Caddede oturan Bülent Arınç’a suikast senaryosunu tamamlamak için askerlerden birisini cebine “1424 cad. No.22” yazılı bir not kondu.

Polisin üst araması sırasında bu not bulundu ve askerlerin Arınç’a suikast düzenleyeceği senaryosu tamamlandı.

Asker notun kendisine ait olmadığını söyledi ve 1425’inci caddede bir askeri takip ettiklerini anlattı. Ama Savcı’nın amacı gerçeği bulmak değildi. Bülent Arınç’a suikastı önlemek gibi bir amacı da yoktu. Zaten Bülent Arınç da o gün Ankara’da evinde değil Manisa’daydı.

Hep aynı çetenin komplosu

Devlet içindeki çetenin tek amacı vardı Seferberlik Tetkik Kurulu’nun arşivine girmek. Savcı Bilgili o küçük nottaki yazının kimin eli ürünü olduğunu ortaya çıkarmak yerine ilk iş olarak polislerle birlikte ihbarda adı geçen iki askerin görevli olduğu STK’ya gitti. Ama içeri giremedi. Mahkeme kararı istendi. Anında mahkeme kararı çıkartıldı. Tezgahın tüm ayakları tamamdı; polis, savcı ve hakim.

Mahkeme kararı vardı ama Genelkurmay, hakimi STK’ya sokmadı. Başbakan (dönemin) Erdoğan’a sordular, “Mahkeme kararına uyun” dedi. Hakim Kadir Kayhan STK’nın “devlet sırrı” olan belgelerini kopyaladı ama dışarı çıkaramadı. Bir de 1990’larda işlenmiş faili meçhul cinayetlerle ilgili delil aradı. Amaçları belliydi.

Aradan üç yıl geçti Savcı Bilgili 2013 yılı Şubat ayında 1.5 terebaytlık içinde devlet sırrı olan hard diskleri istedi. Askerler gönderdi. Savcı hard diski odasında kilitledi. Uzun süre orada kalan hard disk hükümet ile cemaat kavgasının zirve yaptığı 25 Aralık operasyonundan iki gün sonra 27 Aralık’ta bilirkişilere incelemek üzere verildi. Tesadüfe bakın ki bilirkişilerin Askeri Casusluk, Poyrazköy gibi davalardaki raporlarda imzası vardı. Savcı devlet sırrı olan bilgileri kopyalayıp bilirkişilere verdi, bilirkişilerde bir kopya da kendilerine aldı. Kaç kopya yapıldığı bilinmiyor. Kimlerde olduğu bilinmiyor. Bilinen iki şey var, birincisi Bülent Arınç’a suikast iddiasının Kozmik Oda girmek için üretilmiş sahte bir gerekçe olduğu, ikincisi bu kumpasın polisiyle, savcısıyla, hakimiyle, gazetecisiyle bir çetenin işi olduğu. Ve bu çete mutlaka hesap vermeli