Durum netleşiyor

03 Aralık 2016, Cumartesi 16:00
AA
Anlaşılmayacak bir yanı yok.

Şimdiki anayasa maddesi şöyle: Cumhurbaşkanı seçilenin -varsa- partisiyle ilişiği kesilir.

Bu cümleyi anayasa maddesinden çıkarttığınız zaman işte size Partili Cumhurbaşkanı.



Hâlâ soruyorlar Başbakan’a: - Efendim, bu durumda, Cumhurbaşkanı, parti üyesi olarak mı kalır?

Yani parti genel başkanı da olabilir mi?

Başbakan, üşenmeyip tane tane anlatıyor:

- Arkadaşlar, partinin her üyesi genel başkan olabilir. Ya sabır.



Ötedenberi bir de 40 yaş meselesi var. Herhalde o aynen kalıyor.

Mesela 39 yaşındaysanız, ağzınızla kuş tutsanız bile, siz Cumhurbaşkanı olamazsınız.

Genç Türkiye için bu 40 yaş, olgunluk çağı olarak düşünülmüş galiba. Her neyse.



Trump 8 Kasım’da seçildi ama Ocak’ta Başkan olacak.

Amerikalıların elbet bir bildiği var ki, böyle münasip görülmüş.

Seçilen Başkanlar iki buçuk ay sanki protokol dersi alıyor.

Lakin dolar almış başını gidiyor. Başsız Amerika, dünyaya zarar veriyor.

İki buçuk aylık o boşluk -nedeni ne olursa olsun- bence bir daha gözden geçirilmeli.



Bizim yeni sistemde Cumhurbaşkanlarının yüce divan meselesine gelince. 413 oy gerekiyordu.

MHP diyor ki: - Bunu 367’ye çekelim. O kadar mühim değil. Hangisi olsa olur.

Mecliste 413’ü bulmak da zor, 367’yi bulmak da. Tartışmaya değmez.