Kritik iki buçuk yıl...

18 Nisan 2017, Salı 05:00
AA
16 Nisan için şunu söylemek mümkün: Güneydoğu dışında, AK Parti, ülkenin her yanında, 1 Kasım 2015 seçimlerindeki performansının gerisinde kaldı. (Şunu da eklemek gerek: Güneydoğu'da, şartlar eşit değildi. Yönetim kademelerinin tümünün hapiste olmasına rağmen, yine de "hayır" oylarının yüksek çıkması, HDP'nin etkisinin yabana atılamayacağını gözler önüne seriyor.)

AK Partililer, bunca oy kaybını öngörebildiler mi? Farkında oldukları; propaganda kampanyasına aşırı asılmalarından anlaşılıyordu. Parti içinde bir kesimin, anayasa değişikliğindeki mantığı içine sindiremediği, belliydi.

Bir kesim "hayır" derken, bazıları da geçmişin hatırına değişikliğe "kerhen" destek verdi. AK Partililerin bir bölümü, kafalarındaki soru işaretleriyle, yarı-gönüllü sandığa gidip, "evet" dedi. Tablonun iktidar partisi açısından sanıldığından daha uyarıcı olduğunu söyleyebiliriz.

İdam cezası

Cumhurbaşkanının, 16 Nisan gecesi, yeniden "idam" konusunu gündeme getirmesi, bu tablo içinde ne anlama gelebilir? Sonuçların yarattığı hayal kırıklığını örtme ve tabanı yeniden kenetleme çabası mı bu?

Öte yandan, "idam", Türkiye'nin evrensel hukuk sistemiyle ve AB ile ilişkilerini kökten değiştirebilecek bir malzeme. İdamı bir koz olarak kullanma çabasının, uzun vadede, AK Parti tabanında bir kenetlenme sağlayacağını sanmıyorum.

1 Kasım ile 16 Nisan arasında tavır değiştirmiş yaklaşık yüzde 10'luk kitle; hemen çeperindeki “izlemede olan” başka kitleleri de, peşinden sürükleyebilir.

Bu kitlenin, siyasi çoğulculuk, siyasi demokratikleşme bağlamında, son 15-20 yılda elde ettiği bir birikim var. Kendi geleceklerini ve ülkenin geleceğini, içe kapanmada değil, dışa açılmada görüyorlar. "Geriye dönüş" çağrışımı yapan, "idam cezası" gibi konular, bu kesimde karşılık bulmuyor...

16 Nisan referandumu gösterdi ki, seçmen kitlesi, sanıldığı gibi herhangi bir siyasi oluşumun kayıtsız şartsız destekçisi değil.

AK Parti'nin tercihi

İki buçuk yıl, bir deneme ve sınama dönemi olacak. Sonra iki kritik seçim var. “Kutuplaştırma” üzerinden sonuç almak bir yere kadar mümkün.

Görülüyor ki, AK Parti'de, çok farklı nedenlerden kaynaklanan itirazlar var. Ülkenin ve kendilerinin geleceği açısından bir risk görüyorlar.

Tabii, olayların akışında, ana muhalefet partisi CHP'nin de etkili bir rolü olabilir. Referandum döneminde, olumlu bir tablo sergileyen CHP'yi, Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarını bir başka yazımızda ele alacağız.