Anlaşıldı mı?

02 Nisan 2017, Pazar 05:00
AA
Eğer 16 Nisan değil de bir hafta sonrasına sarksaydı referandum tarihi...

Ne olacaktı?

- 23 Nisan. Ulusal Egemenlik Bayramı.

Öyle bir günde referandum yapmak, herhalde yakışık almayacaktı.

16 Nisan ise, Kutlu Doğum Haftası’na açılan penceredir. Nokta.



Kuvvetler Ayrılığı iyi bir şey mi?

Adı üstünde: Ayrılık.

Yahu biz yıllardan beri birlik ve beraberlik ararken, bu ayrılık da kimin icadıydı?

Demek ki gereği düşünüldü.



Önerilen sistemin en hınzır tarafı şu:

- İktidar olabilmek için en az yüzde 50 oy gerekecek.

Halbuki biz alışmışız yüzde 15’lerle, 14’lerle hükümet ortağı olmaya...

Hatta, transfer yoluyla meclis aritmetiğini değiştirmeye...

Ne güzel günlerdi onlar.



Referandum anketlerinde kararsızlar diye bir grup yok, inanmayın...

Sadece kararını söylemeyenler var. Ne yapsın anketçiler? Niyet okuyacak halleri yok ya...

Esasen onların da işine geliyor...

Ne şiş yanıyor, ne kebap.



Eğer ABD Konsolosluğu, telefonda Adil Öksüz’e ulaşabilseydi, diyecekti ki: “Vizen iptal oldu...

Yani? “Macera bir yolculuğa çıkma, yakalanırsın.” Bu da bir tür himaye değil mi?

Konsolosluğa ne, adamın yakalanıp yakalanmamasından?

Vizesi her iptal olana konsolosluk böyle bir kıyak yapar mı? “15 Temmuz Sırları” Hakan Aygün’ün kitabı bu...

Hem güle eğlene okuyorum, hem hafızamı tazeliyorum.

Hakan, kıvrak zekasıyla sadece sırları değil, yalanları da ifşa ediyor...

Çok keyif alacaksınız. Tavsiye ederim. (15 / 7 - Siyah Beyaz Yayınları)

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.