Yasaklar sizin, özgürlük bizim

03 Nisan 2015, Cuma 10:08
AA

Polis tarafından gaz fişeğiyle başından vurulan Berkin Elvan’ın hakkı da, teröristler tarafından şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın hakkı da demokratik hukuk devleti kuralları içerisinde aranacak. Anlamayanlar, anlamak istemeyen ve kötü niyetliler için bir de şöyle yazayım; ne “Berkin Elvan’ın hakkını arıyorum” diye terör eylemlere girişilmeli ne de “Savcı Mehmet Salih Kiraz’ın hakkını arıyorum” diye insan hakları, demokrasi ve hukuk dışına çıkılmalı.

Ama iktidar terör eylemi üzerinden hemen İç Güvenlik Yasası’nın anti demokratik maddelerini meşrulaştırma çabasına girdi. Hukuka ve demokrasiye inanan hiç kimsenin savunmaması gereken yüze takılan maske ve molotof konusunu gündeme taşıdı.

Başbakanın talimatı

Daha da öteye giden Başbakan Davutoğlu bizzat verdiği talimatla bazı gazete ve televizyonları Savcı Mehmet Selim Kuraz’ın cenazesini takip etmesini yasakladı. Daha da ileriye gitti, en temel insan haklarından ve anayasa ile güvence altına alınmış olan toplantı ve gösteri hakkını da yasaklanabileceğini açıkladı.

Davutoğlu, “Kim olursa olsun ve ne niyetle çıkarsa çıksın. Sokağa izinsiz çıkarak ülke güvenliğini tehdide müsamaha gösterilmeyecektir. Bir dakika bile müsamaha gösterilmeyecektir” dedi.

Başbakan gösteri ve yürüyüş için izin almak zorunluluğu olmadığını unutmuş görünüyor. Ama unuttuğu başka şeyler de var. Mesela; ifade ve basın özgürlüğü...

İfade özgürlüğünün bedeli
Türkiye’de gazeteciler ifade özgürlüğü için canlarıyla bedel ödedi. Bundan önceki yıllarda olduğu gibi kendi iktidarları döneminde de gazeteciler basın özgürlüğü için yıllarca hapis yattı.

Ama geri adım atmadılar. Atmayacaklar da.

Başbakan Davutoğlu o açıklamasında şunu da söyledi;

“Özgürlükler korunacak.”

Şaka olmalı. Bir açıklamada bu kadar çok çelişki bir arada olabilir mi? Bir sözüyle gazetecilere yasak getirebilen, sokağa çıkmaya bir dakika bile tahammül edemeyen birisi nasıl özgürlüğü koruyacak.

Sayın Başbakan o nedenle dürüst olalım; yasaklar sizin olsun, uğruna bedel ödeyeceğimiz özgürlük bizim