Birikmiş notlar

16 Kasım 2012, Cuma 05:00
AA

Bir okuyucum yazmış.
Açlık grevi yapanlar,
devletten şefkat bekliyor
diye.
Niçin?
Sevildiklerini bildikleri için.
Hani küçük çocuklar nazlanırlar ya
yemicem işte, yemicem...
Çünkü anne babasının
onu ne kadar sevdiğini,
asla aç bırakmayacağını bilirler.
Leyla Zana inşallah bunu
düşünerek başlamıştır greve.

[[HAFTAYA]]

*

Boşuna nefes tüketiyorsunuz
İdam’ın geri geleceği falan yok...
Fakat ta Özal’dan beri duyarız,
Başbakanlar sürekli olarak bağırırlar:
- İki gömleğim var.
Biri bayramlık, diğeri idamlık.
Haydii...
İdam kalktığı halde
idamlık gömlek’in ne işi var
hâlâ gardropta?
Yırtın atın kardeşim o gömleği...
Tutmayın evin içinde.
Ne fena bir alışkanlık bu.
2004’ten sonra bile dilimizden
düşmüyor.

*

Erdoğan, heykelleri yıkılan
diktatörleri sayınca Haluk Koç
“Onun bilinçaltında Atatürk var”
dedi. Kavgada söylenmez.
Atatürk diktatör mü?
Ben sormuyorum.
Mehmet Metiner yakaladı bunu.
O soruyor.
Benim sorum ise bambaşka:
- Apo’nun heykeli hakkında
Haluk Koç ne düşünüyor?
Asıl konu bu?
Kaynamasın.

*

Ve son bir not.
Müzisyen insan, ince ruhludur.
Duyguludur.
Naziktir.
Etrafa sevgi dağıtır.
Kendi kırılabilir ama
o kimseyi kırmaz.
Fakat heyhat.
Fazıl Say çok asabi.
Vallahi ödüm kopuyor.