Birikmiş notlar

06 Mart 2017, Pazartesi 05:00
AA
● HAYIRcılar “Biz aslında Binali Bey’e sahip çıkıyoruz” diyorlar.

Doğrudur.

Binali Bey’i Avrupalılar da çok seviyor olacaklar ki, onlar da sahip çıkıyor.

Hem de Binali Bey’e rağmen...



● Her ülke zaman zaman referandum yapar ama başka devletler, başka milletler buna müdahil olmaz.

Bir de bizimkine bakın. Zannedersiniz ki bütün Avrupa Halkları, 16 Nisan’da hep birlikte sandığa gidecek ve oy kullanacak.

Neredeyse adamlara rica edeceğiz “biz de seçmen olalım” diye.



● Deniz Baykal için özel bir paragraf açmalıyım. Kırgınlığını, mağduriyetini, uğradığı kalleşliği ve daha bir sürü şeyi kenara bırakıp, müthiş bir performansla çalışıyor.

Siyasi terbiye budur.

HAYIRcılar kaybetse bile Baykal’ın sergilediği bu yerli ve milli ahlak yine de kazanmış sayılır.

Daha ne olsun?



● Kampanyalar şimdilik iyi gidiyor. Gerek EVETçiler, gerek HAYIRcılar çizmeyi aşmıyorlar. İki tarafta da nezaket hakim. Arada bir ölçüyü kaçırıyorlarsa da eh, olur o kadarcık. Hem ne var bunda?

“HAYIRcılar teröristtir” dendi diye sahiden terörist olmayacaklar ya... EVETçiler sanki diktatörcü mü olacaklar? Üstünde fazla durmayın.

Hava genelde sakindir.



● Fakaat... 16 Nisan akşamı, siz seyreyleyin gümbürtüyü... Bu referandum, “şişede durduğu gibi durur mu?” Birilerinin başını mutlaka yiyecek.

Yesin zaten “Diyorlar ki kül olmaz ateş yanmadan...

Denizler durulmaz dalgalanmadan”