Birikmiş notlar

01 Nisan 2015, Çarşamba 05:00
AA

İkisi de barutlarını kullandı.
Hem CHP, hem AK Parti, emekliler üzerinden ince siyaset yaptı.
Peki, diğer iki parti?
Mesela MHP...
Kendi ciddiyetine yakışır hiç mi bir vaadi yok.
Öbürü?.. HDP.
Türkiye partisi olma yolunda hiç mi söyleyecek bir lafı yok?
Öyle ya... Madem koalisyona taliptirler.
* * *
Neticede seçimdir bu.
Her parti, elbet kendi kozunu oynayacaktır.

[[HAFTAYA]]

Fakat gözümüzden kaçan bir nokta var.
- MHP, sokağa karşı.
- HDP ise, sokak yanlısı.
Bunların hangisi prim yapar?
Hangisi kazançlı çıkar?
Öyle ya...
Madem bu millet, şiddetten yorulmuş ve bıkmıştır.
* * *
Bir diğer not...
“Yine mi Derviş” diye mırıldanan CHP’liler görüyoruz.
Haklılar...
“Bizim içimizde hiç mi ekonomist yok” diye alınganlığa düşmüş olabilirler.
Kaldı ki, Derviş bey, şöyle bir pot da kırmıştır. Ne demek milletvekilliğini reddedip de Dışardan Bakan olmayı kabul etmek? Ne demek? Şu demek:
- Hele git, seçimi kazan da gel.
Yani “kazanamazsın” demenin başka türlüsü bu.
Partiye ne moral ama.
* * *
Gelelim şu Başkanlık meselesine.
Ne fark edecek?
Ha Devlet Başkanı olmuşsun, ha Cumhurbaşkanı olarak kalmışsın.
Ne birincisi terfidir, ne de ikincisi tenzil-i rütbedir.
Ayvaz kasap, hep bir hesap.
Şu anda karar mercii zaten sen değil misin?
Öyleyse ne gerek var bunca zahmete?
Bunca kavgaya gürültüye?
Öyle ya.
Madem Başkanlık Sistemi’ni değil, Erdoğan’ı tartışıyoruz, bence mesele çözülmüştür, buyrun.