Bitsin artık bu çile

24 Ağustos 2018, Cuma 16:41
AA

BEBEĞE İSİM KOYMAK MÜHİM İŞ

Sanırım doğacak çocuğa kocanın adını koymak yeni trend. "Ben erimi o kadar çok seviyorum ki, yavrumuzun adı da onun adı olacak" düşüncesi galiba bu. Biz ne bilelim ne kocişimiz var ne bebişimiz. En fazla muhabbet kuşuma isim koydum.

Arda ve Aslıhan, doğacak çocuklarına Arda Hamza Turan ismini verecekmiş.

Dede adı, aile büyüğü adı konulmasına alışkınız ama bu koca ismi koymak bana biraz garip geliyor. (Ne kıskancam be!)

Seneler önce Derya & Ferhan Şensoy çocuklarına kendi isimlerini vererek bir ilki gerçekleştirmişlerdi.

Doğa Rutkay & Rutkay Aziz olayı ise senelerce beynimi çorba kıvamına getirdi, şimdi Doğa Rutkay, ikizlerinden birine hem babasının hem kocasının ismini koyarak kombo yaptı. Rutkay Kerim Kamal bebeğe bu zorlu isim macerasıyla başlayan hayatında başarılar diliyorum.

BİTSİN ARTIK BU ÇİLE

Geçtiğimiz hafta sonu Bodrum'daydım. İstanbul'daki canlı müzik trendi burayı da ele geçirmiş durumda. En ünlü şarkıcısından en yeni yetmesine, sesine güvenen güvenmeyen sahnede. Repertuvar genellikle aynı. Bu trendin en kötü yanı herkesin her şarkıya eşlik etmesi! O sol el havaya kalkıp işaret parmağını yukarı sallamak suretiyle herkes birine nispette. Her çıkan şarkı "Aaa bu benim şarkım!" diye sahipleniliyor.

Athena’nın ‘Kendi Yolumda’ şarkısı çıktığında delirip şarkıyı sahiplenmeyen, bet sesiyle bağıra bağıra eşlik etmeyen insan yok. Ya senin ne hatan olabilir, gece 2'de "Uyudun mu?" mesajı atmak dışında ne hatası yapmış olabilirsin? İki müzik dinleyeceğiz bütün gece bunların sesleri, sahneyi bastırıyor. Türkçe müzik trendi iyi oldu da, her şarkıya eşlik etme işi fena bozdu durumu.

NUSRET'İ ÇEKEMEMEK

Nusret'in Kapalıçarşı'daki şubesi için Sandal Bedesteni girişine dev gibi bir naylon tabela astırmasını ne kadar üzülerek karşıladığımı paylaşınca akıl sağlığından şüphe ettiğim birkaç kişi ‘Nusret'i çekemediğimi’ yazdı. Yahu yüzlerce yıllık tarihi yapının girişine hiçbir izin ve onay almadan kendi kafasına göre devasa bir reklam afişi asıyor, yetkililer haberi görünce afişi indiriyor ama ben Nusret'i çekemiyorum.

Bütün dünyanın onu tanıması, tüm ünlülerle ete tuz serpmesi, onun kişisel başarısı olabilir ama kendi ülkesine ve tarihine saygısı olmaması bizim onu çekememezliğimizden değil, hadsizliğine tepki.

Bi de gitmiş bu şubeye balmumu heykelini yaptırıp koymuş. Bu gözler öyle heykeller gördü ki bu yine iyi olmuş. Turistler heykelin önünde sıraya giriyorlarmış, gerçekten aklım almıyor. Ay göğüs uçlarını bile yaptırtmış, inanamıyorum.

DÖNER VİZYONU

Antalya'ya konser vermeye gelen Dua Lipa'nın kulisine et döner ve ayran istemesi haberinin vizyonsuzluk olarak verildiğini görünce bi döner ve ayran aşığı olarak çok üzüldüm. Belki işin aslı astarı yok ama dünyanın en güzel isteğini yapmış. Bak tavuk döner istese ya da dönerin yanına kola istese evet ben de kızabilirdim ama en iyi komboyu yapmış.

