Umutsuzluk...

09 Temmuz 2016, Cumartesi 16:00
AA

Tarhan Erdem’in T24 internet sitesindeki dünkü yazısının son cümleleri şöyle: “7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri bana göre, yasal ilkelere uyulmadan yapılmış, sonuçlarının yasal kurullarca irdelenmesi engellenmiş seçimlerdir.

Bunlar meşru seçim değildir, bugünkü fiili durum ve yürütülen anlayış sürdükçe yapılacak hiçbir seçim de, “eşit seçim” olmayacaktır. Yurttaş olarak hiçbir şey değişmeden “seçim sonucu” olarak açıklanacak gayri meşru ilanları tanımayacağımı açıkça beyan ediyorum. Seçim denilecek oyunda ne oy veririm, ne de sonuçlarına saygı gösteririm.”

‘Asker çağırma seansları’

Seçilenleri tanımadığınız, meşru görmediğiniz zaman, siyasete meşru olmayan müdahaleleri de normal karşılamaya başlayabilirsiniz. Son dönemde, özellikle “okumuş yazmış” kesimdeki umutsuzluk (yeniden) “asker çağırma seansları”na dönüşmeye başlıyor.

Alper Görmüş, Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki sert konuşmalarından yola çıkarak bir değerlendirmede bulunuyor: “Neredeyse ‘mutlak yanlış’tan ibaret gördüğünüz siyasi rakibinizi, sizin meşru kabul ettiğiniz usüller dairesinde alt edemiyorsanız, buradan kaynaklanan öfkenin ve umutsuzluğun sizi nerelere sürükleyeceğini kestiremezsiniz. (...)

Yarın, ‘rakibimi kim, hangi yöntemle tasfiye ederse etsin sorgulamam’ noktasına varırsınız” (Serbestiyet. 30.05.2016) Bu “vasat”ı, 1950'li yıllarda sürekli seçim kaybeden CHP’li bir ailenin içinde yaşamıştım. Darbe sevinçle karşılanmıştı. Aynı “negatif”, aynı “olumsuzlayıcı” ruh halini şimdi de görüyorum.

İktidarın sorumluluğu

Toplumun yarısına yakınını etkileyen bu atmosfer sağlıklı değil. Bu duyguları ciddiye almak gerekiyor. İktidarın yanlışlarının da etkili olduğu bir halden söz ediyoruz. Tarhan Erdem deneyimli bir siyasetçi.

Çaresizliği, yalnızca onun aşabileceği bir olumsuzluk olmadığı gibi, bütün suçu ona ve onun gibi düşünenlere yüklemek de adil değil. 14 yıl boyunca sürekli aynı partinin seçim kazanması, muhalefet üzerinde ters etkiler yaptığı gibi, iktidarı da kendine çok güvenen bir havaya soktu.

İktidarın durumdan aşırı mutlu görüntüsünün de, muhalefetin çaresiz ve nihilist ruh halinin de normal olmadığı, sorunları çözmeye yetmediği ortada. İktidar da, muhalifler de kendi sorumlulukları üzerine kafa yormalı. .......

Bir kitap: Duygu Asena, “Orada Kadınlar Var mı"(Derleyen Şadan Maraş Öymen), Doğan Kitap