Ölüm orucu yok ileri demokrasi var

02 Kasım 2012, Cuma 05:00
AA

- Hapishanede açlık grevi yapan, ölüm orucuna yatan yok, şov yapanlar var.
-Benzine, doğalgaza zam yok fiyat ayarlaması var.
-İhracatta düşüş, ekonomide risk yok, istikrar var.
-Hapiste gazeteci, öğrenci, milletvekili, subay, öğretim üyesi yok, terörist var.
-Hukuksuzluk, adaletsizlik yok, adil yargı kararı var.
-Yoksulluk yok, büyüyen Türkiye var.
-Vergi kaçırma, hayali ihracat yok, girişimci var.
-Yolsuzluk, adam kayırma, torpil yok, iyi yönetim var.
-Eğitimde 4+4+4 sorunu yok, reform var.
-KPSS’de, üniversiteye giriş sınavlarında kopya yok, Ali Demir’in başarısı var.
-Kaçırılan öğretmen, kaymakam yok, kayıp var.
-Atanamayan öğretmen yok, eylemci var.
-Sağlıkta sorun yok, devrim var.
-Alevi sorunu yok, ayrımcılar var.
-Kürt sorunu yok, bölücüler var
-Polis kurşunuyla ölmek yok, kazaya kurban gitmek var.
-Şehit olmak yok, doğal afet kurbanı olmak var.
-Cumhuriyet yürüyüşü yok, illegal örgütlerin eylemi var.
-Biber gazı, tazyikli su yok, polisin kendisini savunması var.
-Cumhurbaşkanlığı seçim krizi yok başkanlık seçimi var.
-Devlette çift başlılık yok, beraber yürünen yollar var.
-Sınırsız özgürlük, sınırsız demokrasi yok İLERİ DEMOKRASİ var.



Yazar Vedat Türkali’nin çağrısıyla toplanan sanatçılar dün açlık grevinin 51’inci günü nedeniyle Taksim’de basın açıklaması yaptılar.


Açlık grevinde ‘çift başlılık’

Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında “çift başlılık” tartışması uzun süredir devam ediyor. Ankara’daki 29 Ekim Cumhuriyet yürüyüşünün üzerine alevlenen ‘çift başlılık’ tartışması küllense de çatışma karşılıklı atışmalarla açlık grevi konusunda da sürüyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 29 Ekim resepsiyonunda, “Açlık grevlerinin bitmesi için çağrıda bulunuyorum. Bir katkısı olmuyor, sorunu derinleştiriyor” dedi. Başbakan aynı gün: “Aç kalan falan yok. Adalet Bakanım gitti, herkes her şeyi yiyor” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı ‘Çözüm’ diyor


Başbakan bir gün sonra 30 Ekim’de “Devlete dağda öldürmekle şantaj yapılamayacağı gibi cezaevinde ölmekle de şantaj yapılamaz” diye sert çıktı. 31 Ekim günü de “Bir defa Türkiye’de şu ölüm orucunda olan bir kişi var. Şu anda açlık grevi vesaire böyle bir şey yok. Bu da tamamen şovdur” dedi. Cumhurbaşkanı aynı gün, “Açlık grevleri, çok önemli bir mesele. İlgilenmek lazım. Yoksa çözüm çok daha zor hale gelir. Ben de bu konuyu çok yakından takip ediyorum” diye karşılık verdi. Zor günlerde birlik ve beraberlik mesajı verseler de devlette ‘çift başlılık’ çoktan başlamıştır.

Muhafazakar da iktidardan korkar

Atatürk’e benzerliği ile dikkat çeken Göksel Kaya, İstanbul’da Orhan Gencebay için düzenlenen geceye davet edilmiş. Ancak geceyi düzenleyenler tepki çekmekten korkup son anda Kaya’yı sahneye çıkartmamışlar. Haberi okuyunca hiç şaşırmadım. Çünkü korku herkesi sardı. Bakın artık muhafazakarlar da korkuyor. Neden mi korkuyorlar? İşlerini imkanlarını kaybetmekten.

Dindar kesimin demokrat isimlerinden birisi olan ilahiyatçı yazar Hidayet Şefkatli Tuksal, aynen şöyle diyor: “Bizim 400 kişilik bir mail grubumuz var. Bazı konuları tartışırken hükümete karşı hiç ses çıkmayabiliyor. Mesela Uludere konusunda büyük tartışmalar yaşadık. Bir arkadaş, “Niye bu konuda ses çıkarmayanları zorluyorsunuz ve suçluyorsunuz? Siz bu kadınların kocalarının işlerinden mi olmasını istiyorsunuz? Korkuyorlar” dedi.” (29 Ekim Taraf) Böyle işte kimi özgürlüğünü kaybetmekten kimi işini kaybetmekten korkuyor.