Arıza dipte

07 Mart 2011, Pazartesi 05:00
AA

Gazeteciler birbirini satılmış
ilan ederse...
Siyasetçiler birbirine vatan haini
damgası vurursa...
Koskoca profesörler birbirini
kitap hırsızlığı’yla suçlarsa...
Ünlü sanatçılar birbiriyle sürekli
mahkemelik olursa...
Kart arsızı futbolcular sürekli
Hakem’le didişirse...
Sonunda olacağı budur işte.
Kuralsız, kurumsuz, ilkesiz,
pervasız ve de acımasız
insanlar topluluğu...
Karpuz gibi ikiye bölünseydik
ona razıydık. Fakat hayır...
Biz nar gibi dağıldık.
[[HAFTAYA]]
Hal ve gidiş sıfır. Çünkü:
- Pişkin siyaset.
- Demode hitabet.
- Hantal Devlet.
- Yorgun adalet.
- Medyatik husumet.
- Ve hep başkalarının başına gelen
felaket’te aradığımız saadet...
Asla hak ve hakikat değil...
Mühim olan galibiyet.
Bütün bunları 1 seçim temizler mi?
Yoksa, 10 seçim, 20 seçim
daha mı lâzım?
***
Bundan 40 yıl sonraki gazeteleri
artık merak etmiyorum.
Bugün yazılanlar çizilenler ne ise
yine odur muhakkak.
Zira 40 yıl önce yazılanlar
çizilenler de o idi.
Bir santim ilerleme olmaz mı?
Olmuştur muhakkak.
- Kalkınmakta olan bir Türkiye.
Ama “insan kalitesi”nde
büyük düşüş var. Her dalda,
her meslekte var.
Bütün mesele eğitim derler.
Yok canım... Nedir eğitim?
Talim-Terbiye... Güzel de...
Talim’i ne yapayım? Terbiye olmayınca.