Gebelik riski yok değil

23 Kasım 2013, Cumartesi 05:00
AA

Halk arasında emziren kadınların gebe kalmayacağına dair bir inanış vardır. Ama bu yüzde 100 kanıtlanmış bilgi değil. Kadının sütü varsa doğum kontrol haplarını kullanmamalı. Bu süre içinde erkeğin korunması en doğrusu

Ne zaman korunayım?

27 yaşında, 30 haftalık hamileyim. Doğum sonrası en güvenli korunma yöntemi hangisi? Bir de ne zaman korunmaya başlamam gerekiyor? CEVAP: Sevgili okuyucumuz, doğum yapmanıza 9-10 hafta var. Doğumdan sonra 40 gün kadar lohusalık devri başlıyor. Bu süre içinde ilişkide bulunmak pek doğru ve sağlıklı değil. Bu süre geçtikten sonra korunmaya başlamak lazım. Emziren annelerin gebe kalmayacağına dair yaygın bir söylenti vardır. Ama bu yüzde 100 doğru bir bilgi değildir ve bu süreç içinde pekala gebe kalan kişiler vardır. Dolayısıyla bu dönemde de korunmak gerekli. Emziren bir kadının doğum kontrol hapı alması doğru değil. Çünkü hormonlar sütten bebeğe de geçecektir. Geriye ya spiral ya da erkeğin korunması kalıyor. Bence birkaç ay eşinizin korunması ve daha sonra spiral takılması veya sütünüz yoksa doğum kontrol hapına geçilmesi en uygun yol gibi gözüküyor.

[[HAFTAYA]]

Anne olamıyorum

6 yıldır evli kadınım, anne olamıyorum. Daha önce kist ameliyatı oldum ve doktorum yumurtalıkların az çalıştığını ve yumurta sayısının yaşıma göre az olduğunu söyledi. Konu ile ilgili olarak ne yapabilirim, daha önce de bir tüp bebek denemem oldu ancak olumlu sonuç alamadım. Ne yapmalıyım? CEVAP: Sevgili okuyucumuz, öncelikle hormonlarınızın incelenmesi gerekiyor. Adetin 3’üncü günü yumurtalık ve hipofizden çıkan hormonlar değerlendirilirse yumurtalık rezervi hakkında fikir sahibi olunabilir (Bunun için başka testler de yapılabiliyor). Eğer her şey yolunda çıkarsa tecrübeli bir merkezde tekrar tüp bebek denemenizi tavsiye ediyorum.

Çok sinirli oluyorum

30 yaşında kadınım. Şikayetim adetlerim öncesinde çok gergin olmam. Sizce bunu sebebi ne olabilir? CEVAP: Sevgili okuyucumuz, hemen her kadının adet öncesi dönemde az veya çok ruhsal durumunda değişiklikler olur. Hatta bu belirtileri hissederek kadın adetinin yaklaştığını söyleyebilir. Herkeste olabilen bu belirtilerin çok aşırı derecede ya da abartılı olması ‘Premenstürel sendrom’ adını alır. Bu durum basit şikayetler şeklinde ise tedavisi gerekmeyebilir. Ama kadını ve etrafını rahatsız ediyorsa tabii ki tedavi edilmelidir. Depresyon, yorgunluk hissi, aşırı uyku, aşırı sinirlilik ve hırçınlık. Memelerde aşırı hassasiyet, baş ağrısı vücutta ödem oluşması, bağırsak düzeninin bozulması... Tedavide ortaya çıkan belirtilere göre değişik tedaviler uygulanabilir.