Kosovalı olduğu için muhtemelen alışkındır dönerin tadına. Cüssesinden de anlayacağımız üzere baklavaya böreğe düşkün bi ablamız. Heh ye kızım ye, dönerin en güzeli bizde.

Acaba o da döner ve ayranı aynı anda bitirebilmek gibi dengeler kurmaya çalışıyor mu yerken, içine turşu konulunca sinir krizi geçiriyor mu, pide mi dürüm mü istedi? Kafamda deli sorular...


KURDEŞEN DÖKTÜREN KOMBİN

Ceren Moray'ı çoook seviyorum ama bu kombin hiç olmuş mu allasen? Pilates yapması, sağlıklı beslenmesi, yabancı kocası, cool duruşu hep hoşuma gitmiştir, oyunculuğuna zaten lafım yok. Bi keresinde yan yana duruyorduk bi ortamda, telefonda öyle güzel İngilizce konuşuyordu ki sinsi sinsi dinledim.

Ama gel gör ki bu AVM kombini gözlerimi kanattı. Yaz kış hep üşüyen, "Ay klimayı kapatabilir miyiz? Sırtıma geliyor" diyen kızlar gibi 45 derece havada üzerinde bi kimono, içinde ayrı desen, belinde ayrı desen, o kalın kıyır kıyır kota baktıkça bile kurdeşen döküyorum.

Bizim ünlüler her şeyi öğrendi; AVM'ye giderken ne yapacaklarını bir türlü kestiremiyorlar. Rahat desen rahat değil, şık desen şık değil, ne anladım bu işten.

ŞEHİR ŞIKI BURCU

Ceren Moray'ın alışveriş merkezi stilini gömdük, "Hiç mi beğendiğin yok?" derseniz buyrun Burcu Esmersoy'un AVM stiline göz atalım. Kuaförde saatler harcamak, mağaza gezmek, soluklanıp iki drink atmak için ideal bir kıyafet.

Giymiş mis gibi keten takımını, tam bir yaz çantası kolunda, ayağında sandaletler ohh mis. Ben de gündelik işlerimi hallederken böyle cici cici kombinler yapmak istiyorum ama kan ter içinde oradan oraya koştururken tayt ve beyaz atlet dışında hiçbir şeyle kendimi rahat hissedemiyorum. Taksici klimayı açmaz, dolmuş boş gelmez, nereye giyiniyorsun böyle? Lakin yakışana yakışıyor işte böyle şehir içi kıyafetleri.

SABİT POZ

Sinem Kobal'ın 31 yaşına girdiği haberini alınca azıcık hüzünlenmedim değil. ‘Dadı' dizisinin liseli Dilara Giritli'si olarak hayatımıza girdiği günler dün gibi aklımda. Selena'yı hangimiz unutabildik? Koskoca kadın oldu, evlendi barklandı, yuvasını kurdu. Pms'den midir nedir bi duygulandım.

Kenan İmirzalıoğlu'nun sürpriz bir parti düzenlediği söyleniyor, maşallah bütün arkadaş çevresi toplanmış.

Edis'ten Yasemin Özilhan'a, Burçin Terzioğlu'dan tanımadığımız birçok kişi var. Nası bir ortak paydada buluşuyolarsa artık? (Çocukken bütün ünlüler birbirini tanır, arkadaşlar sanıyordum, bu ekip de bunu kanıtlar nitelikte.)

Doğum günü partisinde paylaşılan fotoğraflarda dikkatimi çeken Sinem Kobal sabit, etrafındaki insanlar değişiyor. Aynı yerde, aynı koltukta, aynı pozda bütün fotoğraflar. Kendini iyi hissettiği bir poz bulmuş, kaykılmış koltuğa, herkes değişiyor, o heykel gibi sabit!

Yeni yaşında daha az oturduğu, bol bol gezdiği bir sene yaşamasını diliyorum.



Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.